Vasfi Çakıroğlu kimdir? AK Parti'nin İzmir'deki kurucu isimlerinden

İzmirli iş insanı Vasfi Çakıroğlu'nun İZTO, KONVAK, TOBB ve AK Parti'nin İzmir'deki kuruluş sürecinden Güzelbahçe İlçe Başkanlığına uzanan hayatı.

03 Eyl 2026 - 20:12
0
Vasfi Çakıroğlu kimdir? AK Parti'nin İzmir'deki kurucu isimlerinden

Ahmet Taş | Bizi Unutma

İZMİR, TÜRKİYE — İzmir iş dünyası, sivil toplum ve siyasetin kesişiminde uzun yıllar etkin olan Vasfi Çakıroğlu, AK Parti'nin İzmir'deki kuruluş çalışmalarından Güzelbahçe İlçe Başkanlığına uzanan çok yönlü bir yaşam sürdü.

İzmir Ticaret Odası'nda muhalif çıkışları, Konyalılar Vakfı'ndaki projeleri, uluslararası ticaret girişimleri ve farklı siyasi çevrelerle kurduğu ilişkilerle tanınan Çakıroğlu, 16 Şubat 2018'de 55 yaşında hayatını kaybetti. Cenazesinde AK Parti ve CHP'den isimlerin aynı safta yer alması, yaşamı boyunca farklı siyasi ve toplumsal çevrelerle kurduğu ilişkinin son göstergelerinden biri oldu.

Kemeraltı'ndan uluslararası iş dünyasına uzanan bir hayat

Gazeteci Yusuf İnan'ın 5 Mart 2011'de kaleme aldığı ve daha sonra Şehitler Ölmez'de yeniden yayımlanan biyografik portreye göre Vasfi Çakıroğlu, İzmir'in merkezinde yetişen bir isimdi. Kahramanlar İlkokulu, Alsancak Ortaokulu ve Atatürk Lisesi'nde öğrenim gördü; yükseköğrenimini Dokuz Eylül Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Çalışma Ekonomisi ve Endüstri İlişkileri Bölümü'nde tamamladı.

Çakıroğlu'nun İzmir'le ilişkisi yalnızca eğitim hayatıyla sınırlı değildi. Aynı portrede gençlik ve iş yaşamının önemli bölümünün Kemeraltı, Çankaya ve Mimar Kemalettin çevresindeki esnaf dünyasında geçtiği aktarılıyor. Bu ortam, onun daha sonraki yıllarda sanayicilerden esnafa, oda yöneticilerinden gazetecilere kadar geniş bir çevreyle rahat ilişki kurabilen yapısının temellerinden biri olarak anlatılıyor.

İş yaşamı kısa sürede Türkiye sınırlarını aştı. İnan'ın aktardığı biyografik bilgilere göre Çakıroğlu 1988-1990 arasında Ege Tekstil İhracatçı Birlikleri Yönetim Kurulu'nda görev aldı; 1990'da Almanya'daki Alman-Türk İşadamları Derneği ATİAD'ın, 1994'te ise Kazakistan'daki KATİAD'ın kuruluş çalışmalarında yer aldı. Almanya, Kazakistan ve Çin'de dönem dönem yaşayarak ticari ilişkiler geliştirdi.

Bu uluslararası bakış daha sonra Irak'a yöneldi. 2010'da Erbil, Duhok ve Süleymaniye'de incelemeler yapan Çakıroğlu, bölgedeki vali, belediye başkanı ve ticaret odası yöneticileriyle görüşerek İzmirli şirketlerin Irak pazarına daha fazla açılması gerektiğini savundu. Yeni Asır'a yaptığı açıklamada, İzmirli iş insanlarının bölgede oluşan fırsatları kaçırmaması gerektiğini söyledi.

Aynı yıl Konyalılar Vakfı üzerinden Erbil'den 56 kişilik iş insanı heyetini İzmir'e getirdi. İzmirli şirketlerle yapılan ikili görüşmelerde elektrik ve elektronik sektöründe beş bayilik anlaşmasının imzalandığı, başka şirketler arasında da ticari görüşmelerin başladığı bildirildi.

