Eda Uslu kimdir? Yer hizmetlerinden özel jet kabinine uzanan hayatı
Eda Uslu’nun Atatürk Havalimanı’ndaki 10 yıllık yer hizmetlerinden özel jet kabin memurluğuna ve 2018’deki İran uçak faciasına uzanan hayatı.
Ahmet Taş | Bizi Unutma
İSTANBUL, TÜRKİYE — Atatürk Havalimanı’nda yaklaşık 10 yıl yer hizmetlerinde çalışan Eda Uslu, yıllardır kurduğu uçma hayalini kabin memurluğuyla gerçekleştirdi; özel havacılığa geçişinden kısa süre sonra, 11 Mart 2018’de İran’daki uçak faciasında hayatını kaybetti.
Düşen Challenger 604’ün iki pilotla birlikte üçüncü mürettebat üyesi olan Uslu, yolcu olarak değil görev başında uçaktaydı. Babasını genç yaşta kaybetmiş, annesi ve kendisi gibi havacılık sektöründe çalışan kız kardeşiyle İstanbul’da yaşamıştı. Yakınlarının anlattığına göre yardımseverliği ve hayvan sevgisiyle tanınıyor; özellikle sokak kedileriyle yakından ilgileniyordu.
Yıllarca Atatürk Havalimanı’nda çalıştı
Eda Uslu’nun çocukluk ve eğitim hayatına ilişkin kamuya açık ayrıntılı bilgiler sınırlı.
2018’deki haberlerde yaşı konusunda da küçük farklılıklar bulunuyor. Bazı kaynaklar 40, bazıları ise 41 yaşında olduğunu kaydetti. Kesin doğum tarihi kamuya açık şekilde doğrulanamadığı için onu hayatını kaybettiğinde 40’lı yaşlarının başında olarak tanımlamak daha doğru.
Annesi Bedia Uslu, kız kardeşi Ela Uslu, erkek kardeşi ise Ercan Uslu idi.
Eda’nın profesyonel hayatının büyük bölümü İstanbul Atatürk Havalimanı’nda geçti.
Yaklaşık 10 yıl boyunca havalimanında yer hizmetleri alanında çalıştı. Yolcu işlemleri, operasyon hazırlıkları ve uçuşların yerdeki organizasyonu gibi alanlarda uzun yıllar havacılığın içinde bulundu.
Ancak onu yakından tanıyanların anlattığına göre Eda için uçakların yalnız yerdeki operasyonlarında çalışmak yeterli değildi.
Onun gerçek hayali:
Uçmaktı.
Yıllardır istediği kabin memurluğuna geçti
Yaklaşık on yıllık yer hizmetleri kariyerinin ardından Eda Uslu çalışma hayatında önemli bir karar aldı.
Yer hizmetlerinden ayrıldı.
Bir süre yeni iş aradıktan sonra kabin memurluğu eğitimi aldı ve genel havacılık sektöründe uçuş görevlisi olarak çalışmaya başladı.
Daha sonra Başaran Holding bünyesindeki MC Havacılık’a katıldı.
Bu değişiklik Eda açısından yalnızca bir kurum değişikliği değildi.
Yıllardır yerde uğurladığı uçakların artık içindeydi.
Özel jetlerde kabin görevlisi olarak yolcu güvenliği, uçuş öncesi kabin hazırlığı, servis ve uçuş sırasındaki operasyonlardan sorumlu hale geldi.
Kazanın meydana geldiği dönemde yaklaşık bir yıldır özel havacılıkta kabin memuru olarak görev yaptığı aktarılıyordu.
Eda sonunda yıllardır kurduğu hayali gerçekleştirmişti.

Kız kardeşi Ela da aynı şirkette çalışıyordu
Eda Uslu’nun havacılıkla ilişkisi aile içinde de devam ediyordu.
Kız kardeşi Ela Uslu da aynı şirkette kabin şefi olarak çalışıyordu.
İki kardeş, Başaran Grubu’nun özel havacılık operasyonlarında görev alıyordu.
2018’de yayımlanan bazı haberlerde, kazanın meydana geldiği uçuşta normalde Ela Uslu’nun görev yapacağı ancak son anda Eda’nın uçuşa katıldığı ileri sürüldü.
Fakat bu ayrıntı resmî kaza raporunda yer almadığı için kesinleşmiş bir bilgi olarak değerlendirilmemeli.
Doğrulanmış olan, iki kız kardeşin aynı havacılık şirketinde görev yaptığı ve Eda’nın 11 Mart 2018 tarihli uçuşta resmî kabin görevlisi olduğudur.
Bu durum, kazanın ardından Ela Uslu için yaşanan kaybı daha da ağırlaştırdı.
