Yavuz Alphan kimdir? Şehit babalığından dernek başkanlığına uzanan hayatı

Şehit babası Yavuz Alphan’ın oğlu Mustafa Alphan’ın şehadetinden İzmir Şehit Aileleri Derneği’ne ve yıllarca süren hak mücadelesine uzanan hayatı.

04 Eyl 2026 - 07:10
0
Yavuz Alphan kimdir? Şehit babalığından dernek başkanlığına uzanan hayatı

Ahmet Taş | Bizi Unutma

İZMİR, TÜRKİYE — Oğlunu 1992’de Şırnak’ta terör örgütüyle girilen çatışmada şehit veren Yavuz Alphan, yaşadığı büyük acıyı yaklaşık yirmi yıl boyunca şehit ailelerinin haklarını savunan bir sivil toplum mücadelesine dönüştürdü.

İzmir Şehit Aileleri İnsan Hakları ve Yardımlaşma Derneği’nin 1995’te kuruluşuna öncülük eden Alphan, sosyal haklardan maddi desteğe, şehit ailelerinin unutulmamasından şehitlerin dijital ortamda yaşatılmasına kadar birçok konuda kamuoyuna seslendi. İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin sivil toplum kayıtlarında da uzun yıllar dernek başkanı olarak yer alan Alphan, 2011’de sağlık sorunları nedeniyle aktif başkanlığı bırakarak onursal başkan oldu ve 12 Ocak 2023’te 87 yaşında hayatını kaybetti.

Bir ailede üç şehit: Yavuz Alphan’ın hayatını değiştiren 4 Mayıs 1992

Yavuz Alphan’ın şehit aileleriyle özdeşleşen hayatının dönüm noktası, küçük oğlu Mustafa Alphan’ın şehadeti oldu.

Millî Eğitim Bakanlığına bağlı Şehit Mustafa Alphan Ortaokulu’nun biyografik kaydına göre Mustafa Alphan, 13 Mayıs 1971’de İzmir’in Bornova ilçesinde Yavuz ve Sabahat Alphan çiftinin dördüncü çocuğu olarak dünyaya geldi. Mart 1991’de vatani görev için Kayseri Hava İndirme ve Komando Eğitim Tabur Komutanlığına katıldı. Daha sonra görev yaptığı bölgede 4 Mayıs 1992’de Şırnak’ta terör örgütü mensuplarıyla çıkan silahlı çatışmada şehit oldu. Naaşı Kemalpaşa’daki Cennet Bahçesi Mezarlığı’na defnedildi.

Alphan ailesinin acısı Mustafa ile başlamamıştı. Aynı MEB kaydında, Mustafa Alphan’ın kuzenleri Pilot Teğmen Aziz Alphan Hacıazizoğlu ile Süleyman Güneş’in de daha önce şehit olduğu belirtiliyor. Böylece Yavuz Alphan’ın ailesi, üç kardeşin çocuklarından üç şehit vermiş oldu. Yavuz Alphan sonraki yıllarda kendisini hem şehit babası hem şehit dayısı hem de şehit amcası olarak tanımlayan bir aile büyüğü olarak kamuoyunda yer aldı.

Oğlunun kaybı Yavuz Alphan’ın hayatındaki yönü değiştirdi. Şehit ailesi olmanın yalnız cenaze günündeki acıdan ibaret olmadığını; anne, baba, eş ve çocukların yıllarca süren sosyal, psikolojik ve ekonomik sorunlarla karşı karşıya kaldığını yaşayarak gördü.

Bu tecrübe birkaç yıl sonra bir dernek çatısı altında örgütlü mücadeleye dönüşecekti.

1995’te İzmir Şehit Aileleri Derneği’ni kurdu

Yavuz Alphan, oğlunun şehadetinden yaklaşık üç yıl sonra, 1995 yılında İzmir Şehit Aileleri İnsan Hakları ve Yardımlaşma Derneği’nin kuruluşuna öncülük etti.