İzmir Ticaret Odası'nda güçlü ve tartışmalı bir muhalefet

Vasfi Çakıroğlu'nun İzmir kamuoyunda en çok tanındığı alanlardan biri İzmir Ticaret Odası oldu. İki dönem İZTO Meclis Üyeliği yaptığı belirtilen Çakıroğlu, özellikle oda bütçesi, taşınmazlar, harcamalar ve yönetimin aldığı kararlar konusunda sert denetim talep eden bir profil çizdi. Yusuf İnan'ın 2011 tarihli portresinde Çakıroğlu, dönemin İZTO Başkanı Ekrem Demirtaş'ın uygulamalarını yakından takip eden ve yanlış bulduğu konuları meclis gündemine taşıyan isimlerden biri olarak anlatılıyor.

2006'da İZTO'nun Portekiz Sinagogu'nda Sabetay Sevi'ye ilişkin bir müze kurulmasını gündemine alması üzerine çıkan tartışmalarda Çakıroğlu da projeye karşı çıkan meclis üyeleri arasında yer aldı. Konu dönemin ulusal basınında geniş biçimde tartışıldı.

Çakıroğlu ile Demirtaş arasındaki gerilim daha sonraki yıllarda oda mülkleri ve harcamalar üzerinden devam etti. Kasım 2010'daki İZTO Meclisi'nde Çakıroğlu, bazı oda mülklerinin uzun süre düşük bedelle veya bedelsiz kullandırıldığı yönünde iddialarda bulunurken, Demirtaş bu suçlamalara sert yanıt verdi. Taraflar arasındaki çatışma zamanla yargıya da taşındı.

2013'te İzmir 12. Asliye Hukuk Mahkemesi, Demirtaş'ın açtığı manevi tazminat davasında Çakıroğlu'nun 5 bin TL tazminat ödemesine karar verdi. Bu karar, İZTO'daki uzun süreli siyasi ve kurumsal gerilimin hukuki boyutlarından birini oluşturdu.

Ancak Çakıroğlu, İZTO tartışmalarından yıllar sonra dahi oda yönetimine yönelik eleştirilerini sürdürdü. 2017'de yeniden İZTO Meclis Üyeliğine adaylığını açıklarken, odanın yeni hizmet binasının harcamalarının kamuoyuyla paylaşılmasını istedi ve şeffaflık çağrısı yaptı.

Konyalılar Vakfı'nı klasik hemşehri derneğinin ötesine taşımak istedi

Çakıroğlu'nun sivil toplum yaşamında en önemli kurumlardan biri Ege Bölgesi Konyalılar Kültür ve Yardımlaşma Vakfı oldu.

Kendi anlatımına göre vakfın kuruluş çalışmalarına 1990'lı yıllarda katıldı. 3 Nisan 2010'da yapılan genel kurulda Doç. Dr. Oğuzhan Altay'ın 32 oyuna karşılık 58 oy alarak vakıf başkanlığına seçildi.

Başkanlık görevine geldikten sonra klasik hemşehri örgütlenmesinden farklı bir model ortaya koymaya çalıştı. Vakfın üye tabanını genişletmek, Konyalı olmayanları fahri üye kabul etmek ve farklı meslek gruplarını ortak ekonomik projelerde buluşturmak istedi.

Yeni Asır'a verdiği röportajda, vakfın yalnızca yardım dağıtan bir yapı olarak görülmemesi gerektiğini savundu. Kalıcı gelir oluşturacak yatırımlar, sosyal tesisler ve ortak mesleki platformlar üzerinde çalışacaklarını açıkladı. Ayrıca vakfın kapılarının İzmir'e hizmet etmek isteyen herkese açık olduğunu söyledi.

