Cengiz Topel kimdir? Kıbrıs semalarında şehit olan pilotun hikâyesi
Pilot Yüzbaşı Cengiz Topel'in İzmit'ten pilotluk eğitimine, 112. Filo'dan 8 Ağustos 1964 Kıbrıs görevine ve şehadetine uzanan hayatı.
Ahmet Taş | Bizi Unutma
ANKARA, TÜRKİYE — Pilot Yüzbaşı Cengiz Topel, 8 Ağustos 1964'te Kıbrıs'taki çatışmalar sırasında komuta ettiği F-100 koluyla göreve çıktı; uçağı vurulduktan sonra paraşütle kurtuldu ancak esir alınmasının ardından hayatını kaybetti.
Henüz 29 yaşındaki Topel'in ölümü, yalnız bir pilotun kaybı olarak kalmadı. Cumhuriyet döneminin ilk hava harp şehidi olarak hafızaya kazınan genç yüzbaşının adı yıllar içinde havalimanlarından okullara, caddelerden KKTC'deki anıta kadar Türkiye ve Kıbrıs'ın farklı noktalarında yaşatıldı. Anadolu Ajansı'nın arşiv çalışmasına göre Topel'in naaşı dört gün süren girişimlerin ardından Türk tarafına teslim edildi ve 14 Ağustos 1964'te İstanbul'da toprağa verildi.
İzmit'ten Kuleli Askerî Lisesi'ne uzanan çocukluk
Cengiz Topel, 2 Eylül 1934'te İzmit'te dünyaya geldi. Babası Trabzon kökenli Tekel tütün eksperi İsmail Hakkı Bey, annesi Mebuse Hanım'dı. Dört çocuklu ailenin üçüncü çocuğuydu. Babasının görevi nedeniyle çocukluğu tek bir şehirde geçmedi; Bandırma'da başladığı ilkokula Gönen'deki Ömer Seyfettin İlkokulu'nda devam etti. Kocaeli Ansiklopedisi'ndeki ayrıntılı biyografiye göre babasını 1943'te kaybetmesinin ardından ailesi İstanbul Kadıköy'e yerleşti.
Kadıköy Yeldeğirmeni'nde ilk ve orta öğrenimini tamamlayan Topel, lise eğitimine Haydarpaşa Lisesi'nde başladı. Daha sonra askerliğe yönelerek Kuleli Askerî Lisesi'ne geçti ve 1953'te mezun oldu. Ardından Kara Harp Okulu'na girdi; 30 Ağustos 1955'te asteğmen olarak mezun olup Türk Silahlı Kuvvetleri'ne katıldı.
Topel'in askerliğin içinde seçtiği yol ise gökyüzüydü. Çocukluk yıllarından itibaren havacılığa ilgi duyduğu belirtilen genç subay, Hava Kuvvetleri'ne ayrıldı. Önce İzmir Gaziemir'deki uçuş eğitimine katıldı, ardından ileri pilotaj eğitimi için Kanada'ya gönderildi. Kanada'da temel pilotaj, jet ve av pilotluğu eğitimlerinden geçti; 1957'de eğitimini tamamlayarak Türkiye'ye döndü.

