Melike Kuvvet kimdir? TSK’dan İran’daki son uçuşa uzanan hayatı
Melike Kuvvet’in askerî helikopter pilotluğundan TSK’dan çıkarılmasına, AYM’de kazandığı hukuk mücadelesine ve 2018’deki son uçuşuna uzanan hayatı.
Ahmet Taş | Bizi Unutma
KONYA, TÜRKİYE — Türk Hava Kuvvetleri’nin ilk kadın pilotları arasında yer alan Melike Kuvvet, yüzbaşı rütbesiyle askerî helikopter pilotluğu yaptı; ordudan çıkarılmasının ardından yıllarca hukuk mücadelesi verdi ve göreve dönüş kararını göremeden 11 Mart 2018’de İran’daki özel jet faciasında hayatını kaybetti.
Konya’da yaşayan ailesinin anlattığına göre çocukluk yıllarında astronot olmayı hayal eden Kuvvet, 2001’de Türk Silahlı Kuvvetlerine katıldı ve pilotluğa kadar yükseldi. Askerî kariyerinin ardından yaşadığı ağır hukuk sürecinde Anayasa Mahkemesi 2017’de özel hayatın gizliliği hakkının ihlal edildiğine karar verdi. Kuvvet kazadan sonra da hukuken aklandı; 2019’da idare mahkemesi TSK’dan çıkarılmasına ilişkin işlemi iptal etti. Hayatının son döneminde ise özel jet pilotluğu yapıyor ve İstanbul Gelişim Üniversitesi’nde havacılık öğrencilerine ders veriyordu.
Çocukken astronot olmak istiyordu, 2001’de TSK’ya girdi
Melike Kuvvet’in kamuya açık kaynaklarda kesin doğum günü yer almıyor. 2018’deki resmî ve ana akım haberlerde 40 yaşında olduğu belirtiliyor. Memleketi Konya’ydı; annesi Emine Umman Kuvvet, ablası ise İlknur Kuvvet Çelikti. Ailesi Konya’nın Meram ilçesinde yaşıyordu.
Annesi Emine Kuvvet, Anadolu Ajansına yaptığı açıklamada kızının çocukluğundan beri gökyüzüne ilgi duyduğunu ve bir dönem astronot olmayı hayal ettiğini anlattı.
Bu ilgi daha sonra somut bir mesleğe dönüştü.
Melike Kuvvet 2001 yılında Türk Silahlı Kuvvetlerinde subay olarak göreve başladı. Başarılı eğitim sürecinin ardından pilot oldu ve Hava Kuvvetleri bünyesinde görev yaptı. Anadolu Ajansı onu yüzbaşı rütbesinde helikopter pilotu, dönemin diğer havacılık kaynakları ise Türk Hava Kuvvetlerinin ilk kadın pilotlarından biri olarak kaydetti.
Sözcü’nün havacılık kaynaklarına dayandırdığı bilgilere göre Kuvvet, askerî görevinde AS532 Cougar tipi helikopter uçurdu. TRT Haber’in sonraki özel dosyasında ise helikopterden sonra farklı askerî hava araçlarında da görev aldığı belirtildi.
Kadınların askerî havacılıkta bugünkünden çok daha az temsil edildiği bir dönemde kokpite ulaşmış olması, onun meslek hayatındaki en önemli başarılarından biriydi.
İsimsiz ihbarla başlayan süreç 2013’te ordudan çıkarılmasıyla sonuçlandı
Melike Kuvvet’in hayatındaki kırılma 2012’de başladı.
Anadolu Ajansının Anayasa Mahkemesi kararından aktardığı resmî bilgilere göre Hava Kuvvetleri Komutanlığına gelen isimsiz bir ihbar üzerine Kuvvet hakkında İstihbarata Karşı Koyma kapsamında idari tahkikat başlatıldı.
31 Temmuz 2012’de ifadesi alındı.
Soruşturmada görevlerinden maddi durumuna ve özel hayatındaki ilişkilere kadar çeşitli sorular yöneltildi. Ardından sicil üstleri tarafından “Silahlı Kuvvetlerde kalması uygun değildir” kanaati oluşturuldu ve ayırma süreci başlatıldı.
Resmî kayda göre Melike Kuvvet 13 Mayıs 2013’te, 926 sayılı Türk Silahlı Kuvvetleri Personel Kanunu kapsamında TSK’dan çıkarıldı. Bazı sonraki medya haberlerinde 5 Mayıs tarihi kullanılsa da Anayasa Mahkemesi kararını temel alan AA kaydındaki tarih 13 Mayıs’tır.
Kuvvet’in eski görev arkadaşlarının anlatımlarında, soruşturmanın merkezindeki iddialardan birinin bir asker arkadaşının çocuğunun doğum günü sırasında şarkı söylerken çekilmiş görüntüler olduğu belirtildi. Arkadaşları, kısa bir görüntünün bağlamından koparıldığını ve bunun “gece kulübünde şarkı söylüyor” biçiminde sunulduğunu ileri sürdü. Anadolu Ajansı ve TRT Haber, sonraki yıllardaki soruşturma ve yargı gelişmeleri ışığında bu süreci FETÖ yapılanmasının mağduriyetlerinden biri olarak haberleştirdi.

