Ayşe And kimdir? Klinik psikologluktan İran’daki uçak faciasına hayatı
Klinik psikolog Ayşe And’ın Saint Benoît’dan psikoloji eğitimine, New York’taki aile terapisi çalışmalarına, evlilik planlarına ve 2018’deki uçak faciasına uzanan hayatı.
Ahmet Taş | Bizi Unutma
İSTANBUL, TÜRKİYE — İstanbul’da psikoloji eğitimi alan ve New York’ta aile terapisi alanında mesleki çalışmalarını geliştiren klinik psikolog Ayşe And, nişanlısı Mert Bayır’la evlilik hazırlığı yaptığı sırada 11 Mart 2018’de İran’daki özel jet faciasında hayatını kaybetti.
Saint Benoît Fransız Lisesi’nden mezun olan And, üniversitede psikoloji eğitimi aldı; ardından New York’taki Ackerman Institute for the Family’de çift ve aile terapisi odaklı eğitim gördü. Türkiye’ye döndükten sonra psikolog olarak çalışan And’ın meslek yaşamının yanında binicilik de hayatında önemli yer tutuyordu. Nişanlısı Mert Bayır’la ortak tutkularından biri at binmekti. Çift, 2018 yazında evlenmeye hazırlanıyordu.
İstanbul’da büyüdü, Saint Benoît’dan psikoloji eğitimine uzandı
Ayşe And İstanbul’da doğdu.
2018’de yayımlanan haberlerde 30 yaşında olduğu belirtildi. Buna göre doğum yılı yaklaşık 1987-1988 dönemine karşılık geliyor; ancak kamuya açık güvenilir bir kaynakta tam doğum günü bulunmadığından kesin tarih vermemek daha doğru.
Babası Ekber And, annesi Ayşıl Eke, kardeşi ise Mehmet And idi. Bu bilgiler, ailenin cenaze törenindeki kayıtlarında ve yayımladığı veda ilanında açık biçimde yer aldı.
Ayşe’nin eğitim hayatındaki ilk doğrulanabilen önemli duraklardan biri İstanbul’daki köklü Fransız eğitim kurumlarından Saint Benoît Fransız Lisesi oldu.
Lisenin ardından psikoloji alanına yöneldi.
İstanbul Bilgi Üniversitesi’nin kazanın ardından yayımladığı taziye kayıtlarında Ayşe And, 2013 Psikoloji Bölümü mezunu olarak anıldı. Böylece bazı ilk haberlerde yer alan “New York’ta psikoloji okudu” ifadesinin eksik olduğu anlaşılıyor.
Asıl psikoloji lisans eğitimi Türkiye’deydi.
New York ise mesleki uzmanlaşma döneminin adreslerinden biri oldu.
Ackerman Institute bir üniversite değil, aile terapisi eğitim merkezi
Ayşe And’ın biyografisinde en çok tekrar edilen bilgilerden biri “New York Ackerman Institute mezunuydu” ifadesidir.
Bu noktada bir ayrım yapmak gerekiyor.
Ackerman Institute for the Family, New York’ta 1960 yılında kurulmuş; aile, çift ve ilişki terapisi alanında klinik hizmet, araştırma ve meslek profesyonellerine yönelik ileri eğitimler veren bir kurumdur. Kurum bugün de kendisini ABD’nin önde gelen çift ve aile terapisi eğitim merkezlerinden biri olarak tanımlıyor.
Dolayısıyla Ackerman, klasik anlamda psikoloji lisans diploması veren bir üniversite değildir.
Ayşe’nin burada aldığı eğitimin, psikoloji lisansının ardından çift ve aile terapisi alanında mesleki/klinik uzmanlaşma niteliğinde değerlendirilmesi daha doğru.
2018’deki haberlerde Ackerman’daki programının tam adı belirtilmedi. Bu nedenle “şu sertifikayı aldı” veya “şu lisansüstü programı tamamladı” şeklinde doğrulanmamış ayrıntılar eklemek doğru olmaz.
Ancak kurumun çalışma alanı, Ayşe’nin psikolog olarak kariyerinde aile ilişkileri, çiftler ve sistemik terapi yaklaşımına ilgi duyduğunu gösteriyor.
Ackerman Institute bugün de psikologlar, aile terapistleri, sosyal hizmet uzmanları ve diğer ruh sağlığı profesyonellerine eğitim programları sunuyor.