Merzifon'dan 112. Filo'ya: F-100 pilotu oldu
Türkiye'ye dönüşünün ardından ilk aktif görev yerlerinden biri Merzifon'daki jet üssü oldu. Anadolu Ajansı kayıtlarında Topel'in Merzifon 5. Ana Jet Üs Komutanlığı'nda göreve başladığı, 1961'de Eskişehir 1. Ana Jet Üssü'ne atandığı ve 1963'te yüzbaşılığa yükseldiği belirtiliyor.
Eskişehir'de 112. Filo bünyesinde görev yapan Topel, dönemin önemli av-bombardıman uçaklarından F-100 Super Sabre'larla uçtu. Böylece henüz otuz yaşına gelmeden hem ileri jet eğitimi almış hem de harekât görevlerine katılabilecek seviyede yetişmiş bir savaş pilotu haline geldi.
Topel'in meslek hayatının bu bölümü, Türkiye'nin NATO üyeliğinin ardından hava kuvvetlerinin jet uçaklarına geçişinin hızlandığı döneme denk geliyordu. Eğitiminde T-6, T-33 ve F-86 gibi uçaklarla uçmuş; daha sonra F-100'e geçmişti. Kanada'da aldığı eğitim ve Türkiye'deki jet üslerinde edindiği deneyim, 1964 yazında kendisine verilecek Kıbrıs görevinin de arka planını oluşturdu.
1964 Kıbrıs krizi ve Erenköy'de ağırlaşan çatışmalar
Cengiz Topel'in son görevinin anlaşılabilmesi için 1964 yazındaki Kıbrıs krizine bakmak gerekiyor.
Birleşmiş Milletler kayıtlarına göre 1963 sonundan itibaren Kıbrıs'taki Türk ve Rum toplumları arasında yaşanan çatışmalar, 1964 boyunca farklı bölgelerde devam etti. BM Barış Gücü UNFICYP'nin tarihçesinde 5-8 Ağustos 1964 arasında Tylliria/Erenköy bölgesinde büyük çaplı çatışmaların yeniden başladığı, Türk tarafının elindeki bölgenin büyük ölçüde Erenköy'e kadar daraldığı kaydediliyor.
Türk kayıtlarına göre Rum güçleri 5 Ağustos'ta Erenköy ve Mansura çevresinde yoğun bir harekâta girişti. Bölgede çoğu Türkiye'deki üniversitelerde eğitim görürken Kıbrıs'a dönerek savunmaya katılmış yüzlerce Kıbrıslı Türk öğrenci ve mücahit bulunuyordu. Yıllar sonra Erenköy gazileri, birliklerin dar bir alana sıkıştığını ve mühimmat ile gıda sıkıntısı çekildiğini anlattı.
Türkiye, çatışmaların durdurulması amacıyla önce keşif ve uyarı uçuşlarına, ardından hava harekâtına başladı. BM kayıtları da 8 Ağustos'ta Türk savaş uçaklarının Kıbrıs hükümet güçlerine yönelik hava saldırıları gerçekleştirdiğini doğruluyor. Türkiye bu müdahaleyi Kıbrıs Türk toplumuna yönelik saldırıları durdurmaya yönelik sınırlı bir harekât olarak tanımlarken, Kıbrıs Cumhuriyeti hava saldırılarının egemenliğini ihlal ettiğini savundu. Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi 9 Ağustos'ta 193 sayılı kararla taraflara derhal ateşkes çağrısı yaptı.

8 Ağustos 1964: Cengiz Topel'in son uçuşu
Pilot Yüzbaşı Cengiz Topel, 8 Ağustos 1964'te Eskişehir'den havalanan dört uçaklık kollardan birinin komutanıydı. Hedef bölge Kıbrıs'ın kuzeybatısındaki Erenköy-Gemikonağı hattıydı. Anadolu Ajansı kayıtlarına göre Topel'in kullandığı F-100F, hücumbotlara yönelik saldırı sırasında ilk dalışını gerçekleştirdikten sonra yeniden hedefe yöneldi. İkinci dalışa hazırlanırken uçak yerden açılan ateşle vuruldu.
Kol arkadaşları uçağın durumunu fark ederek telsizden Topel'i uyardı. Daha sonra yayımlanan kayıtlarda Üsteğmen İzzet Öztarhan'ın:
“Yüzbaşım, cayır cayır yanıyorsun, atla.”
uyarısının ardından Topel'in fırlatma koltuğunu kullanarak uçağı terk ettiği ve paraşütünün açıldığı aktarılıyor.
Topel böylece uçağın düşüşünden sağ kurtuldu. Paraşütle Lefke, Gaziveren, Elye ve Çamlıköy arasındaki Peristeronori yakınlarına indi. Ancak Türk bölgelerine ulaşamadan Kıbrıs Rum güçleri tarafından yakalandı. Anadolu Ajansı'na göre olay yerine gelen üç asker Topel'i esir aldı.
Bu noktadan sonraki saatler, Cengiz Topel'in hayat hikâyesinin en tartışmalı ve en acı bölümünü oluşturuyor.
Esaretin ardından ölüm: İki farklı anlatım
Türk kaynakları Cengiz Topel'in sağ olarak esir alındığını ve daha sonra ağır işkenceye maruz bırakılarak öldürüldüğünü kaydediyor. Topel'in naaşını teslim alan Kıbrıslı Türk doktor Zihni Uzman, 2023'te Anadolu Ajansı'na verdiği röportajda vücudunda çok sayıda yara, kırık ve ezik gördüğünü, bu bulguların kendisinde Topel'in ağır işkence gördüğü kanaatini oluşturduğunu anlattı.
Rum tarafının dönemdeki açıklaması ise farklıydı. Rum makamları Topel'in yaralı halde yakalandığını, hastanede tedavi altına alındığını ve burada hayatını kaybettiğini savundu. Anadolu Ajansı'nın Topel hakkındaki arşiv dosyaları, bu iki anlatımı birlikte kayda geçiriyor.
Topel'in ölümünden sonraki günlerde naaşının Türk tarafına verilmesi için yoğun diplomatik girişimler yürütüldü. Doktor Zihni Uzman'ın anlatımına göre naaş BM Barış Gücü aracılığıyla Lefkoşa'daki Türk sağlık görevlilerine ulaştırıldı. 12 Ağustos 1964'te Türkiye'ye gönderildi.
Bu nedenle Cengiz Topel, Türk resmî hafızasında yalnız bir hava operasyonunda kaybedilen pilot değil, esir düştükten sonra şehit edilen bir asker olarak yer aldı.

