Özdemir Sabancı kimdir? Sanayiden suikasta uzanan yarım kalan hayat
Özdemir Sabancı’nın Adana’dan SASA ve ToyotaSA yatırımlarına uzanan sanayi kariyeri, aile yaşamı ve 9 Ocak 1996’daki Sabancı Center suikastı.
Ahmet Taş | Bizi Unutma
İSTANBUL, TÜRKİYE — Türk sanayisinin kimya ve otomotiv yatırımlarında önemli rol oynayan Özdemir Sabancı, SASA’dan ToyotaSA’ya uzanan kariyerinin ardından 9 Ocak 1996’da Sabancı Center’da düzenlenen silahlı saldırıda yaşamını yitirdi.
Hacı Ömer ve Sadıka Sabancı çiftinin en küçük oğlu olan Özdemir Sabancı, yalnızca Türkiye’nin önde gelen sanayici ailelerinden birinin mensubu değildi. Kimya mühendisliği eğitimiyle üretimin içinde yetişen Sabancı; sentetik elyaf, petrokimya, otomotiv ve plastik alanlarında yeni yatırımların kurulmasında doğrudan sorumluluk üstlendi. Sabancı Holding’in kurumsal tarihindeki kayıtlara göre özellikle SASA’nın geliştirilmesi, TEMSA’nın otomotive yönelmesi ve Toyota’nın Türkiye’de üretim yatırımı yapmasında belirleyici isimlerden biri oldu.
Adana’dan Manchester’a uzanan eğitim hayatı
Özdemir Sabancı, 15 Mayıs 1941’de Adana’da dünyaya geldi. Hacı Ömer Sabancı ile Sadıka Sabancı’nın altıncı ve en küçük oğluydu. Ailenin diğer çocukları gibi gençlik yıllarında hem eğitime hem de büyümekte olan aile işletmelerinin dünyasına yakın bir ortamda yetişti.
Lise öğrenimini, Türkiye’nin köklü eğitim kurumlarından Tarsus Amerikan Koleji’nde tamamladı. Daha sonra İngiltere’ye giderek Manchester’daki University of Manchester Institute of Science and Technology’de, yani UMIST’te kimya mühendisliği eğitimi aldı. Sabancı Holding’in İngilizce biyografisinde eğitimini burada lisans derecesiyle tamamladığı, daha sonra İsviçre’de aynı alanda uzmanlık eğitimi aldığı belirtiliyor.
Bu teknik eğitim, sonraki iş hayatını da belirledi. Sabancı ailesinin ticaret ve tekstille büyüyen ekonomik faaliyetleri içinde Özdemir Sabancı’nın ağırlık noktası doğrudan üretim, teknoloji ve sanayi projeleri oldu.
SASA ile petrokimya ve sentetik elyaf yatırımlarına yöneldi
Özdemir Sabancı’nın iş yaşamında en fazla özdeşleştiği şirketlerin başında SASA geldi.
Sabancı Holding ve Sabancı Vakfı, Özdemir Sabancı’yı SASA’yı kuran ve geliştiren isim olarak tanımlıyor. Sabancı Holding’in tarihçesinde SASA’nın kuruluşu 1966 yılına dayanıyor. Şirket zaman içinde Türkiye’nin sentetik elyaf ve polyester üretimindeki en önemli sanayi tesislerinden biri haline geldi.
SASA’nın günümüzdeki kurumsal yayınlarında da şirketin 1966 yılında Özdemir Sabancı tarafından kurulduğu belirtiliyor. Şirketin gelişimi, Türkiye’de tekstil sanayisinin yalnızca pamuk gibi geleneksel hammaddelerle değil, sentetik ve petrokimya temelli ürünlerle de büyümesinin önemli örneklerinden biri oldu.
Sabancı Holding, Özdemir Sabancı’nın petrokimyaya özel ilgi duyduğunu ve geliştirdiği projelerle SASA’nın büyük bir kimya tesisine dönüşmesine öncülük ettiğini kaydediyor. Bu yönüyle Sabancı, aile şirketleri içinde yalnızca yönetici konumunda bulunmak yerine, teknik yatırım alanlarının seçiminde de etkili oldu.

TEMSA ve Japon ortaklıklarıyla otomotive yöneldi
Özdemir Sabancı’nın ikinci büyük ilgi alanı otomotivdi.
TEMSA’nın ilk yıllarında şirketin faaliyetleri ağırlıklı olarak mühendislik, taahhüt ve sanayi tesisi projeleri üzerinde yoğunlaşıyordu. Şirketin geçmiş çalışanlarının anlatımlarına göre 1982’de Özdemir Sabancı’nın TEMSA’nın başına geçmesiyle otomotive yönelme süreci hızlandı. Sabancı Holding’in resmî biyografisi de Sabancı’nın otomotive özel ilgisinin TEMSA’da Mitsubishi otobüsleri, midibüsleri ve ticari araçlarının üretiminin başlamasında rol oynadığını belirtiyor.
