Mehmet Selim Kiraz kimdir? Şehit savcının adalet yolundaki hayatı
Mehmet Selim Kiraz’ın Siirt’ten savcılığa uzanan hayatı, Berkin Elvan soruşturması, 31 Mart 2015 saldırısı ve ardından yaşatılan hatırası.
Ahmet Taş | Bizi Unutma
İSTANBUL, TÜRKİYE — İstanbul Cumhuriyet Savcısı Mehmet Selim Kiraz, 31 Mart 2015’te görev yaptığı Çağlayan’daki İstanbul Adalet Sarayı’nda DHKP-C üyeleri tarafından rehin alındıktan sonra düzenlenen silahlı saldırıda 46 yaşında şehit oldu.
Siirt’in bir köyünde başlayan hayatı Mersin’de terzi çıraklığına, İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesine ve Türkiye’nin farklı şehirlerindeki savcılık görevlerine uzanan Kiraz, ölümünden önce Berkin Elvan’ın hayatını kaybetmesine ilişkin soruşturmayı yürütüyordu. Şehadetinden sonra adı İstanbul Adliyesinin yerleşkesine, kütüphanelere, caddelere ve çeşitli kurumlara verildi; hukuk camiasında görev başında hayatını kaybeden yargı mensuplarının sembol isimlerinden biri haline geldi.
1969: Siirt’te başlayan hayat, Mersin’de geçen öğrencilik yılları
Mehmet Selim Kiraz 1969 yılında Siirt’e bağlı Karaboğaz köyünde dünyaya geldi. Hakkı ve Saadet Kiraz çiftinin altı çocuğundan tek erkek evladıydı. Ailesi daha sonra Mersin’e taşındı ve Kiraz’ın eğitim hayatının önemli bölümü burada geçti.
Mersin İmam Hatip Lisesinde eğitim gören Kiraz’ın öğrencilik yılları ekonomik güçlüklerle geçti. Anadolu Ajansının aile ve yakınlarının anlatımlarından derlediği biyografiye göre genç Kiraz, okuluna devam ederken bir yandan terzi çıraklığı yaparak aile bütçesine katkı sağlamaya çalışıyordu. Okul ve işi birlikte sürdüren bu dönem, ilerleyen yıllarda onun yaşam öyküsünde sıkça hatırlanan ayrıntılardan biri oldu.
Lise eğitiminden sonra İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesini kazandı. Hukuk öğrenimini tamamlayan Kiraz, 1994 yılında mezun oldu. Bir yıl sonra, 1995’te Mersin’de hâkim adayı olarak meslek hayatına başladı.
Yakın çevresinin anlatımlarına göre Kiraz yalnız hukukla ilgilenmiyordu. Geleneksel hat sanatına ilgi duyuyor, meslek hayatının dışında sanatla da ilgileniyordu. Evli olan Mehmet Selim Kiraz’ın iki çocuğu vardı.
1995–2014: Anadolu’nun farklı şehirlerinde savcılık görevleri
Mehmet Selim Kiraz’ın yargı mesleğindeki yaklaşık 20 yıllık kariyeri Türkiye’nin farklı bölgelerinde geçti.
1995 yılında Mersin’de hâkim adayı olarak göreve başladıktan sonra sırasıyla Erzincan, Çayır, Karaman, Kazım Karabekir, Iğdır ve Osmaniye’de Cumhuriyet Savcılığı görevlerinde bulundu.
Kiraz, 2010 yılında Gaziosmanpaşa Cumhuriyet Savcılığına atandı. Burada yaklaşık dört yıl görev yaptı. Ardından 2014’te İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı bünyesinde bulunan Memur Suçları Bürosunda görevlendirildi. TBMM tarafından yayımlanan biyografik kronoloji de 2010’da Gaziosmanpaşa, 2014’te ise İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı görevlerini kayda geçiriyor.
Bu görev, onu kısa süre sonra Türkiye kamuoyunun yakından takip ettiği önemli bir soruşturmanın savcısı haline getirdi.
Berkin Elvan soruşturmasını beşinci savcı olarak devraldı
Mehmet Selim Kiraz, Gezi Parkı odaklı olaylar sırasında yaralanan ve hastanede 269 gün süren tedavinin ardından 11 Mart 2014’te hayatını kaybeden Berkin Elvan’ın ölümüne ilişkin soruşturmayı devraldı.
Kiraz, dosyada görev yapan beşinci savcıydı. Anadolu Ajansının aktardığına göre soruşturma kapsamında Adli Tıp Kurumu ve Ulusal Kriminal Bürodan raporlar alınmasını sağladı ve dosyadaki delillerin değerlendirilmesi için çalışmalar yürüttü.
