Muazzez İlmiye Çığ kimdir? Sümerlerin izini süren 110 yıllık yaşam

Muazzez İlmiye Çığ’ın öğretmenlikten Sümerolojiye uzanan 110 yıllık hayatı, çivi yazılı tablet çalışmaları, kitapları, ödülleri ve bilimsel mirası.

13 Eyl 2026 - 11:22
0
Muazzez İlmiye Çığ kimdir? Sümerlerin izini süren 110 yıllık yaşam

Ahmet Taş | Bizi Unutma

MERSİN, TÜRKİYE — Türkiye’nin öncü Sümerologlarından Muazzez İlmiye Çığ, öğretmenlikten çivi yazılı tabletlerin çözümlenmesine uzanan ve bir asrı aşan bilim yaşamının ardından 17 Kasım 2024’te Mersin’de 110 yaşında hayatını kaybetti.

Sümer, Akad ve Hitit uygarlıklarına ait on binlerce çivi yazılı belgenin tasnif edilerek bilim dünyasına kazandırılmasında görev alan Çığ, akademik çalışmalarının yanı sıra Sümer kültürünü geniş okuyucu kitlelerine anlatan kitaplarıyla da tanındı. İstanbul Arkeoloji Müzeleri’ndeki uzun çalışma hayatı, uluslararası Sümerologlarla ortak yayınları ve ilerleyen yaşlarında sürdürdüğü yazarlık çalışmaları, onu Türkiye’nin en bilinen eskiçağ araştırmacılarından biri haline getirdi.

Bursa’da doğdu, 17 yaşında öğretmen oldu

Muazzez İlmiye Çığ, 20 Haziran 1914’te Bursa’da dünyaya geldi. Çocukluğu, Osmanlı İmparatorluğu’nun son yılları ile Cumhuriyet’in kuruluş döneminin büyük dönüşümlerine denk geldi. Ailesi bir süre Çorum’da yaşadı; Çığ ilköğreniminin bir bölümünü burada tamamladı. Daha sonra yeniden Bursa’ya döndü.

1926’da sınavla Bursa Kız Muallim Mektebi’ne kabul edildi. Fransızca ve keman dersleri de alan Çığ, 1931’de 17 yaşında öğretmen okulundan mezun oldu.

İlk görev yeri Eskişehir’di. Yaklaşık dört buçuk yıl ilkokul öğretmenliği yaptı. Çığ’ın yıllar sonra anlattığına göre öğretmenliği sırasında öğrencilerin konuları daha kolay kavraması için kendi eğitim araçlarını bile hazırlıyordu. Örneğin çarpım tablosunu öğretmek amacıyla doğru cevap verildiğinde lambası yanan elektrikli bir düzenek kurmuştu.

Hayatının yönünü değiştiren gelişme ise 1936’da geldi.

Ankara’da yeni kurulan Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi, öğretmen okulu mezunlarına üniversite eğitimi için bir fırsat sunuyordu. Çığ, arkadaşı Hatice Kızılyay ile Ankara’ya giderek fakülteye kaydoldu. Daha sonra bu kararı yaşamındaki en önemli dönüm noktalarından biri olarak anlatacaktı.

Atatürk döneminde kurulan fakültede Sümerolojiyle tanıştı

Muazzez İlmiye Çığ, Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesinde Hititoloji, Sümeroloji ve arkeoloji alanlarında eğitim aldı.

Fakültenin kuruluş yıllarında Nazi Almanyası’ndan ayrılarak Türkiye’ye gelen Benno Landsberger ve Hans Gustav Güterbock gibi dönemin önemli bilim insanları Ankara’da ders veriyordu. Çığ, Landsberger’den Sümer ve Akad dilleri üzerine eğitim aldı.

1940’ta üniversite eğitimini tamamladı.

Çığ’ın kendi anlatımına göre hocaları kendisinin üniversitede kalmasını istese de akademik kariyer yerine İstanbul’a atanmayı tercih etti. İstanbul Arkeoloji Müzeleri bünyesindeki Eski Şark Eserleri Müzesi’nde çivi yazılı belgeler uzmanı olarak göreve başladı.