Türkiye’ye döndü ve klinik psikolog olarak çalışmaya başladı
New York’taki mesleki çalışmalarının ardından Ayşe And Türkiye’ye döndü.
Milliyet, Hürriyet ve dönemin diğer haber kaynakları onu açık biçimde “klinik psikolog” olarak tanımladı.
Ancak hangi özel klinikte veya kurumda çalıştığına ilişkin güvenilir, kalıcı bir kamu kaydı bulunmuyor.
Bu nedenle meslek hayatını belirli bir kliniğe bağlamak yerine, Türkiye’de klinik psikoloji alanında çalıştığını söylemek daha sağlıklı.
Ayşe’nin seçtiği meslek, aynı uçakta bulunan arkadaşlarının çoğundan farklı bir alandaydı.
Mina Başaran iş dünyasında, Sinem Akay moda ve tekstilde, Jasmin Baruh Siloni mücevherde, Liana Hananel tasarımda, Burcu Gündoğar Urfalı modada ve Aslı İzmirli mücevher tasarımında çalışıyordu.
Ayşe ise insan davranışı, ilişkiler ve ruh sağlığı alanını seçmişti.
Bu mesleki yönelim, New York’ta aile terapisi üzerine eğitim almasıyla da devam etti.
Mert Bayır’la nişanlıydı; ortak tutkuları at binmekti
Ayşe And’ın hayatının 2018’de yeni bir döneme girmesi bekleniyordu.
HT Kulüp’ün kazadan sonra yayımladığı habere göre Ayşe, Mert Bayır ile nişanlıydı.
Çiftin ortak ilgi alanlarından biri binicilikti.
Hafta sonlarının önemli bir bölümünü at binerek geçirdikleri ve düğün davetiyelerinin dağıtılmaya başlandığı aktarıldı. Çiftin 2018 yazında evlenmesi planlanıyordu.
Dönemin diğer haberleri de Ayşe’nin nişanlı olduğunu ve aynı yaz nikâh masasına oturmayı planladığını doğruluyor.
Ailenin daha sonra yayımladığı ölüm ilanında Mert’in adı doğrudan verilmemiş, ancak Ayşe için kullanılan:
“Mert’in pırlantası”
ifadesi iki kişinin hayatındaki yakınlığı gösteren en kişisel kayıtlardan biri olarak kaldı.
Bu nedenle 11 Mart 2018’deki kaza Ayşe’nin yalnız meslek hayatını değil, birkaç ay sonra kurulması planlanan yeni ailesini de yarım bıraktı.
Mina Başaran’ın yakın arkadaş grubundaydı
Mart 2018’de Mina Başaran, yaklaşan düğünü öncesinde yedi yakın arkadaşıyla Birleşik Arap Emirlikleri’ne gitti.
Ayşe And da bu grubun içindeydi.
Arkadaş grubunda Mina Başaran, Sinem Akay, Jasmin Baruh Siloni, Liana Hananel, Burcu Gündoğar Urfalı, Aslı İzmirli, Zeynep Coşkun ve Ayşe And bulunuyordu.
Dönemin haberleri, bazı arkadaşlıkların üniversite ve lise yıllarına kadar uzandığını gösteriyor.
Özellikle Ayşe ile Aslı İzmirli’nin uzun yıllara dayanan yakın arkadaşlığı dikkat çekiyordu. İki genç kadın aynı üniversite döneminde eğitim görmüş, 2013 yılında mezun olmuş ve yıllar sonra aynı uçakta hayatlarını kaybetmişti.
Seyahat kamuoyunda “Dubai bekârlığa veda gezisi” olarak tanındı.
Ancak dönüş yolculuğunun gerçek kalkış noktası Sharjah Uluslararası Havalimanı idi.
11 Mart 2018: Hız göstergesi problemi facianın başlangıcı oldu
Başaran Holding grubundaki MC Aviation tarafından işletilen TC-TRB tescilli Bombardier Challenger 604, 11 Mart 2018’de Sharjah’dan İstanbul Atatürk Havalimanı’na doğru havalandı.
Uçakta sekiz yolcu ve üç mürettebat bulunuyordu.
İran Sivil Havacılık Kurumunun nihai kaza raporuna göre uçuşun ilk bölümü normal geçti.
Uçak yaklaşık 36 bin feet irtifada ilerlerken pilotlar 38 bin feet’e yükselmek istedi.