Soruşturmanın amacı, Elvan’ın yaralanmasına ilişkin olayda sorumluluğu bulunan kişi veya kişilerin belirlenmesiydi. Kiraz’ın bu dosyadaki görevi, 31 Mart 2015’te yaşanacak saldırının da merkezinde yer aldı.
Babası Hakkı Kiraz, 2026 yılında Anadolu Ajansına yaptığı açıklamada, oğluyla baktığı dosyalar ve görev güvenliği üzerine geçmişte konuştuğunu anlattı. Hakkı Kiraz’ın aktarımına göre oğlu, önüne gelen dosyada kişilerin kimliğine değil belgelere ve hukuka göre hareket etmesi gerektiğini söylüyordu.
31 Mart 2015: Makam odasında başlayan rehine krizi
31 Mart 2015 Salı günü, Mehmet Selim Kiraz her zamanki gibi Çağlayan’daki İstanbul Adalet Sarayında görev başındaydı.
Soruşturma ve daha sonraki dava dosyalarında yer alan bilgilere göre DHKP-C üyeleri Şafak Yayla ve Bahtiyar Doğruyol, farklı girişlerden adliye binasına girdi. Şüphelilerden birinin avukat cübbesi kullandığı ve sahte kimlikle içeri girdiği kayıtlara geçti. İki kişi daha sonra adliyenin altıncı katındaki Mehmet Selim Kiraz’ın makam odasına ulaştı ve savcıyı rehin aldı.
Anadolu Ajansı, rehine olayını saat 13.56’da kamuoyuna duyurdu.
Olayın ardından İstanbul Adalet Sarayında geniş güvenlik önlemleri alındı. Kiraz’ın bulunduğu kat boşaltılırken güvenlik güçleri ve müzakere ekipleri savcının sağ olarak kurtarılması için saatler boyunca çalışma yürüttü.
Yaklaşık sekiz saat süren rehine krizi sırasında savcının ailesi, meslektaşları ve kamuoyu adliyeden gelecek haberi bekledi.
Akşam saatlerinde makam odasından silah seslerinin duyulmasının ardından güvenlik güçleri operasyon düzenledi. Şafak Yayla ile Bahtiyar Doğruyol operasyon sırasında etkisiz hale getirildi. Ağır yaralanan Mehmet Selim Kiraz ise ambulansla hastaneye götürüldü.
İstanbul İl Sağlık Müdürlüğü o gece Kiraz’ın doktorların bütün müdahalelerine rağmen kurtarılamadığını açıkladı.
Mehmet Selim Kiraz, 46 yaşında görev başında şehit oldu.
1 Nisan 2015: Eyüp Sultan’da son yolculuğuna uğurlandı
Kiraz için ertesi gün önce görev yaptığı Çağlayan’daki İstanbul Adalet Sarayında tören düzenlendi.
Ardından cenazesi Eyüp Sultan Camisi’ne getirildi. Cenaze törenine eşi Yasemin Kiraz, çocukları Muhammet Hakkı ve Pelin Kiraz, babası Hakkı Kiraz ve diğer aile fertlerinin yanı sıra dönemin devlet yöneticileri, yargı mensupları, avukatlar ve çok sayıda vatandaş katıldı.
Cenaze namazının ardından Mehmet Selim Kiraz Eyüp Mezarlığı’nda toprağa verildi.
Babası Hakkı Kiraz, oğlunun ardından yaptığı açıklamada yaşadığı büyük acıya rağmen onun görevini “namusuyla, alnının akıyla” yaptığını belirterek ailesinin inancına vurgu yaptı.
Olay yalnızca bir savcının yaşamını kaybetmesi olarak değil, bir yargı mensubunun görev yaptığı adliye binasında hedef alınması nedeniyle hukuk ve güvenlik çevrelerinde de uzun süre tartışıldı.
Saldırının ardından soruşturma ve dava süreci
Mehmet Selim Kiraz’ın şehit edilmesinin ardından saldırının hazırlanmasında, silah temininde ve örgütsel bağlantılarında rol aldığı değerlendirilen kişilere yönelik soruşturma yürütüldü.
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının soruşturmasında saldırının DHKP-C faaliyeti çerçevesinde önceden planlandığı değerlendirmesine yer verildi ve 14 kişi hakkında iddianame hazırlandı. Dokuz firari şüpheli hakkında yakalama kararı çıkarıldı.
İstanbul 27. Ağır Ceza Mahkemesinde görülen davada karar 11 Temmuz 2019’da açıklandı.
