15 Temmuz şehidi Özcan Özsoy’un hayatı ve 122 günlük yaşam mücadelesi

15 Temmuz’da Beştepe’de başından yaralanan Özcan Özsoy, 122 günlük tedavinin ardından şehit oldu; adı okullarda ve anmalarda yaşatılıyor.

14 Eki 2026 - 12:51
0
15 Temmuz şehidi Özcan Özsoy’un hayatı ve 122 günlük yaşam mücadelesi

Ahmet Taş | Bizi Unutma

ANKARA, TÜRKİYE — Ankara’da kozmetikçilik yapan Özcan Özsoy, 15 Temmuz gecesi darbe girişimine karşı koymak için çıktığı Beştepe’de vuruldu ve 122 günlük tedavinin ardından şehit oldu.

Evli ve bir çocuk babası olan Özsoy, ağabeyi Tekin Özsoy ile birlikte Cumhurbaşkanlığı Külliyesi çevresine giderek darbe girişimine karşı duran sivillerin arasına katıldı. Başından vurulan Özsoy, yaklaşık dört ay süren yaşam mücadelesini 12 Kasım 2016’da kaybetti.

Haymana’dan Ankara’ya uzanan sade bir hayat

Anadolu Ajansının hazırladığı “15 Temmuz Şehitleri” albümünde Özcan Özsoy’un 1986 yılında Ankara’nın Haymana ilçesinde dünyaya geldiği ve kozmetikçilik yaptığı bilgisi yer aldı.

Haymana’nın Sarıgöl Mahallesi nüfusuna kayıtlı olan Özsoy, Ankara’da esnaflık yaparak ailesinin geçimini sağlıyordu. Eşi Hülya Özsoy ve henüz üç yaşındaki oğulları Bekir ile birlikte sade bir hayat sürüyordu.

Özcan Özsoy’un kamuoyuna yansıyan yaşam öyküsünde ailesine bağlılığı, çalışkanlığı ve çevresinde dürüstlüğüyle tanınması öne çıktı. Asker ya da polis değildi. Buna rağmen ülkesinin geleceğini doğrudan etkileyen bir teşebbüs karşısında evinde kalmamayı seçti.

Henüz 30 yaşında olan Özsoy’un o gece verdiği karar, ailesi için aylar sürecek zorlu bir bekleyişin başlangıcı oldu.

Ağabeyiyle birlikte Beştepe’ye gitti

15 Temmuz 2016 gecesi Türk Silahlı Kuvvetleri içindeki FETÖ mensuplarının başlattığı darbe girişiminin duyulmasının ardından Türkiye’nin birçok kentinde vatandaşlar meydanlara çıktı.

Özcan Özsoy da Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın çağrısını duymasının ardından ağabeyi Tekin Özsoy ile birlikte Beştepe’ye gitmeye karar verdi. Amaçları, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi ve çevresindeki kamu kurumlarına yönelen darbe girişimine karşı vatandaşlarla birlikte durmaktı.

Tekin Özsoy’un daha sonra anlattığına göre kardeşler gece saat 01.00 sıralarında Jandarma Genel Komutanlığı çevresine ulaştı. Ellerinde Türk bayrakları bulunan kalabalık, bölgede görev yapan askerlere darbe girişimine katılmamaları yönünde çağrıda bulundu.

Ağabey Tekin Özsoy, o geceki kararlarını yıllar sonra anlatırken düşüncelerini “Devlet olmazsa bizim yaşamamızın anlamı yok” sözleriyle ifade etti. Kardeşi Özcan ile birlikte tehlikeyi bilmelerine rağmen geri dönmediklerini söyledi.

Jandarma Genel Komutanlığı önünde vuruldu

Beştepe’deki gerilim gece ilerledikçe arttı. Jandarma Genel Komutanlığı çevresinde bulunan darbe girişimcisi askerlerin sivillere ateş açması üzerine çok sayıda kişi yaralandı.

Tekin Özsoy da saat 02.30 civarında açılan ateş sırasında yaralandı. Olayların şiddetlenmesi ve kalabalığın dağılması üzerine iki kardeş birbirini kaybetti. Tekin Özsoy, yaralı hâlde bölgeden uzaklaştırılırken kardeşinin nerede olduğunu öğrenemedi.

Sabah saatlerinde hastaneleri dolaşmaya başlayan Tekin Özsoy, kardeşini Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesinde buldu. Özcan Özsoy başından vurulmuş ve ağır yaralı olarak hastaneye kaldırılmıştı.

Darbe girişiminin bastırıldığı sabah Özsoy’un adı önce gaziler arasında kayıtlara geçti. Ancak doktorların değerlendirmeleri, yarasının ağır olduğunu ve uzun bir tedavi sürecine ihtiyaç duyduğunu gösteriyordu.

Ailesi, bir yandan darbe girişiminin neden olduğu büyük sarsıntıyı yaşarken diğer yandan hastaneden gelecek iyi bir haberi beklemeye başladı.

122 günlük yaşam mücadelesi

Özcan Özsoy’un hastanedeki tedavisi yaklaşık dört ay sürdü. Solunumunun desteklenmesi amacıyla boğazına müdahale edildiği için bu dönemde konuşamıyordu. Ailesi ve ziyaretçileriyle gözleri ve küçük hareketleri aracılığıyla iletişim kurmaya çalıştı.

Ağabeyi Tekin Özsoy’un anlatımına göre tedavinin son döneminde bilinci açılmış, çevresindekilere tepki vermeye ve küçük hareketler yapmaya başlamıştı. Bu gelişmeler, ailesinin iyileşme umudunu artırdı.