2021’de yapılan dernek genel kurulunda oğlu Yücel Alphan, kuruluş yılını 1995 olarak açıklarken babasının 16 yıl boyunca şehit ailelerine hizmet ettiğini, 2011’de sağlık sorunlarının ardından onursal başkanlığa geçtiğini söyledi. İzmir Barosu’nun Alphan’ı ziyaret ettiği başka bir kayıtta ise Yavuz Alphan kendi başkanlık süresini yaklaşık 18 yıl olarak ifade etti. Bu nedenle kaynaklarda süre bakımından küçük bir farklılık bulunmakla birlikte, 1990’ların ortasından 2010’ların başına kadar derneğin en görünür ismi olduğu açıkça görülüyor.

İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin sivil toplum kuruluşları kayıtlarında da “İzmir Şehit Aileleri ve İnsan Hakları Yardımlaşma Derneği Başkanı – Yavuz Alphan” kaydı yıllarca yer aldı.

Alphan’ın dernekteki faaliyetinin merkezinde, yalnız anma törenleri değil, ailelerin günlük hayatlarında karşılaştığı sorunlar vardı.

Şehit cenazelerinden sonra devlet ve toplum ilgisinin hızla azaldığını sık sık dile getiriyor, ailelerin yalnız bırakılmaması gerektiğini savunuyordu. Özellikle dar gelirli şehit anne ve babalarının maddi sorunlarına dikkat çekiyordu.

Şehit aileleri arasında sosyal hak eşitliği istedi

Yavuz Alphan’ın kamuoyunda en fazla üzerinde durduğu konulardan biri şehit ailelerine tanınan haklardaki farklılıklardı.

2012’de Haber Ekspres’e verdiği açıklamada, farklı nedenlerle görev sırasında hayatını kaybeden erlerin ailelerine uygulanan sosyal güvenlik ve tazminat düzenlemelerini eleştirdi. Terör saldırısında hayatını kaybeden bir askerle trafik kazası veya başka bir görev olayı nedeniyle hayatını kaybeden personelin ailesinin farklı uygulamalarla karşılaşmasını adaletsizlik olarak gördüğünü söyledi.

Alphan bu konuda yalnız açıklama yapmakla yetinmediğini, 2000 yılından itibaren kapsamlı bir “Şehit Kanunu” çıkarılması amacıyla yetkili kurumlara raporlar gönderdiğini belirtti. Kendisinin maddi bir talebi olmadığını, asıl amacının ihtiyaç sahibi şehit ailelerinin tespit edilerek devlet tarafından korunması olduğunu ifade etti.

Bu yaklaşım, onun dernek başkanlığındaki temel çizgilerinden birini oluşturdu.

Rütbeli-rütbesiz ayrımı yapılmadan ailelerin desteklenmesini, şehit ailesinin devlet kurumları önünde sürekli hak aramak zorunda bırakılmamasını ve bütün uygulamaların tek bir çerçevede düzenlenmesini savundu.

2012 tarihli haberlerde şehit ailelerinin ekonomik güçlüklerinin kamuoyunda yeterince görülmediğini anlatması da bu mücadelenin parçasıydı.

“Benim ocağıma ateş düştü, başkasının ocağına düşmesin”

Yavuz Alphan yalnız hak talepleriyle değil, terörün sona ermesine ilişkin açıklamalarıyla da dönem dönem kamuoyunda yer aldı.

2013’te çözüm sürecinin yoğun biçimde tartışıldığı günlerde Haber7’ye yaptığı açıklamada, yaklaşık 18 yıldır başkanlık yaptığı dernekte farklı siyasi görüşlerden üyelerin bulunduğunu ve kendisinin partiler arasında ayrım yapmadan şiddetin sona ermesini istediğini söyledi.

Alphan’ın o dönemki yaklaşımını özetleyen en dikkat çekici ifade şuydu:

“Benim ocağıma ateş düştü, başkasının ocağına ateş düşmesin.”