Yıllar sonra bu dönemi hayatının dönüm noktası olarak nitelendiren Çığ şöyle diyecekti:

“Orada yaptığım çalışmalar beni bugüne getirdi.”

Bu karar, onu sonraki onlarca yıl boyunca Sümeroloji araştırmalarının merkezine taşıdı.

On binlerce çivi yazılı tabletin arşivlenmesinde çalıştı

Muazzez İlmiye Çığ’ın bilim yaşamındaki en önemli çalışmalarından biri, İstanbul Arkeoloji Müzeleri’ndeki çivi yazılı tablet koleksiyonunun düzenlenmesiydi.

Çığ, Hatice Kızılyay ve diğer uzmanlarla birlikte müze depolarında bulunan Sümer, Akad ve Hitit dillerindeki on binlerce tableti temizleme, sınıflandırma, numaralandırma ve kataloglama çalışmalarında görev aldı.

Döneme ilişkin biyografik kaynaklarda Çığ’ın yaklaşık 74 bin çivi yazılı belge üzerinde 33 yıla yakın çalıştığı belirtiliyor. Kültür ve Turizm Bakanlığının bugün İstanbul Arkeoloji Müzeleri’ndeki koleksiyona ilişkin verdiği bilgiye göre Eski Şark Eserleri Müzesi Tablet Arşivi’nde yaklaşık 75 bin çivi yazılı belge bulunuyor.

Çığ’ın çalışmaları yalnızca tasnifle sınırlı kalmadı. Tabletlerin yayımlanarak uluslararası bilim dünyasının kullanımına açılmasına yönelik araştırmalara da katıldı.

Hatice Kızılyay ile birlikte Benno Landsberger, Fritz Rudolf Kraus ve dünyaca tanınmış Sümerolog Samuel Noah Kramer gibi araştırmacılarla ortak çalışmalar yaptı.

Cuneiform Digital Library Initiative kayıtlarında Çığ’ın 1950’lerden itibaren eski Babil hukuk belgeleri, okul tabletleri ve Sümer edebî metinleri üzerine yaptığı çok sayıda bilimsel yayın bulunuyor. Samuel Noah Kramer ve Hatice Kızılyay ile hazırladığı “Sumerian Literary Tablets and Fragments in the Archaeological Museum of Istanbul” çalışmasının ilk cildi 1969’da yayımlandı.

Sümerleri akademinin dışına çıkarıp geniş kitlelere anlattı

Muazzez İlmiye Çığ, 1972’de İstanbul Arkeoloji Müzelerindeki görevinden emekli oldu, ancak Sümeroloji çalışmalarını bırakmadı.

Uluslararası toplantılara katıldı, yabancı bilim insanlarıyla çalışmalarını sürdürdü ve özellikle Samuel Noah Kramer ile Sümer edebiyatı üzerine araştırmalar yaptı.

Emeklilik yıllarında bilimsel bilgiyi yalnızca uzmanların okuyabileceği yayınlarda bırakmak yerine geniş kitlelere ulaştırmaya yöneldi.

Çığ’ın çocuklar ve genel okuyucu için hazırladığı eserler arasında “Zaman Tüneliyle Sümer’e Yolculuk”, “Sümerli Ludingirra”, “İnanna’nın Aşkı”, “Hititler ve Hattuşa”, “Ortadoğu Uygarlık Mirası” ve “Kur’an, İncil ve Tevrat’ın Sumer’deki Kökeni” bulunuyor. Türk Tarih Kurumu kütüphane kayıtlarında da Çığ’ın Sümer uygarlığı ve tabletler üzerine çok sayıda eseri yer alıyor.

Özellikle “Kur’an, İncil ve Tevrat’ın Sumer’deki Kökeni” adlı kitabında, Sümer dini ve edebiyatında bulunan bazı anlatılar ile sonraki Ortadoğu dinî gelenekleri arasındaki benzerlikleri kendi yorumuyla karşılaştırdı. Kitaptaki bazı tezler kamuoyunda destek gördüğü gibi akademik ve dinî çevrelerde tartışmalara da yol açtı.

