Şehit Astsubay Murat Namdar: Sivas'ta yarım kalan bir hayat hikâyesi

Bando Astsubay Kıdemli Üstçavuş Murat Namdar, 23 Eylül 1995'te Sivas'ta PKK'nın yol kesme saldırısında ailesinin yanında şehit edildi.

03 Eyl 2026 - 20:38
0
Şehit Astsubay Murat Namdar: Sivas'ta yarım kalan bir hayat hikâyesi

Ahmet Taş | Bizi Unutma

SİVAS, TÜRKİYE — Astsubay Kıdemli Üstçavuş Murat Namdar, 23 Eylül 1995'te ailesiyle Erzincan'dan yola çıktığı sırada Sivas'ın Zara-İmranlı hattında PKK mensuplarının yol kesme saldırısında şehit edildi.

Namdar'ın ölümü yalnızca genç bir askerin hayatını yarıda bırakmadı. Olayı eşi Yıldız Namdar, henüz 11 aylık oğulları ve yanlarındaki aile büyükleri yaşadı; dört yıl sonra Yıldız Namdar'ın İmralı'daki yargılamada anlattıkları Türkiye'nin hafızasına kazındı. TBMM tutanakları ve dönemin basın kayıtlarına göre aynı saldırıda Murat Namdar'la birlikte dört kişi daha hayatını kaybetti.

Genç bir bando astsubayı, eş ve baba

Bozyazı Belediyesi kayıtlarında Murat Namdar'ın görevi Bando Astsubay Kıdemli Üstçavuş olarak geçiyor. Erzincan'da görev yapan Namdar'ın eşi Yıldız Namdar hemşireydi. Çiftin Buğrahan adında bir oğulları vardı ve saldırının meydana geldiği gün çocukları henüz 11 aylıktı.

Murat Namdar'ın kişiliğine ilişkin en önemli birinci el anlatımlardan biri eşine ait. Yıldız Namdar, 1999'daki İmralı duruşmasında eşinin görev yaptığı askerler arasında köken ayrımı yapmadığını ve maddi sıkıntısı olan erlere yardımcı olduğunu anlattı. Yıllar sonra yaptığı açıklamalarda da ihtiyaç sahibi askerlere kıyafet ve yol parası verdiğini hatırlattı.

Ailenin özel yaşamına ilişkin küçük bir ayrıntı ise Murat Namdar'ın ölümünden 11 yıl sonra yeniden gündeme geldi. Yıldız Namdar, eşinin kendisine sık sık çiçek getirdiğini anlatarak, “Eşim bana her gün kırmızı bir gül getirirdi” dedi. Bu hatıra, kamuoyunun çoğunlukla üniformasıyla tanıdığı genç astsubayın aile içindeki yönünü de görünür kıldı.

Namdar'ın yaşı konusunda eski arşivlerde farklı kayıtlar bulunuyor. Eşi Yıldız Namdar'ın kendi anlatımında Murat'ın şehit olduğunda 25 yaşında olduğu belirtilirken, 25 Eylül 1995 tarihli Cumhuriyet arşivinde 23 yaşında olduğu yazıldı. Erişilebilen resmî kaynaklarda kesin doğum tarihini doğrulayan ayrıntılı bir özgeçmiş bulunmadığından, doğum yılı konusunda kesin bir tarih vermek yerine bu farklılığı kayda geçirmek daha doğru görünüyor.

23 Eylül 1995: Bir aile yolculuğu saldırıya dönüştü

Murat ve Yıldız Namdar, 23 Eylül 1995'te çocukları ve aile büyükleriyle Erzincan'dan yola çıktı. Sonraki yıllarda olayı anlatan Yıldız Namdar ve gazeteci Müyesser Yıldız'ın aktardığına göre amaç, Murat Namdar'ın özlediği annesini görmek üzere Mersin'in Bozyazı ilçesine gitmekti.

Yıldız Namdar'ın 2 Haziran 1999'da mahkemede verdiği ayrıntılı ifadeye göre yol üzerinde asker kıyafeti giyen kişiler araçları durdurdu ve kimlik kontrolü yaptı. Yıldız Namdar bir terslik olduğunu fark ederek eşine, bunların terörist olabileceğini söyledi. Murat Namdar ise paniğin ailesine zarar vermemesi için sakin davranmaya çalıştı. Eşinin anlatımına göre onun yanıtı kısa oldu:

“Sakin ol hayatım, bir şey yok.”

Yıldız Namdar aynı ifadede babasının ve halasının da araçta olduğunu, yolun ilerleyen bölümünde başka araçların da durdurulduğunu ve insanların ağlamaya başladığını anlattı.

Dönemin Cumhuriyet gazetesi saldırıyı 25 Eylül 1995 tarihli nüshasında Zara-İmranlı karayolunda yol kesme eylemi olarak duyurdu. Haberde Murat Namdar ile dört kişinin silah zoruyla araçtan indirildikten sonra öldürüldüğü bildirildi.

