Gülden Aydın kimdir? Gazetecilik hayatı, haberleri ve bıraktığı miras

1958’de Divriği’de doğan Gülden Aydın’ın Hürriyet’e uzanan gazetecilik hayatı, ödüllü haberleri, kadın ve çocuk hakları mücadelesi ve mirası.

05 Eyl 2026 - 22:35
0
Gülden Aydın kimdir? Gazetecilik hayatı, haberleri ve bıraktığı miras

Ahmet Taş | Bizi Unutma

İSTANBUL, TÜRKİYE — Türkiye’de kadınlara ve çocuklara yönelik şiddet, istismar, çocuk yaşta evlilikler ve toplumsal sorunları yıllarca takip eden araştırmacı gazeteci Gülden Aydın, 19 Mart 2019’da İstanbul’da hayatını kaybetti.

Hürriyet gazetesinde uzun yıllar uzman muhabir olarak görev yapan Aydın, yaklaşık otuz yıllık gazetecilik yaşamında yalnızca haber yapan değil, yaptığı haberlerin ardından mağdurların hayatında somut değişiklik oluşmasını önemseyen bir muhabir olarak tanındı. Türkiye’nin farklı kentlerinde çalıştı, Güneydoğu’daki toplumsal sorunları takip etti, sınır ötesinde çatışma bölgelerine gitti ve özellikle kadınlarla çocukların sesini kamuoyuna taşıyan çok sayıda dosyaya imza attı.

Divriği’den gazeteciliğe uzanan hayat

Gülden Aydın, 1958 yılında Sivas’ın Divriği ilçesinde dünyaya geldi. Gazetecilikten önce eğitim alanında bir hayat kurmaya hazırlanmıştı. Marmara Üniversitesi tarafından yayımlanan gazeteciler rehberindeki biyografiye göre Erzurum Nenehatun Öğretmen Okulunun ardından İzmir Buca Eğitim Enstitüsü Türkçe Bölümünden mezun oldu. Bir süre Türk Dili ve Edebiyatı öğretmenliği yaptı.

Ancak öğretmenlik uzun sürmedi. Aydın’ın hayatındaki temel meslek gazetecilik oldu.

1988 yılında 2000’e Doğru dergisinde gazeteciliğe başladı. Ardından 1991-1994 döneminde Aktüel dergisinde çalıştı. 1994 yılında Hürriyet gazetesine geçti ve burada uzun yıllar muhabirlik yaptı. 2002’de Hürriyet’ten ayrılarak Akşam gazetesinde Yazı İşleri Müdürü olarak görev üstlendi. İki yıl sonra, 2004’te yeniden Hürriyet’e döndü ve meslek yaşamının son dönemine kadar gazetede uzman muhabir olarak çalıştı.

Aydın’ın yazı işleri yöneticiliği yapmış olmasına rağmen yeniden sahadaki muhabirliğe dönmesi, mesleki kimliğinin önemli özelliklerinden biriydi. Kendisini anlatırken de yönetici unvanlarından çok haberi, sahayı ve mağdurlara ulaşmayı öne çıkarıyordu.

Kadınlar ve çocuklar haberlerinin merkezindeydi

Gülden Aydın’ın gazetecilikte özellikle yoğunlaştığı alanlar kadınlara ve çocuklara yönelik şiddet, cinsel istismar, çocuk yaşta evlilikler, Güneydoğu Anadolu’daki toplumsal sorunlar ve sınır ötesindeki gelişmelerdi.

2018’de TEDxReset için hazırlanan biyografisinde mesleki yaklaşımını son derece kısa bir ifadeyle anlatmıştı:

“Hayatımın önceliği haber. Heyecanım, vicdanım yegâne zenginliğim.”

Aydın aynı metinde, aldığı çok sayıdaki gazetecilik ödülünden daha önemli gördüğü şeyin, haberleri sayesinde ulaştığı mağdur kadınların ve çocukların hayatlarında olumlu bir değişikliğe katkıda bulunmak olduğunu ifade ediyordu.

Bu anlayış, gazetecilik yaşamının birçok döneminde görüldü.

2000’li yılların başlarından itibaren Batman ve Şanlıurfa başta olmak üzere Güneydoğu’daki kadın intiharlarını araştırarak kamuoyuna taşıdı. Journo’nun Aydın’ın ölümünün ardından hazırladığı dosyada, kadın intiharlarının nedenlerine ilişkin haberlerinin onun uzun süre takip ettiği konulardan biri olduğu belirtiliyor.

Aydın açısından bir haber çoğu zaman gazetede yayımlandığı gün sona ermiyordu. İlk haberin ardından olayları takip ediyor, kamu kurumlarının harekete geçip geçmediğini izliyor ve özellikle çocukların korunmasını ilgilendiren dosyalarda konunun peşini bırakmıyordu.