Türkiye'nin şehir şehir uğurladığı 29 yaşındaki yüzbaşı
Cengiz Topel'in naaşının Türkiye'ye getirilmesinin ardından Kıbrıs, Adana, Ankara ve İstanbul'da törenler düzenlendi.
Naaşı 12 Ağustos'ta Adana'ya, buradan askerî uçakla Ankara'ya getirildi. Ardından İstanbul'a nakledildi. Ayrıntılı biyografik kayıtlara göre 14 Ağustos 1964 Cuma günü Sultanahmet Camii'ndeki cenaze törenine büyük bir kalabalık katıldı. Cenaze korteji İstanbul üzerinden Edirnekapı'ya ilerledi ve Topel, Sakızağacı Hava Şehitliği'nde toprağa verildi.
Topel henüz 30. yaş gününe ulaşmamıştı.
Türk havacılık tarihinde Osmanlı döneminde Yüzbaşı Fethi Bey, Üsteğmen Nuri Bey ve Üsteğmen Sadık Bey gibi hava şehitleri bulunmasına rağmen Cengiz Topel, kaynaklarda özellikle “Cumhuriyet döneminin ilk hava harp şehidi” olarak tanımlanıyor. Ankara Hava Kuvvetleri Müzesi'ndeki Şehitler Salonu'nda da Topel'in kişisel eşyaları diğer havacılık şehitlerinin hatıralarıyla birlikte sergileniyor.
Adı Türkiye'den Kıbrıs'a yüzlerce yerde yaşıyor
Cengiz Topel'in ölümünden sonra adı Türkiye ve Kıbrıs'ta geniş bir coğrafyaya yayıldı. Anadolu Ajansı, Türkiye'nin çeşitli şehirlerinde yüzlerce cadde, sokak, okul ve parkın Topel'in adını taşıdığını aktarıyor. KKTC'de bir yerleşim yeri ve hastane de onun adıyla anılıyor.
Doğduğu Kocaeli'deki Cengiz Topel Havalimanı bugün de onun adını taşıyor. Devlet Hava Meydanları İşletmesi kayıtlarına göre Kartepe'deki sivil-askerî havalimanı 2011'de sivil hizmete açıldı ve iç-dış hat statüsünde faaliyet gösteriyor.

Kıbrıs'taki en kapsamlı hatıra mekânlarından biri ise Lefke-Güzelyurt sahil yolunda bulunan Şehit Hava Pilot Yüzbaşı Cengiz Topel Anıtı. 1990'da ziyarete açılan alanda Topel'in paraşütle atlayışını anlatan kabartmalar, fotoğraflar, biyografik bilgiler ve düşürülen uçağından kalan parçalar bulunuyor. 2019'daki yenilemenin ardından F-100 uçağının bire bir benzeri de anıt alanına yerleştirildi.

Ankara Hava Kuvvetleri Müzesi'nin Şehitler Salonu'nda ise Cengiz Topel'e ait kişisel eşyalar ziyaretçilere açık biçimde sergileniyor. Böylece 1964'te yalnız 29 yaşında sona eren hayatın izleri hem doğduğu şehirde hem görev yaptığı kuvvetin müzesinde hem de son uçuşunu yaptığı Kıbrıs'ta korunmaya devam ediyor.
Cengiz Topel'in hikâyesini kalıcı kılan yalnızca 8 Ağustos 1964'te yaşananlar değil. İzmit'te başlayan çocukluğundan babasını erken yaşta kaybetmesine, Kuleli ve Kara Harp Okulu'ndan Kanada'daki zorlu pilotluk eğitimine, Merzifon'dan Eskişehir'deki F-100 filosuna uzanan yaklaşık 30 yıllık hayatı, genç Cumhuriyet'in yetiştirdiği ilk kuşak jet pilotlarından birinin hikâyesini de anlatıyor.
Altmış yılı aşkın süre sonra Topel'in adı hâlâ bir uçağın gövdesinde değil; havalimanlarında, okullarda, mahallelerde, hastanelerde, müzelerde ve Kıbrıs sahilindeki anıtta yaşamaya devam ediyor.
BiziUnutma.com
Tepkiniz Nedir?
Beğen
0
Beğenme
0
Aşk
0
Komik
0
Vay
0
Üzgün
0
Kızgın
0
Yorumlar (0)