Özcan Özsoy’u tedavi gördüğü hastanede Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan da ziyaret etti. Özsoy, konuşamadığı için ziyaretçilerini bakışlarıyla karşılıyor, ailesi ise her yeni hareketini iyileşme işareti olarak görüyordu.

Tedavinin ilerleyen günlerinde sağlık durumunda yeniden ağırlaşma yaşandı. Enfeksiyon gelişmesinin ardından doktorların müdahalelerine rağmen Özsoy, 12 Kasım 2016’nın ilk saatlerinde hayatını kaybetti.

15 Temmuz gecesinden itibaren 122 gün boyunca yaşam mücadelesi veren Özsoy, dönemin haberlerinde “15 Temmuz’un son şehidi” olarak anıldı. Onun vefatıyla hastane koridorlarındaki umutlu bekleyiş, ailesi için derin bir acıya dönüştü.

Hülya ve Bekir’e kalan büyük acı

Özcan Özsoy’un şehadet haberi, en ağır biçimde eşi Hülya Özsoy ile üç yaşındaki oğlu Bekir’i etkiledi. Henüz hayatının başında olan Bekir, babasını aylarca hastanede tedavi görürken bekledi.

Özsoy’un ailesi tedavi süresince hastaneden gelecek iyi habere tutundu. Bilincinin açılması ve çevresine tepki vermeye başlaması, ailesine yeniden umut verdi. Ancak gelişen enfeksiyon nedeniyle sağlık durumunun ağırlaşması bu umudu kısa sürede sona erdirdi.

Şehidin ağabeyi Tekin Özsoy da o gece darbe girişimine karşı koyarken yaralandı. Tedavisinin ardından kardeşinin yanında bulunan Tekin Özsoy, sonraki yıllarda düzenlenen anma programlarına katılarak Özcan Özsoy’un yaşadıklarını genç kuşaklara anlattı.

Ailenin 15 Temmuz gecesi başlayan hikâyesi; bir kardeşin gazi, diğer kardeşin ise 122 gün sonra şehit olmasıyla Türkiye’nin yakın tarihindeki unutulmaması gereken hayat öykülerinden biri oldu.

Sarıgöl’de son yolculuğuna uğurlandı

Özcan Özsoy’un Türk bayrağına sarılı naaşı, askeri helikopterle Ankara’nın Haymana ilçesine bağlı Sarıgöl Mahallesi’ne getirildi. Cenaze törenine ailesi, yakınları, devlet yetkilileri ve çok sayıda vatandaş katıldı.

Törende eşi Hülya Özsoy, oğlu Bekir, annesi Sıdıka Özsoy ve babası Zeynel Abidin Özsoy taziyeleri kabul etti. Üç yaşındaki Bekir’in babasının Türk bayrağına sarılı tabutunun başındaki görüntüsü, törene katılanlara duygusal anlar yaşattı.

Kılınan cenaze namazının ardından Özsoy’un naaşı Sarıgöl Mahallesi Mezarlığı’nda toprağa verildi. Böylece 15 Temmuz gecesi Beştepe’de başlayan ve dört ay boyunca hastanede devam eden yaşam mücadelesi, memleketinde yapılan son görevle tamamlandı.

Özcan Özsoy’un kabri sonraki yıllarda öğrenciler, kamu görevlileri, ailesi ve vatandaşlar tarafından ziyaret edildi. Kabri başında Kur’an-ı Kerim okunarak dualar edildi ve hatırasını yaşatmak amacıyla fidan dikildi.

Adı okullarda ve hafızalarda yaşatılıyor

Özcan Özsoy’un adı, Bursa’nın Karacabey ilçesinde açılan Kız Anadolu İmam Hatip Lisesine verildi. Şehit Özcan Özsoy Kız Anadolu İmam Hatip Lisesi, 2017–2018 eğitim öğretim yılında faaliyete başladı.

Okulun öğretmen ve öğrencileri 6 Mayıs 2018’de Haymana’nın Sarıgöl Mahallesi’ne giderek Özsoy’un kabrini ziyaret etti. Programda Kur’an-ı Kerim ve hatimler okunurken mezarı çiçeklerle donatıldı, kabri başına selvi ağacı dikildi.

Ziyaret sırasında ağabeyi Tekin Özsoy, 15 Temmuz gecesi yaşananları öğrencilere anlattı. Böylece Özcan Özsoy’un hayatı yalnızca bir okulun tabelasında değil, öğrencilere aktarılan bir sorumluluk ve cesaret hikâyesinde yaşamaya devam etti.

Kültür ve Turizm Bakanlığının Hafıza 15 Temmuz arşivinde de hayat hikâyesine yer verilen Özsoy, silahlı bir kamu görevlisi olmamasına rağmen ülkesinin geleceği için tehlikenin bulunduğu yere giden sivillerden biri olarak kayıtlara geçti.

Özcan Özsoy’dan geriye eşi Hülya, oğlu Bekir, ailesinin taşıdığı hatıralar ve 122 gün süren yaşam mücadelesi kaldı. Adının verildiği okul ve düzenlenen anma programları, onun fedakârlığını gelecek kuşaklara aktarmayı sürdürüyor.

BiziUnutma.com

Tepkiniz Nedir?

Beğen Beğen 0
Beğenme Beğenme 0
Aşk Aşk 0
Komik Komik 0
Vay Vay 0
Üzgün Üzgün 0
Kızgın Kızgın 0

Yorumlar (0)

User