Bu yaklaşım Çakıroğlu'nun siyasete bakışına da yansıyordu. 2011 genel seçimleri öncesinde Konya kökenli sivil toplum kuruluşlarının yaptığı toplantıda, oluşturulacak güç birliğinin bütün sivil toplum kuruluşlarına ve bütün siyasi partilere açık olacağını açıklaması dikkat çekti.

İnan'ın 2011 tarihli portresinde de Çakıroğlu'nun farklı siyasi görüşlerden insanlarla, STK yöneticileriyle, bürokratlarla, sanayicilerle, gazetecilerle ve iş insanlarıyla doğal biçimde ilişki kurabildiği vurgulanıyor. Bu özellik, daha sonraki siyasi yaşamında da kendisini gösterdi.

AK Parti'nin İzmir'deki kuruluş çalışmalarında ofisi buluşma noktasıydı

Çakıroğlu'nun siyasi yaşamındaki en dikkat çekici dönemlerden biri AK Parti henüz kurulmadan önce başladı.

Yusuf İnan'ın döneme ilişkin kişisel tanıklıklarını aktardığı yazılara göre, Recep Tayyip Erdoğan ve arkadaşlarının Necmettin Erbakan'ın liderliğindeki siyasi hareketten ayrılarak “yenilikçiler” adıyla yeni bir siyasi yapılanmaya yöneldiği günlerde İzmir'deki bazı ilk toplantılar Vasfi Çakıroğlu'nun ofisinde gerçekleştirildi.

İnan'ın başka bir yazısında, AK Parti'nin kuruluşundan önce Prof. Dr. Mehmet Aydın ile İzmir'de yeni siyasi oluşumda yer alabilecek isimler üzerine yapılan görüşmede İsmail Katmerci, Mehmet Aydoğan, Işılay Saygın, Yıldırım Ulupınar, Hasan Dayhan ve Vasfi Çakıroğlu gibi isimlerin değerlendirildiği aktarılıyor. Aynı anlatıma göre İzmir örgütlenmesine ilişkin toplantıların bir bölümü yine Çakıroğlu'nun ofisinde yapıldı.

Bu nedenle Çakıroğlu, yalnızca daha sonraki yıllarda partiye katılmış bir ilçe yöneticisi değil, AK Parti'nin İzmir'deki kuruluş ve ilk örgütlenme sürecinde rol alan kurucu isimlerden biri olarak anıldı.

Siyasetle ilişkisi ise AK Parti'den çok daha eskiydi. 2011 tarihli biyografik portreye göre 1998-2001 yılları arasında Anavatan Partisi İzmir İl Başkan Yardımcılığı görevinde bulundu. Siyasetin dışında Altınordu ve Bucaspor'da başkan yardımcılığı gibi spor yöneticiliği görevleri de üstlendi.

Milletvekilliği ve Güzelbahçe için siyaset yaptı

Çakıroğlu, 2011 genel seçimleri öncesinde AK Parti İzmir 1. Bölge milletvekili aday adaylığına başvurdu. Dönemin aday listelerinde adı resmen yer aldı.

Aday adaylığını açıklarken özellikle parti taassubunun aşılması gerektiğini savundu. İzmir'deki sorunların siyasi ayrışmalar yerine ekip çalışmasıyla çözülebileceğini belirterek vatandaşların sorunlarına parti ayrımı yapılmadan yaklaşılması gerektiğini söyledi.

Bu yaklaşım onun farklı siyasi görüşlerle ilişki kurabilen karakterini de yansıtıyordu.

Yerel siyasetteki ikinci büyük girişimi 2013'te geldi. AK Parti'nin Güzelbahçe'deki ilk resmî belediye başkan aday adaylığı başvurusunu yaptı. Metro hattının Güzelbahçe'ye kadar uzatılması, Bostanlı-Karşıyaka-Güzelbahçe arasında deniz ulaşımının kurulması, ilçenin üniversite ve gençlik merkezi haline getirilmesi gibi projeler açıkladı.