AYİM reddetti, Melike Kuvvet mücadeleyi Anayasa Mahkemesine taşıdı
Ordudan ayrılmak zorunda kalan Kuvvet kararı kabul etmedi.
10 Temmuz 2013’te Askerî Yüksek İdare Mahkemesinde işlemin iptali için dava açtı.
Dilekçesinde ifadesinin psikolojik baskı altında alındığını, özel hayatına ilişkin soruların görev performansıyla ilgisi olmadığını, başarılı sicilinin bulunduğunu ve daha önce çok sayıda takdirname aldığını savundu.
AYİM Birinci Dairesi ise 14 Mayıs 2014’te davayı reddetti. Karar düzeltme talebi de sonuçsuz kalınca Kuvvet bu kez Anayasa Mahkemesine başvurdu.
Bireysel başvuru 16 Aralık 2014’te yapıldı.
Kuvvet, özel hayatıyla ilgili iddialar nedeniyle meslekten çıkarılmasının Anayasa’nın özel hayatın korunmasına ilişkin 20. maddesini ihlal ettiğini savundu.
Anayasa Mahkemesi İkinci Bölümü 8 Haziran 2017’de Melike Kuvvet lehine karar verdi.
Mahkeme, özel hayatın gizliliği hakkının ihlal edildiğine hükmetti ve ihlalin sonuçlarının giderilmesi amacıyla yeniden yargılama yapılmasına karar verdi. Kamuya açık AYM kararında Kuvvet’in kimliği talebi üzerine “M.K.” şeklinde gizlenmişti.
Bu karar onun yıllardır beklediği göreve dönüş umudunu yeniden canlandırdı.
Üniformasına dönmeyi beklerken öğrencilerine havacılık öğretti
TSK’dan çıkarılması Kuvvet’in havacılıktan tamamen uzaklaşması anlamına gelmedi.
Ancak yakın arkadaşlarının anlatımlarına göre bu dönemde hem maddi hem de mesleki açıdan oldukça zor yıllar yaşadı. Askerî helikopter pilotluğu deneyiminin sivil havacılık sektöründe doğrudan karşılık bulmaması nedeniyle yeniden eğitim alması gerekti.
Sivil pilotluk lisanslarını tamamlamak için çalışmalar yaptı.
Bir dönem Ayjet’te öğretmen pilot olarak görev aldığı, daha sonra özel jet operasyonlarına geçtiği havacılık kaynaklarında belirtiliyor.
Aynı zamanda İstanbul Gelişim Üniversitesi Meslek Yüksekokulu Sivil Havacılık Kabin Hizmetleri Bölümünde öğretim görevlisi oldu.
Öğrencilerine yalnız ders anlatmıyor, yılların askerî ve sivil uçuş deneyimini de aktarıyordu.
Üniversitedeki meslektaşları onu ölümünün ardından “mücadeleci”, “mert” ve öğrencileriyle son derece yakın bir öğretim görevlisi olarak anlattı. Ailesi de düzenlenen anma töreninde öğrencilere gönderdiği mesajda onları bundan böyle kendi evlatları olarak gördüklerini ifade etti.
Melike Kuvvet’in hayatında hâlâ tek büyük hedef vardı:
Türk Silahlı Kuvvetlerine dönmek.
Ablası İlknur Kuvvet Çelik ve yakın arkadaşı Murat Saluk’un anlatımına göre Kuvvet, AYM kararından sonra yeniden yargılama sonucunu bekliyor ve göreve dönerse kıdemi nedeniyle binbaşı rütbesine yükselmiş olacağını düşünüyordu.

Nihai rapor: Beril Gebeş kaptan, Melike Kuvvet ikinci pilottu
Burada önemli bir kayıt düzeltmesi gerekiyor.
Kazadan hemen sonraki bazı haberlerde Melike Kuvvet “kaptan pilot” olarak tanımlandı. Anadolu Ajansının ilk gün haberlerinde ve İstanbul Gelişim Üniversitesinin bazı anma metinlerinde de bu ifade kullanıldı.
Ancak İran Sivil Havacılık Kurumunun 10 Mart 2020 tarihli resmî nihai kaza raporu, uçuş ekibinin görevlerini açık biçimde ayırıyor:
Kaptan pilot: Beril Gebeş
First Officer / İkinci pilot: Melike Kuvvet
Rapora göre iki pilot da Türkiye Sivil Havacılık Genel Müdürlüğü tarafından lisanslandırılmıştı. Beril Gebeş ATPL, Melike Kuvvet ise CPL – Ticari Pilot Lisansı sahibiydi ve her ikisinin de Challenger 604 tip yetkisi geçerliydi.