“Olmaz olsun böyle gelenek” haberi çocuk yaşta evlilikleri gündeme taşıdı

Gülden Aydın’ın son yıllarında en fazla ses getiren çalışmalarından biri İzmir’in Kiraz ilçesinde yaptığı araştırmaydı.

Aydın, Kiraz’a bağlı Sırımlı ve Olgunlar köylerinde bazı 12-15 yaşındaki kız çocuklarının kaçırılarak evlendirildiği iddialarını araştırdı. Haberde, çocukların ailelerine olayın kapatılması amacıyla 20 bin ile 40 bin TL arasında para verildiğine ilişkin bulgular yer aldı.

Hürriyet haberi “Olmaz olsun böyle gelenek” başlığıyla yayımladı. Haber kamuoyunda geniş yankı uyandırdı. Journo’nun Aydın’ın çalışmalarını derlediği dosyaya göre olayların gündeme gelmesinin ardından bazı çocuklar polis operasyonlarıyla, bazıları ise oluşan kamuoyu baskısının ardından bulundukları yerlerden çıkarıldı. Aydın ilk haberden sonra da konuyu takip etmeyi sürdürdü.

Çalışma, Hürriyet’in 2017 yılı Haber Ödülleri’nde En İyi Haber seçildi. Ödül kayıtlarında Aydın’ın iki köyde yürüttüğü araştırma ve çocuk yaşta evlilikleri ortaya çıkaran haberinin özellikle vurgulandığı görülüyor.

Bu dosya, Aydın’ın gazeteciliğinin belirgin taraflarından birini ortaya koyuyordu: Türkiye’nin gündeminden uzakta kalan küçük yerleşimlere giderek, orada normalleştirilen bir uygulamayı ulusal kamuoyunun gündemine taşımak.

Siirt dosyasından Güneydoğu’daki kadın intiharlarına

Aydın’ın ses getiren çalışmalarından biri de 2010 yılında Siirt’teki kız çocuklarının uğradığı cinsel istismarı ortaya çıkaran dosyaydı.

Journo’nun derlemesine göre Aydın, ilköğretim çağındaki yedi kız çocuğunun uğradığı istismarı “Tecavüz dayanışması” başlıklı haberiyle Türkiye gündemine taşıdı. Hürriyet Daily News, dosyanın ardından yürütülen süreçte yaklaşık 100 kişinin yargılandığını aktardı.

Çocukların kimliklerini öne çıkarmak yerine olayın nasıl gizlenebildiğini, çevredeki sessizliği ve kurumların sorumluluğunu sorgulayan haber, Aydın’ın mağdur odaklı gazetecilik anlayışının dikkat çeken örneklerinden biri oldu.

Fakat Aydın yalnızca şiddet ve mağduriyet hikâyelerini yazmadı. Engelleri aşarak eğitimini sürdüren kişilerin hikâyelerine de yer verdi. Journo’nun derlemesinde, ileri derecede işitme kaybına rağmen tıp eğitimi için mücadele eden Alparslan Temen’in hikâyesini kamuoyuna taşıdığı da hatırlatılıyor.

Bu nedenle gazeteciliği yalnızca sorunların teşhisine değil, insanların hayatını değiştirebilecek görünürlük sağlamaya da dayanıyordu.

Musul’da IŞİD tünellerine kadar girdi

Gülden Aydın’ın çalışma alanı Türkiye ile sınırlı değildi. Sınır ötesindeki çatışmaları da sahada takip eden gazeteciler arasındaydı.

2017’de Irak’ın Musul kentinde IŞİD’e karşı yürütülen operasyonları izledi. Aydın, militanların kullandığı tünellere girerek bölgedeki koşulları haberleştirdi.

Meslek yaşamındaki en tehlikeli olaylardan birini de burada yaşadı.

2018’de Ayşe Arman’a anlattığı olayın Hürriyet Daily News tarafından aktarılan bölümüne göre, IŞİD mensuplarının geride bıraktığı bir tünelde bulunan derin dondurucuyu açmaya çalıştı. Dondurucunun içine bakmak isteyen Aydın’ı Iraklı bir bomba uzmanı son anda durdurdu; düzenekte patlayıcı bulunduğu anlaşıldı. Aydın, bu olayı mesleğinde ölümle en fazla karşı karşıya kaldığı anlardan biri olarak anlatmıştı.

Tehlikeli bölgelere gitmesi onun için başlı başına bir amaç değildi. Kendisini gazeteciliğe bağlayan şeyin “gerçeği keşfetme” arzusu olduğunu söylüyordu.

Gazetecilik ödülleri ve edebiyatla kurduğu bağ

Gülden Aydın’ın haberleri meslek kuruluşları tarafından da birçok kez ödüllendirildi.