Aynı mesleği paylaştığı kız kardeşini bir uçuş kazasında kaybetmişti.
Hayvan sevgisiyle tanınıyordu
Eda Uslu’nun onu yakından tanıyanların hafızasında kalan en belirgin özelliklerinden biri hayvan sevgisiydi.
Özellikle İstanbul’un Beylikdüzü çevresindeki sokak kedileriyle ilgilendiği, onları düzenli olarak beslediği ve hasta hayvanların tedavi edilmesi için girişimlerde bulunduğu anlatıldı.
Yakın çevresinin ifadelerine göre yalnız hayvanlara değil, çevresindeki insanlara karşı da yardımseverdi.
Kendisinin iş aradığı dönemlerde bile başka insanların iş bulmasına yardımcı olmaya çalıştığı ifade edildi.
Bu özellik, kazadan sonra arkadaşlarının ve yakınlarının Eda’yı anlatırken özellikle vurguladıkları taraflarından biri oldu.
Sosyal medya paylaşımlarında da manevi ve duygusal yönü dikkat çekiyordu.
Kazadan kısa süre önce profilinde kanatlı bir melek görseli kullandığı ve:
“Kalbimi meleklerin mucizelerine açıyorum.”
ifadelerini paylaştığı dönemin haberlerine yansıdı.
Kaza sonrasında bu paylaşım sevenleri tarafından yeniden hatırlandı.

Dubai’de Melike Kuvvet ile son fotoğrafını paylaştı
Mart 2018’de Mina Başaran ve yedi arkadaşı, yaklaşan düğün öncesinde birkaç günlük tatil amacıyla Dubai’ye gitti.
Özel jetin uçuş ekibinde üç kadın bulunuyordu:
Kaptan Pilot Beril Gebeş, İkinci Pilot Melike Kuvvet ve Kabin Memuru Eda Uslu.
Eda’nın kazadan önceki son fotoğraflarından biri, ikinci pilot Melike Kuvvet ile Dubai’de çekilmişti.
İki çalışma arkadaşının bir akşam yemeği sırasında birlikte fotoğraf çektirdiği ve Eda’nın bu görüntüyü sosyal medya hesabından paylaştığı aktarıldı.
Birkaç gün sonra iki kadın aynı uçakta hayatını kaybedecekti.
Seyahat kamuoyunda “Dubai dönüşü” olarak anılsa da dönüş uçağı teknik olarak Sharjah Uluslararası Havalimanı’ndan İstanbul’a hareket etti.
11 Mart 2018’de TC-TRB Sharjah’dan havalandı
Başaran Holding bünyesindeki MC Havacılık tarafından işletilen TC-TRB tescilli Bombardier Challenger 604, 11 Mart 2018’de Sharjah’dan İstanbul Atatürk Havalimanı’na gitmek üzere havalandı.
Uçakta sekiz yolcu ve üç mürettebat bulunuyordu.
Yolcular:
Mina Başaran, Sinem Akay, Jasmin Baruh Siloni, Liana Hananel, Burcu Gündoğar Urfalı, Aslı İzmirli, Zeynep Coşkun ve Ayşe And idi.
Mürettebat:
Beril Gebeş, Melike Kuvvet ve Eda Usludan oluşuyordu.
Uçuş ekibinin ve yolcuların tamamı kadındı.
Uçuşun ilk bölümü olağan şekilde devam etti.
Ancak uçak İran hava sahasına ulaştıktan sonra kokpitte ciddi bir teknik problem ortaya çıktı.
Hız göstergelerindeki uyuşmazlık kazaya uzanan süreci başlattı
İran Sivil Havacılık Kurumunun daha sonra hazırladığı nihai rapora göre uçak yaklaşık 36 bin feet irtifada seyrederken pilotlar 38 bin feet’e yükselmek istedi.
Tırmanış sırasında kaptan ve ikinci pilotun önündeki hava hızı göstergeleri farklı değerler göstermeye başladı.
Kokpitte “Unreliable Speed”, yani güvenilir olmayan hava hızı uyarısı meydana geldi.
Pilotlar sorunun kaynağını anlamaya ve ilgili prosedürleri uygulamaya çalıştı.
Ancak kısa süre içerisinde uçağın gerçek hızı düştü.
Stall uyarıları devreye girdi.
Uçağın burnunu aşağı yönlendirerek yeniden hız kazanmasını sağlamaya çalışan otomatik sistem devreye girse de kontrol geri kazanılamadı.
Challenger 604 hızla irtifa kaybetti.
Uçak İran’ın Şehrikürd yakınlarındaki Zagros Dağları bölgesinde dağlık araziye çarptı.
