Kenan Işık kimdir? Tiyatrodan Milyoner’e uzanan sanat ve ekran hayatı
Kenan Işık’ın Malatya’da başlayan tiyatro yolculuğu, Devlet Tiyatroları yılları, Milyoner sunuculuğu, 2014 kazası ve 2024’teki vefatı.
Ahmet Taş | Bizi Unutma
İSTANBUL, TÜRKİYE — Tiyatro sahnelerinden milyonların izlediği bilgi yarışmalarına uzanan yaklaşık yarım asırlık kariyeriyle tanınan Kenan Işık, oyuncu, yönetmen, yazar ve sunucu kimlikleriyle Türk kültür hayatının unutulmaz isimlerinden biri oldu.
Tam adı Yusuf Kenan Işık olan sanatçı, 1 Ekim 1947’de Malatya’da doğdu. Çocukluk yıllarında başlayan tiyatro ilgisini profesyonel mesleğe dönüştürdü; Devlet Tiyatroları’nda yaklaşık 27 yıl çalıştı, İstanbul Şehir Tiyatroları’nın sanat yönetiminde görev aldı, televizyon dizilerinde oynadı ve bilgi yarışmalarındaki kendine özgü sunumuyla geniş kitlelerin hafızasında yer edindi. 2014’te geçirdiği ağır beyin kanamasının ardından uzun yıllar tedavi gören Işık, 29 Temmuz 2024’te 76 yaşında hayatını kaybetti.
Malatya’da başlayan tiyatro tutkusu Ankara’da profesyonelleşti
Kenan Işık’ın tiyatroyla ilişkisi henüz çocukluk ve öğrencilik yıllarında başladı. Anadolu Ajansı’nın biyografi kayıtlarına göre ortaöğrenimi sırasında okul tiyatrosunda oyunculuk yaptı; lise eğitimi için Ankara’ya gittikten sonra ise Meydan Sahnesi’ne katıldı.
Üniversitede sanat eğitimi yerine kamu yönetimini tercih etti. Gazi Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Kamu Yönetimi Bölümü’nde öğrenim gördü. Ancak akademik eğitimi boyunca sahneden kopmadı.
Devlet Tiyatroları arşivine dayanan Anadolu Ajansı haberine göre Işık, 1973’te Bursa Devlet Tiyatrosu’nda göreve başladı. Daha sonra Ankara Devlet Tiyatrosu’nda uzun yıllar çalıştı ve 2000’de İstanbul Devlet Tiyatrosu’ndan rejisör olarak emekliye ayrıldı. Böylece yaklaşık 27 yıllık kurumsal tiyatro kariyerini tamamladı.
Bu yıllarda yalnız oyunculuk yapmadı; yönetmen, oyun yazarı ve uyarlamacı olarak da çalıştı. Devlet Tiyatroları arşivinde Işık’ın Eski Fotoğraflar, Evler ve İnsanlar, Bir Ümit İçin Montserrat, Kral Lear, Ak Tanrılar ve Bir Sabah Gülerek Uyan gibi yapımlardaki sahne fotoğrafları bulunuyor. Kral Learda Cüneyt Gökçer’le, Bir Ümit İçin Montserratta ise Çetin Tekindor ve Selçuk Yöntem gibi oyuncularla aynı sahneyi paylaştı.
Oyunculuğun yanında yönetmenlik ve yazarlık yaptı
Kenan Işık’ın sanat anlayışında tiyatro, yalnız oyunculuk anlamına gelmiyordu. Metnin hazırlanmasından sahne düzenine, oyuncu yönetiminden edebî uyarlamalara kadar tiyatronun farklı alanlarında çalıştı.
En dikkat çekici uyarlamalarından biri Ahmet Hamdi Tanpınar’ın Huzur romanıydı. Işık, eseri tiyatroya uyarladı ve 1997’de İstanbul Şehir Tiyatroları’nda sahneye koydu. Yıllar sonra İstanbul Devlet Tiyatrosu bu uyarlamayı yeniden repertuvarına aldı. Yönetmen Nurullah Tuncer, Işık’ın hem Devlet Tiyatroları hem de İstanbul Şehir Tiyatroları için önemli emek verdiğini belirterek eseri yeniden sahnelemeyi ona duyulan saygının bir ifadesi olarak değerlendirdi.