Alphan, hangi siyasi parti gerçekleştirirse gerçekleştirsin kalıcı barışın ve terörün sona ermesinin kendileri açısından önemli olduğunu belirtti. Aynı açıklamada, sorunun parti siyaseti üzerinden değil Türkiye’nin ortak meselesi olarak ele alınmasını istedi.

Bu sözler, onun yıllar içinde farklı siyasi gelişmelere zaman zaman sert tepkiler vermesine rağmen temel motivasyonunun başka ailelerin de aynı evlat acısını yaşamaması olduğunu gösteren ifadelerden biri olarak kayıtlara geçti.

Şehitlerin dijital hafızada yaşatılması fikrine destek verdi

Yavuz Alphan’ın hayatındaki dikkat çekici bölümlerden biri de internetin Türkiye’de henüz yaygınlaşmadığı yıllarda şehitlerin dijital ortamda kayıt altına alınması fikrine verdiği destek oldu.

ŞehitlerÖlmez.com’un kuruluş hikâyesini anlatan kayıtlara göre şehitlerin fotoğraflarını, hayat hikâyelerini ve ailelerinin yaşadığı sorunları internet üzerinden duyurma fikri 1998 yılında şekillenmeye başladı. Proje hazırlanırken görüşülen ilk kurumlardan biri İzmir Şehit Aileleri ve İnsan Hakları Derneği, dönemin dernek başkanı ise Yavuz Alphan’dı.

Alphan bu çalışmada yalnız İzmir’deki birkaç ismin değil, Türkiye çapında şehitlerin kayıt altına alınmasını destekledi.

2001 yılına ait bir haber arşivinde Alphan, hazırlanmakta olan internet çalışmasında ilk aşamada İzmirli şehit asker, polis, öğretmen ve savcıların bilgilerinin toplandığını; projenin zaman içinde binlerce şehidin kaydını kapsamasının amaçlandığını anlatıyordu. Diğer illerdeki şehit aileleri dernekleriyle de iletişim kurulmasını istediklerini ifade etmişti.

ŞehitlerÖlmez.com bugün de kendi künyesinde Yavuz Alphan’ı, sitenin kuruculuk dönemindeki katkısından dolayı “Onursal Kurucular” arasında gösteriyor.

Bu yönüyle Alphan’ın çalışmaları yalnız geleneksel dernekçilikle sınırlı kalmadı; şehitlerin isimlerinin dijital hafızaya aktarılmaya başlandığı Türkiye’deki erken dönem çalışmalara da temas etti.

Belediyeler ve kurumlarla destek mücadelesi verdi

Dernek başkanlığı yıllarında Alphan, şehit ailelerinin ihtiyaçları için yerel yönetimler ve kamu kurumlarıyla da sık sık temas kurdu.

2000 yılında İzmir Büyükşehir Belediyesi tarafından derneğe tahsis edilen bir minibüs, ailelerin ziyaretleri ve dernek faaliyetlerinde kullanıldı. Tahsis süresinin sona ermesinin ardından aracın geri alınması ise uzun süre tartışma konusu oldu. 2011’de Yeni Asır’a konuşan Alphan, aracın dernek açısından “elimiz ayağımızdı” diyerek yeniden tahsis edilmesini talep etti.

İzmir Büyükşehir Belediyesi daha sonraki bir açıklamasında şehit ailelerine nakdi yardım, gıda, yakacak ve eğitim desteği gibi yardımlar sağladığını bildirerek kendisine yöneltilen eleştirilere yanıt verdi. Böylece konu, Yavuz Alphan’ın hak taleplerinin zaman zaman yerel yönetimlerle açık kamuoyu tartışmalarına da dönüştüğünü gösterdi.

Alphan’ın sivil toplum anlayışı yalnız maddi destek istemek değildi. Şehit ailelerinin devlet kurumlarında muhatap bulmasını, isimlerinin unutulmamasını ve toplumdaki hatıralarının korunmasını temel görev olarak görüyordu.

2011’de başkanlığı bıraktı, onursal başkan olarak çalışmalarını izledi

Yavuz Alphan’ın sağlık sorunları 2010’lu yılların başında arttı.