TBMM Genel Kurulunun 15 Şubat 1996 tarihli tutanağında da olay, 1995'te Sivas bölgesinde meydana gelen önemli terör saldırıları arasında sayıldı. Tutanakta 23 Eylül günü İmranlı-Eskişik-Kanarmutlu bölgesinde bir astsubay ve dört kişinin şehit edildiği kayda geçirildi.

Aynı saldırıda beş kişi hayatını kaybetti

Olay yalnızca Namdar ailesini hedef alan tek kişilik bir saldırı değildi. Dönemin kayıtları yol kesme eyleminin başka araçlardaki insanları da kapsadığını gösteriyor.

Türkiye İnsan Hakları Vakfı'nın 1995 raporunda 23 Eylül'de Sivas-Zara'da Murat Namdar'ın yanı sıra Yılmaz Gezder, Namık Gezder, Murat Karayiğit ve H. Çetin Müftüoğlu isimleri aynı saldırının kayıpları arasında yer aldı. Cumhuriyet'in iki gün sonraki haberi de toplam beş kişinin öldürüldüğünü kaydetti.

2006 yılında Tunceli Valiliği açıklamasına dayandırılan haberlerde de saldırının aynı bilançosu aktarıldı; bazı isimlerin yazılışında eski arşivler arasında küçük farklılıklar bulunmasına rağmen bir astsubay ve dört sivilin öldürüldüğü bilgisi resmî TBMM kaydıyla da örtüşüyor.

Yıldız Namdar'ın anlatımına göre Murat Namdar araçtan indirildikten sonra götürüldü. Aile fertleri onu bırakmaları için yalvarırken saldırganlar geri adım atmadı. Murat Namdar, ailesinin bulunduğu bölgenin yakınında öldürüldü. Eşi ve henüz bir yaşına bile gelmemiş oğlu için 23 Eylül 1995, bütün yaşamlarını değiştiren tarih oldu.

İmralı'da hafızalara kazınan soru: “Biz size ne yaptık?”

Abdullah Öcalan'ın 1999 yılında İmralı'da yargılanması başladığında Yıldız Namdar da davaya müdahil olan şehit yakınları arasındaydı.

2 Haziran 1999'daki üçüncü duruşma gününde söz alan Namdar, dört yıl önce yaşadıklarını mahkeme heyetine anlattı. Dönemin Hürriyet haberine göre üç sayfalık metnini okurken zaman zaman konuşmakta zorlandı. Eşinin insanlara ayrım yapmadan yaklaştığını, askerlerine yardım ettiğini anlattıktan sonra saldırı gününe döndü.

Duruşmanın en çok hatırlanan anında Yıldız Namdar, elindeki Türk bayrağı ve eşinin fotoğrafıyla Öcalan'a dönerek:

“Biz size ne yaptık? Çok acı çekiyorum.”

diye sordu.

Öcalan'ın yanıtı “Acılarını paylaşıyorum” oldu. Hürriyet'in dönem haberine göre Mahkeme Başkanı Mehmet Turgut Okyay mendille gözlerini silerken bazı müdahil avukatları da ağlayarak salondan çıktı.

Yıldız Namdar'ın konuşmasını bitirirken kullandığı “Hayallerimi kaybettim. Sadece adalet istiyoruz” sözleri de sonraki yıllarda Murat Namdar'ın hikâyesiyle birlikte tekrar tekrar hatırlandı.

Bu duruşmadan sonra Yıldız Namdar kamuoyunda giderek daha çok “Yıldız Hemşire” adıyla anılmaya başladı. Murat Namdar'ın öldürülmesi böylece yalnızca 1995'te yaşanan bir terör saldırısının kaydı olmaktan çıktı; şehit yakınlarının yaşadığı kaybın kamuoyundaki en bilinen hikâyelerinden biri haline geldi.

Acıyı başka şehit aileleriyle dayanışmaya dönüştürdü

Murat Namdar'ın ardından Yıldız Namdar, hemşirelik yaşamını sürdürürken şehit aileleri ve çeşitli sivil toplum kuruluşlarının çalışmalarına katıldı. 2012 yılında mahkemede verdiği ifadede, eşinin ölümünden sonra terörün sona ermesine katkıda bulunmak amacıyla Bursa'daki şehit aileleri kuruluşları ve başka sivil toplum örgütleri içinde çalışmalar yaptığını anlattı.

Yıllar sonra benzer bir saldırı başka bir aileyi vurduğunda Yıldız Namdar'ın gösterdiği dayanışma da dikkat çekti. Malazgirt İlçe Jandarma Komutanı Binbaşı Arslan Kulaksız'ın 27 Temmuz 2015'te eşi ve kızının yanında şehit edilmesinin ardından Namdar, gece nöbetinden çıktıktan sonra otobüsle Merzifon'a giderek Kulaksız'ın eşi Sibel Kulaksız'a destek oldu.