Işık, 1990’lı yıllarda İstanbul Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatroları Genel Sanat Yönetmenliği görevini de üstlendi. Bu dönemde oyunculuk yapan bir sanatçı olmanın ötesine geçerek repertuvar, yönetim ve sahneleme süreçlerinin de sorumluluğunu aldı.
Ölümünün ardından düzenlenen anma töreninde İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu, Işık’ın oyunculuk, yönetmenlik ve yazarlığın yanı sıra Şehir Tiyatroları’ndaki yöneticiliğiyle İstanbul’a hizmet ettiğini vurguladı.
Gazetecilikten Dadı dizisine uzanan farklı bir kariyer kurdu
Kenan Işık’ın çalışma alanı sahneyle sınırlı kalmadı. Bir dönem gazetecilik yaptı; Yeni Yüzyıl, Yeni Binyıl ve Akşam gazetelerinde görev aldı. Böylece tiyatro ve televizyonun yanında yazılı basında da çalışan çok yönlü sanat insanlarından biri oldu.
Televizyon izleyicisinin Işık’ı oyuncu olarak yakından tanıdığı yapımların başında Dadı geldi. Gülben Ergen ve Haldun Dormen’le birlikte rol aldığı dizi, 2000’li yılların başında geniş bir izleyici kitlesine ulaştı.
Işık televizyon haberciliğini de denedi. 2005’te bir süre Star Haberi sundu. Ancak ekran kariyerinde kalıcı biçimde özdeşleştiği alan haber sunuculuğundan çok bilgi yarışmaları oldu.
Sahnede yıllarca edindiği düzgün Türkçe, ses kullanımı, doğaçlama yeteneği ve seyirciyle kontrollü iletişim kurabilme becerisi, onun televizyon sunuculuğundaki tarzını da belirledi.
Milyoner ile milyonların tanıdığı bir televizyon yüzüne dönüştü
Kenan Işık’ın geniş kitleler açısından en unutulmaz işi, önce farklı adlarla ekrana gelen ve daha sonra Kim Milyoner Olmak İster? adını alan bilgi yarışması oldu.
Işık’ın sakin ses tonu, yarışmacıya düşünmesi için alan bırakması, zaman zaman yaptığı espriler ve sorular karşısındaki kontrollü tavrı yarışmayla özdeşleşti.
ATV’nin kendi kayıtlarına göre Kim Milyoner Olmak İster?, kanaldaki ilk yayınını 2 Ağustos 2011’de Kenan Işık’ın sunumuyla yaptı. Işık’ın 2014’te geçirdiği ağır sağlık sorununun ardından programın sunuculuğunu Selçuk Yöntem devraldı.
Işık, bilgi yarışmasını yalnız soru-cevap formatında sunmuyordu. Yarışmacıların hayat hikâyelerini dinleyen, gerektiğinde sohbeti derinleştiren ve ekrandaki heyecanı yüksek ses veya abartılı jestler kullanmadan oluşturabilen bir üslup geliştirdi.
Bu nedenle genç kuşakların önemli bir bölümü onu tiyatro oyunlarından önce “Milyoner’in sunucusu” olarak tanıdı. Ancak ekranlardaki bu görünürlük, onlarca yıllık tiyatro tecrübesinin üzerine kurulmuştu.
21 Mart 2014’te geçirdiği kaza hayatını değiştirdi
Kenan Işık’ın aktif sanat ve televizyon hayatı 21 Mart 2014’te yaşadığı ciddi sağlık olayıyla kesintiye uğradı.
TRT Haber’in aktardığı bilgilere göre Işık, spor yaptıktan sonra girdiği saunanın ardından fenalaştı, dengesini kaybederek düştü ve başını çarptı. Beyin kanaması geçiren sanatçı acilen ameliyata alındı ve ardından bilinci kapalı olarak uzun süre tedavi gördü.
Tedavi sürecinin ilerleyen döneminde Almanya’daki Schmieder Rehabilitasyon Merkezi’ne götürüldü. Daha sonra tedavisi Türkiye’de devam etti. Sağlık durumuyla ilgili yıllar boyunca kamuoyuna farklı haberler yansısa da ailesi süreci büyük ölçüde gözlerden uzak yürüttü.