Sanıklar Mustafa Koçak ve Murat Canım, “Anayasa’yı ihlal” suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırıldı. Mahkeme ayrıca iki sanığa Kiraz’ın şehit edilmesine ilişkin “kasten öldürmeye yardım”, “kamu görevlisini silahla hürriyetinden yoksun kılma” ve silah suçlarından toplam 42’şer yıl hapis cezası verdi. Diğer bazı sanıklar da terör örgütüne yardım suçundan çeşitli hapis cezalarına mahkûm edildi.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 2019’da kararları hukuka uygun buldu. Dosyanın Yargıtay’a taşınmasının ardından Yargıtay 16. Ceza Dairesi, 3 Temmuz 2020’de dört sanık hakkındaki hapis cezalarını onadı. Sanıklardan Mustafa Koçak’ın yargılama sürecinde hayatını kaybetmesi nedeniyle hakkındaki hüküm bozuldu ve dava daha sonra düşürüldü.
Adı İstanbul Adliyesinden memleketi Siirt’e kadar yaşatıldı
Mehmet Selim Kiraz’ın adı ölümünün ardından Türkiye’nin farklı bölgelerinde okul, cadde, kütüphane, konferans salonu ve başka kamusal alanlara verildi.
Görev yaptığı İstanbul Adliyesinin resmî belgelerdeki adresi bugün “İstanbul Adalet Sarayı Şehit Mehmet Selim Kiraz Yerleşkesi” olarak geçiyor. Adliyede onun adını taşıyan bir kütüphane de bulunuyor.
Doğduğu Siirt’te Adalet Sarayının bulunduğu cadde de Şehit Savcı Mehmet Selim Kiraz Caddesi adını taşıyor.
Kırıkkale Üniversitesinde oluşturulan Şehit Cumhuriyet Savcısı Mehmet Selim Kiraz Hatıra Ormanı da onun adına yapılan çalışmalardan biri oldu.
Babası Hakkı Kiraz’ın 2026’da anlattığına göre Türkiye’nin farklı şehirlerinden aileler çocuklarına “Mehmet Selim” adını verdiklerini söylemek için kendisini aramaya devam ediyor. Hakkı Kiraz, kendileri açısından bir şehit ailesini teselli eden en önemli şeylerden birinin “unutulmamak” olduğunu ifade etti.
2026: Şehadetinin 11. yılında makam odasında yeniden anıldı
Mehmet Selim Kiraz, 31 Mart 2026’da şehadetinin 11. yılında görev yaptığı İstanbul Adalet Sarayında yeniden anıldı.
Adalet Sarayının atrium alanında düzenlenen törende yargı mensupları ve kamu görevlileri bir araya geldi. Törenin ardından Kiraz’ın şehit edildiği altıncı kattaki makam odasına çıkıldı; çalışma masasının üzerine karanfiller bırakıldı, Kur’an-ı Kerim okundu ve dua edildi.
Daha sonra Mehmet Selim Kiraz’ın Eyüpsultan Mezarlığı’ndaki kabri ziyaret edildi.
Aradan 11 yıl geçmesine rağmen makam odası, çalışma masası ve fotoğrafı onun görev yaptığı adliyedeki yerini koruyor. Babası Hakkı Kiraz da 2026’daki anmada oğlunu manevi olarak hiçbir zaman kendisinden ayrı görmediğini söyledi.
Mehmet Selim Kiraz’ın hayatı, Siirt’in Karaboğaz köyünde başlayıp Mersin’de terzi çıraklığıyla devam eden; hukuk fakültesinden Anadolu’nun farklı şehirlerindeki savcılık görevlerine ve İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığına uzanan bir yaşam öyküsüydü.
Yaklaşık 20 yıl boyunca yargı teşkilatında görev yaptı.
Son çalışma günü de diğer günlerden farklı başlamamıştı.
31 Mart 2015 sabahı evinden çıktı, İstanbul Adalet Sarayındaki makamına gitti ve önündeki soruşturma dosyaları üzerinde çalışmaya başladı.
Ancak o gün makamından evine dönemedi.
Bugün onun adı görev yaptığı İstanbul Adalet Sarayı Şehit Mehmet Selim Kiraz Yerleşkesi’nde, memleketindeki bir caddede, hatıra ormanlarında, kütüphanelerde ve kendisinden sonra dünyaya gelen çocukların isimlerinde yaşamaya devam ediyor.
BiziUnutma.com
Tepkiniz Nedir?
Beğen
0
Beğenme
0
Aşk
0
Komik
0
Vay
0
Üzgün
0
Kızgın
0
Yorumlar (0)