Kendi yaşadığı acıyı bilen bir şehit eşinin yıllar sonra başka bir şehit ailesinin kapısını çalması, Murat Namdar'ın ardından başlayan hikâyenin aile sınırlarını aşan yönlerinden biri oldu.

Saldırıdan 11 yıl sonra gelen haber

Haziran 2006'da Tunceli'de düzenlenen bir operasyon sonrasında Namdar ailesine önemli bir haber ulaştı.

Tunceli Valiliği'nin açıklamasına dayanan haberlerde, “Cafer” kod adlı Turabi Erdoğan'ın 18 Haziran 2006'da güvenlik güçleriyle girdiği çatışmada öldürüldüğü bildirildi. Valilik, Erdoğan'ın 23 Eylül 1995'te Murat Namdar ve dört kişinin öldürüldüğü saldırıya katılan isimlerden biri olduğunu açıkladı.

Haberi dönemin Tunceli'deki askerî yetkililerinden Tümgeneral Osman Eker'in telefonla Yıldız Namdar'a bildirdiği aktarıldı. Namdar'ın ilk tepkilerinden biri:

“Adalet yerini bulmuştur.”

oldu.

O tarihte Murat Namdar öldürüldüğünde 11 aylık olan oğlu Buğra artık yaklaşık 12 yaşındaydı. Dönemin haberlerinde Buğra'nın da babasının ölümüne karışan kişinin öldürüldüğü haberini annesiyle birlikte öğrendiği aktarıldı.

Yıldız Namdar ise bu haberi eşinin mezarına bir kırmızı gül bırakarak ulaştırmak istediğini söyledi. On bir yıllık bekleyişin sonunda verilen bu mesaj, Murat Namdar'ın askeri kimliğinin yanında eş ve baba olarak hatırlanmasına da katkı sağladı.

Adı bugün Bozyazı'da yaşamaya devam ediyor

Murat Namdar'ın mezarı Mersin'in Bozyazı ilçesi Kaledibi Mahallesi Üçayak Mezarlığı'nda bulunuyor. Bozyazı Belediyesi tarafından düzenlenen anma programlarında ailesi ve yakınları mezarı başında bir araya geldi; Kur'an okundu, dualar edildi ve mezarına çiçek bırakıldı. Belediye kayıtlarında annesi, eşi Yıldız Namdar, oğlu Buğra ve kız kardeşinin de anmalara katıldığı görülüyor.

Şehidin adı aynı zamanda Bozyazı'daki bir eğitim kurumunda yaşatılıyor. Millî Eğitim Bakanlığına bağlı Şehit Murat Namdar Ortaokulu, bugün Kaledibi Mahallesi'nde eğitim faaliyetlerini sürdürüyor. İlçe Millî Eğitim Müdürlüğü kayıtlarında okul, Bozyazı'daki faal ortaokullardan biri olarak yer alıyor; okulun spor salonunda ilçedeki öğrenci ve kamu kurumları turnuvaları da gerçekleştiriliyor.

Bozyazı Belediyesi tarafından hazırlanan Bozyazı Şehitler Belgeseli de Namdar'ın hatırasını kayıt altına alan çalışmalardan biri oldu. Belediyenin açıklamasına göre belgeselde, olay sırasında yanında bulunan Yıldız Namdar, eşinin şehit edildiği günü kendi tanıklığıyla anlattı.

Murat Namdar'ın açık kaynaklarda ayrıntılı bir askerî özgeçmişi bulunmasa da resmî kayıtlar, dönem gazeteleri, mahkeme tutanakları ve ailesinin anlatımları bir araya getirildiğinde net bir hayat çizgisi ortaya çıkıyor: Erzincan'da görev yapan genç bir bando astsubayı, henüz küçük bir çocuğun babası ve ailesine kavuşmak için çıktığı yolculukta hayatı yarıda kalan bir asker.

23 Eylül 1995'te Sivas'ın Zara-İmranlı hattında sona eren bu yolculuğun üzerinden otuz yılı aşkın zaman geçti. Ancak Murat Namdar'ın adı bugün mezarındaki anmalarda, eşinin ve oğlunun hatıralarında, arşivlerde ve her sabah kapısından öğrencilerin girdiği Şehit Murat Namdar Ortaokulu'nda yaşamaya devam ediyor.

BiziUnutma.com

Tepkiniz Nedir?

Beğen Beğen 0
Beğenme Beğenme 0
Aşk Aşk 0
Komik Komik 0
Vay Vay 0
Üzgün Üzgün 0
Kızgın Kızgın 0

Yorumlar (0)

User