Sabancı Holding’in İngilizce kayıtlarında bu dönemde TEMSA’nın Mitsubishi otobüs ve kamyonlarının yanı sıra Komatsu iş makineleri, yükleyiciler ve forkliftlerin üretiminde de faaliyet gösterdiği aktarılıyor.
Ancak Özdemir Sabancı’nın otomotiv alanında en fazla iz bırakan projesi ToyotaSA oldu.
Sabancı Holding, Toyota Motor Corporation ve Mitsui’nin ortaklığıyla ToyotaSA 1990 yılında kuruldu. Sabancı tarafında bu ortaklığın oluşmasında Özdemir Sabancı’nın yoğun çaba gösterdiği, şirketin resmî biyografilerinde özellikle vurgulanıyor.
Adapazarı’ndaki otomobil fabrikasının inşası 1992-1994 arasında gerçekleştirildi. Toyota Motor Corporation’ın 15 Ekim 1994 tarihli açıklamasına göre fabrikanın açılışına dönemin Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel, Başbakan Tansu Çiller, Toyota Başkanı Tatsuro Toyoda ve Mitsui Başkanı Naohiko Kumagai’nin de aralarında bulunduğu isimler katıldı. İlk yıl yaklaşık 20 bin Corolla üretilmesi, ilerleyen dönemde yıllık kapasitenin 100 bin otomobile çıkarılması planlanıyordu.
Sabancı Holding, Toyota fabrikasını Türkiye otomotiv sanayisinin çağdaş teknolojiye geçişi ve dış pazarlara açılması bakımından bir kilometre taşı olarak değerlendiriyor. Özdemir Sabancı’nın 1996’daki ölümünden sonra da gelişmeye devam eden Adapazarı yatırımı, onun sanayi kariyerinin en görünür miraslarından biri oldu.

Yedi büyük şirketin sorumluluğunu taşıyordu
Özdemir Sabancı, yaşamının son döneminde Sabancı Holding’de Sentetik Elyaf, Otomotiv ve Plastik Grubu Başkanı olarak görev yapıyordu.
Sorumluluk alanında SASA, TEMSA, ToyotaSA, Pilsa, Yazakisa, Sapeksa ve Akkardansa bulunuyordu. Bu portföy, Özdemir Sabancı’nın holding içindeki görev alanının kimyadan otomobile, plastikten uluslararası ortaklıklara kadar ne kadar genişlediğini gösteriyordu.
Özel hayatında ise 1970 yılında Sevda Girişken ile evlendi. Çiftin Demir ve Serra adında iki çocuğu oldu. Sabancı ailesinin geniş kamusal görünürlüğüne rağmen Özdemir Sabancı’nın biyografisinde öne çıkan temel başlıklar daha çok mühendislik eğitimi, sanayi yatırımları ve üretime olan ilgisi oldu.
İstanbul’daki Özdemir Sabancı Emirgan Anadolu Lisesi de onun adının yaşatıldığı kurumlardan biri oldu. Sabancı Vakfı kayıtlarına göre okul, 1992-1993 eğitim yılında lise statüsüne geçerken Özdemir Sabancı’nın adıyla yeniden adlandırıldı; daha sonra Anadolu lisesine dönüştürüldü.

9 Ocak 1996: Sabancı Center’daki saldırı
Özdemir Sabancı’nın hayatı 9 Ocak 1996 sabahı, İstanbul 4. Levent’teki Sabancı Center’da sona erdi.
Anadolu Ajansı’nın soruşturma ve dava kayıtlarından derlediği bilgilere göre DHKP/C mensubu Fehriye Erdal, saldırıdan yaklaşık altı ay önce Sabancı Center’ın temizlik hizmetlerini yürüten şirkette çalışmaya başladı. Olay günü Mustafa Duyar ve İsmail Akkol silahlarla binaya geldi; Erdal’ın yardımıyla yönetim katına çıktılar.
AA’nın 2026 tarihli ayrıntılı kronolojisine göre saldırganlar Sakıp Sabancı’nın odasını sordu. Fehriye Erdal’ın odaları karıştırarak başka bir yön göstermesinin ardından Mustafa Duyar, Özdemir Sabancı ile o sırada odada bulunan ToyotaSA Genel Müdürü Haluk Görgün’ün bulunduğu bölüme girdi. İsmail Akkol ise başka bir odadaki sekreter Ayşe Nilgün Hasefe’ye ateş etti. Üç isim de saldırıda yaşamını yitirdi.