1994 yılında “Tarikatçılar Stüdyo Bastı” başlıklı haberiyle Türkiye Gazeteciler Cemiyeti Gazetecilik Başarı Ödülü aldı. 2005 yılında Hürriyet’te yayımlanan “O Gün Saat 18.00” başlıklı çalışması TGC’nin röportaj dalında ödüle değer görüldü.

2010 yılında yayımlanan “Orada Kimse Yok mu?” başlıklı haberiyle TGC’nin Çevre, Eğitim, Sağlık kategorisindeki Toplum Ödülü’nü kazandı.

2014’te Hürriyet’te yayımlanan “Şişli şifresi” başlıklı haberi ise TGC Türkiye Gazetecilik Başarı Ödülleri’nin siyasal haber dalında övgüye değer bulundu.

Gazeteciliğinin yanında edebiyatla da ilgileniyordu. Şiir, hikâye ve inceleme yazıları çeşitli yayınlarda yayımlandı. Şiirlerini “Yeryüzü Yanılgısı” adlı kitapta topladı. Kitap 1991 yılında Gölge Yayınları tarafından yayımlandı.

Son yıllarında hastalıkla mücadele etti

Gülden Aydın hayatının son yaklaşık bir buçuk yılında pankreas kanseriyle mücadele etti. Tedavisi İstanbul’daki Koç Üniversitesi Hastanesi’nde sürdürülüyordu.

Aydın, 19 Mart 2019’da yaşamını yitirdi. Dönemin haberlerinde ve Türkiye Gazeteciler Cemiyeti kayıtlarında yaşı 61 olarak belirtildi.

Vefatının ardından meslektaşları, ailesi ve basın dünyasının temsilcileri 20 Mart 2019’da Türkiye Gazeteciler Cemiyeti’nin Cağaloğlu’ndaki merkezinde düzenlenen törende bir araya geldi.

Törene dönemin Hürriyet Genel Yayın Yönetmeni Vahap Munyar ile gazetenin eski genel yayın yönetmenleri Sedat Ergin ve Ertuğrul Özkök de katıldı. Aydın’ın ağabeyi Gazi Aydın, kardeşinin tarafsız gazetecilikten taviz vermediğini ve doğruluğunu teyit etmediği bir bilgiyi haberleştirmemeye büyük önem verdiğini anlattı.

Türkiye Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Turgay Olcayto ise Aydın’ın ölümünün gazetecilik açısından büyük bir boşluk yarattığını belirterek, onun daha yapacağı çok sayıda haber bulunduğunu söyledi.

TGC’deki törenin ardından Aydın’ın cenazesi Beşiktaş Ihlamur’daki Beşiktaş Cemevi’ne götürüldü. Kızı Ceren Karşılayan ile ailesi ve meslektaşları burada taziyeleri kabul etti. Gülden Aydın daha sonra Zincirlikuyu Mezarlığı’nda toprağa verildi.

Haberin insanların hayatını değiştirebileceğine inanıyordu

Gülden Aydın’ın geride bıraktığı gazetecilik mirası, yalnızca ödüllerin veya yayımlanmış yüzlerce haberin toplamından oluşmadı.

Bir köyde çocuk yaşta evlendirilen kızların izini sürmesi, Güneydoğu’daki kadın intiharlarını araştırması, istismar dosyalarını kamuoyuna taşıması ve Musul’da çatışmanın ortasına kadar gitmesi aynı gazetecilik anlayışının farklı parçalarıydı: haberin olayları görünür hale getirebileceğine ve görünürlüğün insanların hayatında değişiklik yaratabileceğine duyduğu inanç.

2018’de TEDxReset sahnesindeki konuşmasının adı da bu yaklaşımı özetliyordu: “Umuda Yol Açalım, Hayatlar Kurtaralım.”

Öğretmenlikten muhabirliğe, dergicilikten gazete yazı işleri yöneticiliğine, ardından yeniden sahadaki uzman muhabirliğe uzanan yaşamında Gülden Aydın, haberin merkezine çoğu zaman sesi yeterince duyulmayan insanları koydu.

1958’de Divriği’de başlayan ve 19 Mart 2019’da İstanbul’da sona eren hayatının ardından geride, kadınların ve çocukların haklarına odaklanan dosyalar, çatışma bölgelerinden haberler, gazetecilik ödülleri, bir şiir kitabı ve meslektaşlarının hafızasında yaşayan güçlü bir muhabirlik geleneği kaldı.

BiziUnutma.com

Tepkiniz Nedir?

Beğen Beğen 0
Beğenme Beğenme 0
Aşk Aşk 0
Komik Komik 0
Vay Vay 0
Üzgün Üzgün 0
Kızgın Kızgın 0

Yorumlar (0)

User