Derneğin 2021 genel kurulunda yapılan açıklamaya göre 2011 yılında rahatsızlanmasının ardından aktif başkanlık görevinden ayrıldı ve onursal başkan oldu. Görev daha sonraki dönemde Hatice İşbilen tarafından yürütüldü. 2021’de ise dernek başkanlığına Yavuz Alphan’ın büyük oğlu Yücel Alphan seçildi.

İzmir Barosu da sağlık sorunlarının ardından Alphan’ı Kemalpaşa’daki evinde ziyaret etti.

Baronun haberinde Alphan’ın başkanlığı sırasında şehit ailelerinin haklarını alabilmesi için yoğun çaba gösterdiği, sağlık sorunlarına rağmen gündemi ve şehit ailelerini yakından takip etmeye devam ettiği belirtildi. Yavuz Alphan da televizyonda gördüğü her yeni şehit haberinin kendisine oğlunun acısını yeniden hatırlattığını ifade etti.

Oğlu Mustafa’nın adı ise yıllar sonra Kemalpaşa’da bir eğitim kurumuna verildi. MEB kayıtlarına göre Şehit Mustafa Alphan Ortaokulu, şehidin adını taşıyarak eğitim faaliyetlerini sürdürüyor.

12 Ocak 2023: 87 yaşında hayatını kaybetti

Yavuz Alphan, 12 Ocak 2023’te, 87 yaşında hayatını kaybetti.

Cenazesi Bornova’daki Bilal Saygılı Camii’nde öğle namazının ardından kılınan cenaze namazıyla son yolculuğuna uğurlandı. Törene şehit aileleri, yakınları, sivil toplum temsilcileri ve vatandaşlar katıldı.

Alphan’ın naaşı daha sonra Kemalpaşa Cennet Mezarlığı’nda toprağa verildi.

Böylece oğlunu 1992’de aynı mezarlıkta toprağa veren bir babanın hayatı, yaklaşık 31 yıl sonra yine Kemalpaşa’da sona erdi.

Geride ise yalnız bir dernek başkanlığı unvanı kalmadı.

Oğlu Mustafa Alphan’ın adı bir okulda yaşamaya devam etti.

Kuruculuğuna öncülük ettiği dernek sonraki kuşaklara geçti.

Şehitlerin dijital ortamda unutulmaması için destek verdiği çalışmalar kalıcı hale geldi.

Ve şehit ailelerinin sosyal hakları için yıllarca yaptığı çağrılar, Türkiye’de bu ailelerin yaşadığı sorunların kamuoyuna taşınmasında önemli bir sivil toplum hafızası oluşturdu.

Yavuz Alphan’ın hikâyesi bu nedenle yalnız bir şehit babasının acısı değil; o acıyı başka ailelerin sesi olabilecek uzun soluklu bir mücadeleye dönüştüren bir insanın hikâyesidir.

1992’de evine gelen şehadet haberiyle başlayan yol, 1995’te bir dernek çatısına, ardından yıllarca süren hak mücadelesine ve şehitlerin isimlerini dijital hafızada yaşatma çalışmalarına uzandı.

Kendisinden sonra dernek başkanlığını üstlenen oğlu Yücel Alphan’ın da ifade ettiği gibi, kurduğu yapı sonraki kuşağa devredildi.

Yavuz Alphan ise Türkiye’de şehit aileleri dendiğinde hatırlanan sivil toplum isimlerinden biri olarak geride şu temel düşünceyi bıraktı:

Bir şehit ailesinin acısını yalnız o aileye bırakmamak ve yeni ocaklara aynı ateşin düşmemesi için mücadele etmek.

BiziUnutma.com

Tepkiniz Nedir?

Beğen Beğen 0
Beğenme Beğenme 0
Aşk Aşk 0
Komik Komik 0
Vay Vay 0
Üzgün Üzgün 0
Kızgın Kızgın 0

Yorumlar (0)

User