Bu nedenle onun durumu için medyada kullanılan “bitkisel hayat” veya benzeri ifadeler yerine, resmî ve güvenilir haberlerdeki daha ihtiyatlı ifadeyle uzun yıllar bilinci kapalı olarak tedavi gördüğü bilgisini kullanmak daha doğru.
Işık’ın sahneye ve ekrana dönemediği bu uzun dönemde sanat dünyası onu unutmadı. 2016’daki Uluslararası Antalya Film Festivali’nde adına Yıldırım Önal Anı Ödülü verildi; ödülü oğlu Mehmet Işık aldı. Bir yıl sonra ise tiyatro alanındaki katkıları nedeniyle Kültür ve Turizm Bakanlığı Özel Ödülüne layık görüldü. Sağlık durumu nedeniyle törene katılamayan sanatçının ödülünü eşi Beril Işık aldı.

29 Temmuz 2024’te 76 yaşında hayatını kaybetti
Kazadan yaklaşık 10 yıl sonra Kenan Işık’ın vefat haberi geldi.
Anadolu Ajansı’nın aktardığına göre Işık, 29 Temmuz 2024 sabahı İstanbul Başkent Üniversitesi Hastanesi’nde 76 yaşında hayatını kaybetti.
Sanatçı için 30 Temmuz’da İstanbul Atatürk Kültür Merkezi’nde tören düzenlendi. Tiyatro, sinema, televizyon ve kültür dünyasından çok sayıda isim törene katıldı. Bir gün sonra naaşı Ankara’ya götürüldü.
31 Temmuz’da Ahmet Hamdi Akseki Camisi’nde kılınan cenaze namazının ardından Ankara Karşıyaka Mezarlığı’nda, ailesinin isteği üzerine annesinin yanına defnedildi.
Devlet Tiyatroları Genel Müdürü Tamer Karadağlı cenaze sırasında yaptığı açıklamada Işık’ın yalnız oyuncu değil, aynı zamanda yönetmen ve yazar olduğunu vurguladı. Uzun yıllar birlikte çalıştığı sanatçılar da onun oyuncularla kurduğu iletişimi ve sahne disiplinini hatırlattı.
Ardında tiyatro ve televizyonu birleştiren güçlü bir miras kaldı
Kenan Işık’ın sanat hayatındaki en dikkat çekici özellik, birbirinden farklı görünen alanları aynı kariyerde birleştirebilmesiydi.
Malatya’daki amatör tiyatro günlerinden Devlet Tiyatroları’na, klasik oyunlardan Tanpınar uyarlamalarına, Şehir Tiyatroları yöneticiliğinden gazeteciliğe, televizyon dizilerinden milyonların izlediği bilgi yarışmalarına uzanan bir çalışma hayatı vardı.
Kültür ve Turizm Bakanlığı, Işık’a verilen özel ödül sırasında onun oyuncu, yönetmen, oyun yazarı, senarist ve sunucu olarak uzun yıllar Türk kültürüne katkı sağladığını vurguladı.
Bugün Kenan Işık denildiğinde bir kuşak onun tiyatro sahnesindeki performanslarını, başka bir kuşak Dadıdaki oyunculuğunu, milyonlarca izleyici ise yarışmacının karşısında sakin biçimde oturup “Son kararınız mı?” diye soran sunucuyu hatırlıyor.
Fakat bütün bu kimliklerin temelinde tiyatro vardı.
Yaklaşık yarım yüzyıl boyunca oyunculuk, yönetmenlik, yazarlık ve sahne eğitimiyle uğraşan Kenan Işık’ın televizyon ekranındaki sakin ve ölçülü üslubu da büyük ölçüde bu tiyatro birikiminden doğdu. Uzun süren hastalığı sanat yaşamını beklenmedik biçimde sona erdirmiş olsa da oynadığı ve yönettiği oyunlar, televizyon programları ve yetişmesine katkı sağladığı sanatçılar aracılığıyla adı Türk kültür ve sanat hafızasında yaşamaya devam ediyor.
BiziUnutma.com
Tepkiniz Nedir?
Beğen
0
Beğenme
0
Aşk
0
Komik
0
Vay
0
Üzgün
0
Kızgın
0
Yorumlar (0)