Çığ’ın amacı, kendi anlatımına göre Sümeroloji alanındaki bilgileri yalnızca uzman çevrelerinde bırakmamak ve öğrendiklerini halka aktarmaktı. 2021’de verdiği röportajda bilgi biriktirmenin yeterli olmadığını, bilginin kitap, makale ve eğitim yoluyla başkalarına aktarılması gerektiğini söylüyordu.

Kitapları tartışmalara ve bir davaya da konu oldu

Muazzez İlmiye Çığ yalnızca akademik çalışmalarıyla değil, tarih, laiklik, kadın, din ve Cumhuriyet üzerine yaptığı açıklamalarla da kamuoyunda tanınan bir isimdi.

2006’da “Vatandaşlık Tepkilerim” adlı kitabında yer alan bazı ifadeler nedeniyle hakkında Türk Ceza Kanunu’nun 216. maddesi kapsamında “halkı kin ve düşmanlığa tahrik ve aşağılama” suçlamasıyla dava açıldı.

Beyoğlu 2. Asliye Ceza Mahkemesinde görülen davada savcı, suçun unsurlarının oluşmadığı yönünde görüş bildirdi. Mahkeme de 1 Kasım 2006’da Çığ’ın beraatine karar verdi. İstanbul Barosu kayıtlarına göre kitabın yayıncısı İsmet Öğütçü de aynı davada beraat etti.

Çığ’ın bilimsel ve kültürel çalışmaları çeşitli ödüller ve unvanlarla da karşılık buldu.

İstanbul Üniversitesi 2000 yılında kendisine fahri doktora unvanı verdi. Çığ ayrıca 2005’te “Özgür İnsan Ödülü”ne değer görüldü.

Bir asrı aşan yaşamında kadınların eğitim ve bilimdeki konumuna da sık sık değinen Çığ, Cumhuriyet döneminde kadınların bilimden sanata çok sayıda alanda kazandığı imkânları kendi yaşamının en önemli dönüşümlerinden biri olarak değerlendiriyordu.

110 yaşında Mersin’de hayata veda etti

Yaşamının son yıllarını kızıyla birlikte Mersin’de geçiren Muazzez İlmiye Çığ, kente ilk olarak tatil amacıyla geldiğini, daha sonra Mersin’i sevdiği için İstanbul’a dönmemeye karar verdiğini anlatmıştı. İleri yaşına rağmen öğrencilerle ve ziyaretçileriyle görüşmeyi sürdürdü.

Çığ, rahatsızlığı nedeniyle Mersin’in Mezitli ilçesindeki özel bir hastanede tedavi altına alındı ve yoğun bakıma kaldırıldı.

17 Kasım 2024’te, 110 yaşında hayatını kaybetti.

Cenazesi 19 Kasım’da Mersin’in Toroslar ilçesindeki Akbelen Şehir Mezarlığı’na getirildi. Ailesi, öğrencileri, akademisyenler, sanatçılar ve sevenlerinin katıldığı cenaze töreninin ardından toprağa verildi.

20 Haziran 1914’te Bursa’da başlayan yaşamı, Osmanlı’nın son döneminden Cumhuriyet’in ikinci yüzyılına kadar uzandı.

Öğretmenlikle başladığı meslek hayatında Sümerolojiye yönelen Muazzez İlmiye Çığ; binlerce yıllık çivi yazılı metinlerin sınıflandırılması, okunması ve yayımlanmasında görev aldı. Aynı zamanda uzmanlık bilgisini akademik çevrelerin dışına taşıyarak Sümer uygarlığını Türkiye’de geniş okuyucu kitlelerinin tanımasına katkıda bulundu.

Ardında bilimsel makaleler, tablet katalogları, Sümer tarihi ve kültürünü anlatan kitaplar ve yaklaşık bir asra yayılan bir eğitim ve araştırma mirası bıraktı.

BiziUnutma.com

Tepkiniz Nedir?

Beğen Beğen 0
Beğenme Beğenme 0
Aşk Aşk 0
Komik Komik 0
Vay Vay 0
Üzgün Üzgün 0
Kızgın Kızgın 0

Yorumlar (0)

User