Çarpmanın ardından yangın çıktı.
Uçaktaki 11 kişinin tamamı hayatını kaybetti.
Eda Uslu da yıllarca ulaşmak istediği gökyüzünde, görev yaptığı uçağın kabinindeydi.
Yolcu değil, görev başındaki üç mürettebattan biriydi
Eda Uslu’nun hikâyesini kazadaki sekiz yolcunun hikâyesinden ayıran önemli bir nokta var.
O Dubai’ye tatil için gitmemişti.
Mina Başaran’ın arkadaş grubunda değildi.
O uçakta:
çalışıyordu.
Beril Gebeş ile Melike Kuvvet kokpitte uçuşu gerçekleştirirken Eda kabindeki sekiz yolcudan sorumluydu.
Bir kabin görevlisinin sorumluluğu yalnız servis yapmak değildir.
Kabin güvenliğini kontrol etmek, yolcuların uçuşa hazırlanmasını sağlamak, acil durumlarda gerekli prosedürleri uygulamak ve pilotlarla koordineli biçimde yolcu güvenliğini korumak görevleri arasındadır.
Eda Uslu da son uçuşunda bu görevi yürütüyordu.
Yıllarca yer hizmetlerinde çalışan bir havacılık çalışanının meslek hayatı, sonunda uçuş görevine ulaşmış ancak bu yeni dönem yalnız kısa süre devam edebilmişti.
Beylikdüzü’nde gözyaşlarıyla uğurlandı
Eda Uslu’nun naaşı İran’daki kimlik tespit çalışmalarının ardından Türkiye’ye getirildi.
15 Mart 2018’de Beylikdüzü Fatih Sultan Mehmet Camii’nde cenaze töreni düzenlendi.
Annesi Bedia Uslu, kız kardeşi Ela Uslu, erkek kardeşi Ercan Uslu, akrabaları, çalışma arkadaşları ve çok sayıda seveni camiye geldi.
Eda Uslu evli değildi.
Bu nedenle ailesi Türk cenaze geleneklerinde genç yaşta evlenmeden hayatını kaybeden kadınlar için zaman zaman kullanılan sembolik bir uygulamayla tabutunun üzerine gelin duvağı koydu.
Tabutunun önüne fotoğrafı yerleştirildi.
Tören sırasında annesi Bedia Uslu’nun fenalaştığı ve sağlık ekiplerinin kendisine müdahale ettiği aktarıldı.
Cenaze namazının ardından Eda Uslu toprağa verildi.
Defin yeri konusunda 2018’deki haberlerde iki farklı adlandırma kullanıldı. Bazı yerel haberler Hadımköy Mezarlığı derken, Anadolu Ajansı Esenyurt İstiklal Mezarlığı bilgisini verdi. Bu nedenle yayın metninde kurumsal haber kaydındaki Esenyurt İstiklal Mezarlığı bilgisi esas alınabilir.
On yıllık bekleyişten sonra ulaştığı gökyüzünde hayatını kaybetti
Eda Uslu’nun yaşam öyküsündeki en güçlü ayrıntı, mesleğinin kendi içindeki yolculuğudur.
Yaklaşık on yıl boyunca havalimanında çalıştı.
Uçakların gelişini ve gidişini izledi.
Havacılığın içinde bulunmasına rağmen kendisi uçmuyordu.
Sonra bir karar verdi.
Yer hizmetlerini bıraktı.
Kabin memuru olmak için eğitim aldı.
Özel havacılığa geçti.
Ve sonunda yıllardır istediği şekilde uçmaya başladı.
Fakat bu yeni kariyer uzun sürmedi.
11 Mart 2018’de görev yaptığı Challenger 604 İran dağlarında düştü.
Eda Uslu’dan geriye onu tanıyanların anlattığı yardımseverliği, sokak hayvanlarına gösterdiği ilgi, havacılık mesleğine duyduğu sevgi ve ailesinin hatıraları kaldı.
Bu 11 kişilik faciada sekiz yolcu hayatını kaybetti.
Üç kadın ise onların İstanbul’a güvenli biçimde dönmesi için çalışıyordu:
Beril Gebeş, Melike Kuvvet ve Eda Uslu.
Üçünün de hayatı aynı dağda sona erdi.
Eda’nın hikâyesi ise yıllarca yerde çalıştıktan sonra gökyüzüne ulaşan bir havacılık çalışanının yarım kalan hayali olarak kaldı.
BiziUnutma.com
Tepkiniz Nedir?
Beğen
0
Beğenme
0
Aşk
0
Komik
0
Vay
0
Üzgün
0
Kızgın
0
Yorumlar (0)