Saldırı Türkiye’de büyük yankı uyandırdı. Dönemin gazete arşivleri, Özdemir Sabancı’nın cenazesinin Adana’ya götürüldüğünü ve devlet ile siyaset dünyasından geniş katılımlı bir tören düzenlendiğini kaydetti.
Sabancı suikastı, Türkiye’nin 1990’lı yıllardaki en çok tartışılan siyasi şiddet olaylarından biri olarak yıllarca gündemde kaldı.
Faillerin yargı süreci yıllarca devam etti
Suikastın ardından başlayan soruşturma, faillerin farklı ülkelere kaçması nedeniyle uzun yıllara yayıldı.
Anadolu Ajansı’nın güncel kronolojisine göre Mustafa Duyar yaklaşık bir yıl sonra örgütten ayrılarak 22 Aralık 1996’da Türkiye’nin Şam Büyükelçiliğine teslim oldu. Türkiye’ye getirilen Duyar 9 Ocak 1997’de tutuklandı ve Temmuz 1997’de mahkemede kendisine yöneltilen suçları işlediğini kabul etti. Ancak Duyar, yargılama devam ederken 15 Şubat 1999’da Afyon Cezaevi’nde öldürüldü.
İsmail Akkol yıllarca firari kaldı. 2014’te Yunanistan’da yakalanmasına rağmen Türkiye’ye iade edilmedi ve serbest kaldı. 2016’da Türkiye’ye giriş yaparken Aydın’ın Söke ilçesinde yakalandı. İstanbul 18. Ağır Ceza Mahkemesi, Akkol’u 2017’de ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırdı; istinaf mahkemesi de kararı hukuka uygun buldu.
Fehriye Erdal ise 1999’da Belçika’da sahte pasaportla yakalandı. Belçika’daki uzun hukuki süreçte Türkiye’ye iade edilmedi; ev hapsindeyken 2006’da firar etti. Bruges Ağır Ceza Mahkemesi 2017’de Erdal’ı Türkiye’de işlenen suçlardan gıyabında 15 yıl hapis cezasına çarptırdı. Anadolu Ajansı’nın Ocak 2026 tarihli kaydına göre Erdal hâlâ firari olarak aranıyor.

54 yıllık hayattan Türkiye sanayisine kalan iz
Özdemir Sabancı öldürüldüğünde henüz 54 yaşındaydı. Yaklaşık üç on yıllık sanayi kariyerine rağmen kurduğu veya gelişmesinde rol oynadığı şirketler, sonraki yıllarda Türkiye ekonomisinin önemli üretim merkezleri arasında yer almayı sürdürdü.
SASA’nın polyester ve kimya üretimindeki büyümesi, TEMSA’nın Türk otomotiv sanayisinde oluşturduğu üretim altyapısı ve Toyota’nın Sakarya’daki fabrikasının küresel üretim sistemine dahil olması, Sabancı’nın 1960’lardan 1990’lara uzanan yatırım çizgisinin kalıcı sonuçları arasında bulunuyor. Sabancı Holding de kendi kurumsal hafızasında Özdemir Sabancı’yı özellikle proje üretme yeteneği, petrokimya ilgisi ve otomotiv vizyonuyla anıyor.
Toyota’nın 1994’te açılan Adapazarı fabrikasının daha sonraki yıllarda uluslararası üretim ve ihracat merkezine dönüşmesi, Özdemir Sabancı’nın yaşamının son yıllarında üzerinde çalıştığı projenin ulaştığı boyutu da gösteriyor. Toyota’nın fabrika açılışında açıkladığı hedef, Türkiye’de üretim yapmanın yanında yerli parça kullanımını, istihdamı ve ekonomiye katkıyı artırmaktı.
Özdemir Sabancı’nın yaşam öyküsü böylece iki farklı tarihsel başlığı bir araya getiriyor: Bir tarafta Türkiye’nin 1960’lardan itibaren hızlanan sanayileşme süreci, diğer tarafta 1990’lı yılların siyasi şiddet ortamı.
Adana’da başlayan, Manchester ve İsviçre’deki mühendislik eğitimiyle şekillenen; SASA, TEMSA ve ToyotaSA gibi büyük sanayi projeleriyle devam eden yaşamı, 9 Ocak 1996’da Sabancı Center’da yarıda kaldı.
Aradan geçen 30 yıla rağmen, Özdemir Sabancı hem Türk sanayi tarihindeki yatırımları hem de Türkiye’nin yakın tarihindeki en çok hatırlanan suikastlardan birinin kurbanı olarak anılmaya devam ediyor.
BiziUnutma.com
Tepkiniz Nedir?
Beğen
0
Beğenme
0
Aşk
0
Komik
0
Vay
0
Üzgün
0
Kızgın
0
Yorumlar (0)