Bu sırada kaptan pilotun ve yardımcı pilotun hava hızı göstergeleri birbirinden farklı değerler göstermeye başladı.
Kokpitte “Unreliable Speed”, yani güvenilir olmayan hava hızı uyarısı meydana geldi.
Yardımcı pilot ilgili prosedürü uygulamaya çalıştı ancak süreç kesintiye uğradı. Ardından yanlış bir aşırı hız uyarısına karşı motor gücü azaltıldı.
Gerçekte uçak hız kaybediyordu.
Stall uyarısı ve uçağın burnunu aşağı iterek hızı artırmaya çalışan otomatik sistem devreye girdi. Rapora göre bu müdahaleye karşı konulması stall durumunun devam etmesine yol açtı.
Uçak yaklaşık 30 bin feet irtifa kaybettikten sonra İran’ın Şehrikürd çevresindeki dağlık araziye çarptı.
Sekiz yolcu ile üç mürettebatın tamamı hayatını kaybetti.
Ayşe And 30 yaşındaydı.
Annesi tabutunu omuzladı: Zincirlikuyu’daki veda
Ayşe And’ın naaşı İran’daki kimlik tespit işlemlerinin ardından Türkiye’ye getirildi.
15 Mart 2018’de Ayşe And ve yakın arkadaşı Aslı İzmirli için İstanbul’daki Zincirlikuyu Camii’nde birlikte cenaze töreni düzenlendi.
İki arkadaşın tabutları yan yana konuldu.
Ayşe’nin tabutu cenaze aracından indirildiğinde annesi Ayşıl Eke de tabuta omuz verdi. DHA ve Cumhuriyet’in haberlerinde, annenin tabutu musalla taşına kadar taşıdığı ve ardından uzun süre kızının tabutuna sarıldığı aktarıldı.
Taziyeleri:
Babası Ekber And, annesi Ayşıl Eke ve kardeşi Mehmet And
kabul etti.
Cenaze namazının ardından Ayşe ile Aslı, Zincirlikuyu Mezarlığı’ndaki birbirlerine yaklaşık 500 metre uzaklıktaki aile kabristanlarına defnedildi.
Ayşe’nin veda töreninde ailesinin gazetelere verdiği ilan da kamuoyunda geniş yankı uyandırdı.
Ailesi onu:
“Kuğu boyunlumuz”
sözleriyle uğurladı.
İlanda onun “sonsuz sevgiyle yaşadığı” ve ailesine bir “hediye” olduğu ifade ediliyordu.
Geride insanları dinlemeye adanmış bir meslek ve yarım kalan düğün kaldı
Ayşe And hakkında kamuya açık biyografik bilgi, kazada hayatını kaybeden bazı girişimci arkadaşlarına kıyasla daha sınırlı.
Bir şirket kurmamıştı.
Adını taşıyan ticari bir marka bırakmamıştı.
Onun yolu farklıydı.
İnsan ruhunu anlamaya ve insanlara yardımcı olmaya yönelmişti.
Saint Benoît’daki lise yıllarından psikoloji eğitimine geçti.
Ardından New York’a giderek aile ve çift terapisi konusunda dünyanın tanınmış eğitim kurumlarından birinde mesleki eğitim aldı.
Türkiye’ye döndü ve klinik psikolog olarak çalışmaya başladı.
Bir taraftan da Mert Bayır’la ortak hayatını kurmaya hazırlanıyordu.
Düğün davetiyeleri dağıtılıyordu.
Hafta sonlarını birlikte at binerek geçiriyorlardı.
Yaz aylarında evlenmeleri bekleniyordu.
11 Mart 2018’de ise birkaç günlük arkadaş seyahatinin dönüşü bütün planları değiştirdi.
Bugün Ayşe And’ın hikâyesinden geriye, ailesinin gazetelere bıraktığı o kişisel veda cümlelerinin yanı sıra psikolojiye yönelmiş genç bir kadının eğitim yolculuğu, klinik çalışma hayali ve başlayamayan bir evlilik kaldı.
Ailesinin onu tarif ederken seçtiği ifade, yıllar sonra bile onun BiziUnutma.com’daki hayat hikâyesinin en güçlü kapanışlarından biri olmaya devam ediyor:
“Kuğu boyunlumuz.”
BiziUnutma.com
Tepkiniz Nedir?
Beğen
0
Beğenme
0
Aşk
0
Komik
0
Vay
0
Üzgün
0
Kızgın
0
Yorumlar (0)