Bu nedenle tarihsel kayıt açısından Melike Kuvvet’i TC-TRB’nin ikinci pilotu olarak tanımlamak gerekiyor.
11 Mart 2018: Son uçuş Sharjah’dan İstanbul’a başladı
TC-TRB tescilli Bombardier Challenger 604, 11 Mart 2018’de Sharjah Uluslararası Havalimanı’ndan İstanbul Atatürk Havalimanı’na gitmek üzere havalandı.
Kokpitte Beril Gebeş ile Melike Kuvvet bulunuyordu.
Kabin görevlisi Eda Uslu, sekiz yolcu ise Mina Başaran ile yedi arkadaşıydı.
Uçakta toplam 11 kişi vardı.
İran hava sahasında uçak yaklaşık 36 bin feet seviyesinden 38 bin feet’e yükselirken kaptan ve ikinci pilotun hava hızı göstergeleri birbirinden farklı değerler göstermeye başladı.
Kokpit kayıtlarına göre Melike Kuvvet kontrol listesini açtı ve ilgili prosedürleri okumaya başladı.
Uçaktaki gerçek hız düşerken sistemlerden gelen çelişkili uyarılar kokpitte ciddi bir durum yarattı. Bir süre sonra stall uyarıları başladı ve Challenger hızla irtifa kaybetti.
İran’ın nihai raporu kazanın nedenlerini; güvenilir olmayan hava hızı durumunun doğru biçimde yönetilememesi, eğitim ve ekip kaynak yönetimindeki yetersizlikler ile stall’dan kurtarma sürecindeki hatalar çerçevesinde değerlendirdi.
Sivil Havacılık Genel Müdürlüğü de 2020’de rapordaki bulgu ve tavsiyeler üzerine Türkiye’deki hava taksi ve genel havacılık işletmelerine yönelik özel bir emniyet bülteni yayımladı.
Uçak Şehrikürd yakınlarındaki Zagros Dağları’na çarptı.
Kurtulan olmadı.
Melike Kuvvet 40 yaşındaydı.
Konya’da pilot tulumuyla uğurlandı; hukuk zaferi ölümünden sonra geldi
Melike Kuvvet’in naaşı Türkiye’ye getirildikten sonra memleketi Konya’ya götürüldü.
15 Mart 2018’de Üçler Mezarlığı’nın yanındaki Hacıveyis Camii’nde cenaze töreni düzenlendi.
Tabutu Türk bayrağına sarıldı.
Daha önce birlikte görev yaptığı asker arkadaşları başında saygı nöbeti tuttu; tabutunun üzerine, göreve dönmesi halinde taşıması beklenen binbaşı rütbesini simgeleyen pilot uçuş tulumu bırakıldı.
Annesi Emine Kuvvet ve ablası İlknur Kuvvet Çelik onu Üçler Mezarlığı’nda son yolculuğuna uğurladı.
Fakat hukuk mücadelesi Melike’nin ölümüyle sona ermedi.
TRT Haber’in ulaştığı mahkeme kararına göre 21 Şubat 2019’da, yani kazadan yaklaşık 11 ay sonra Samsun 2. İdare Mahkemesi, TSK’dan çıkarılmasına ilişkin işlemi iptal etti.
Mahkeme ayrıca yaklaşık 141 bin lira maddi tazminata hükmetti. Böylece Melike Kuvvet yıllarca geri dönmek istediği ordusuna hayattayken dönemese de, çıkarılma işleminin hukuka aykırılığı ölümünden sonra yargı kararıyla ortadan kaldırıldı.
Onun adı öğrencileri arasında da yaşamaya devam etti.
İstanbul Gelişim Üniversitesi, havacılık uygulamalarında kullanılan hangarına “Pilot Melike Kuvvet Uçak Hangarı” adını verdi. Üniversitenin 2026 itibarıyla erişilebilir laboratuvar kayıtlarında da bu isim kullanılmaya devam ediyor.
Melike Kuvvet’in kısa yaşam öyküsünde iki büyük mücadele yan yana duruyor:
Gökyüzüne ulaşma mücadelesi ve üniformasına geri dönme mücadelesi.
Birincisini başardı.
İkincisinin haklılığını mahkemeler kabul etti; ancak sonucu görecek kadar yaşayamadı.
İstanbul Gelişim Üniversitesi’nin anma programında paylaşılan, yıllar önce kendisinin kaleme aldığı şiirdeki kısa bir cümle ise bugün onun yaşamına farklı bir anlam kazandırıyor:
“Alın sevgimi, beni hatırlayın.”
Öğrencileri, asker arkadaşları ve ailesi de yıllardır tam olarak bunu yapıyor.
BiziUnutma.com
Tepkiniz Nedir?
Beğen
0
Beğenme
0
Aşk
0
Komik
0
Vay
0
Üzgün
0
Kızgın
0
Yorumlar (0)