Çakıroğlu bu süreçte “fanatik parti zihniyetinin” geride bırakılması gerektiğini belirterek yerel hizmetlerin siyasi kimlikten önce gelmesi gerektiğini savundu. Güzelbahçe'deki çevre örgütleriyle, üreticilerle ve mahalle temsilcileriyle görüşmeler yaptı; organik üretici pazarlarının artırılması ve çevrenin korunması gibi başlıkları gündeme taşıdı.

2014 seçimlerinde belediye başkan adayı gösterilmedi ancak Güzelbahçe siyasetinden kopmadı.

Aralık 2016'da AK Parti Genel Merkezi tarafından Güzelbahçe İlçe Başkanı olarak görevlendirildi. Ocak 2017'de de Çakıroğlu başkanlığındaki yeni ilçe yönetimi Genel Merkez tarafından onaylandı.

“Sıradışı” olarak anılmasına yol açan projeleri vardı

Çakıroğlu'nun yaşamını yakından izleyenlerin üzerinde durduğu özelliklerden biri, uygulanması güç görünen projeleri dahi tartışmaya açmasıydı.

Yusuf İnan'ın 2011 tarihli portresinde Çakıroğlu'nun en önemli özelliklerinden biri “olmaz” sözcüğünü kolay kabul etmemesi olarak anlatılıyor. İzmir Körfezi'nin uluslararası bir turizm merkezine dönüştürülmesi, İzmir'in farklı bir ekonomik statüye kavuşturulması ve Mimar Kemalettin'deki moda sektörünün Bağdat'a açılması gibi projeler üzerinde çalıştığı aktarılıyor.

Konyalılar Vakfı döneminde ortaya koyduğu dikkat çekici projelerden biri de “Dünya Barış Üniversitesi” fikriydi. İnan'ın aktardığına göre proje, farklı ülkelerden başarılı öğrencilerin İzmir'de kurulacak bir üniversitede eğitim görmesini öngörüyordu; Çakıroğlu projeyi dünyadaki çok sayıda devlet başkanına mektupla anlatmaya çalıştı.

Onun yönteminin yalnızca fikir üretmek değil, farklı çevreleri aynı masaya getirmek olduğu görülüyordu. Konyalılar Vakfı'nda iş insanlarını bir araya getirmesi, Iraklı yöneticiler ve iş dünyasıyla İzmir arasında köprü kurmaya çalışması ve siyasette parti ayrımı yapılmaması gerektiğini sürekli vurgulaması bu çizginin parçalarıydı.

Farklı siyasi görüşlerin “Vasfi ağabeyi” olarak anıldı

Çakıroğlu'nun kişisel ilişkilerindeki en dikkat çekici özelliklerden biri, siyasi kimliğinin sosyal ilişkilerinin önüne geçmemesiydi.

Yusuf İnan, yıllar sonra yeniden yayımladığı portresinde Çakıroğlu'nu statü farkı gözetmeden insanlarla ilişki kurabilen, iş dünyasının en üst kesimleriyle olduğu kadar sıradan esnaf ve vatandaşlarla da aynı doğallıkla iletişim kuran biri olarak anlatıyor. İnan'ın tanıklığına göre Çakıroğlu'nun çevresinde farklı siyasi eğilimlerden siyasetçiler, oda yöneticileri, bürokratlar, iş insanları ve gazeteciler bulunuyordu.

Bu anlatımı destekleyen en somut görüntülerden biri ölümünden sonra ortaya çıktı.

Kanser tedavisi gören Vasfi Çakıroğlu, 16 Şubat 2018 akşamı, AK Parti Güzelbahçe İlçe Başkanlığı görevini sürdürürken hayatını kaybetti. Evli ve iki çocuk babası olan Çakıroğlu aynı dönemde TOBB Türkiye İnşaat Yapımcıları Meclisi Üyesi olarak da görev yapıyordu.

17 Şubat'taki cenaze töreninde siyasi rakipler aynı safta buluştu. İzmir Valisi Erol Ayyıldız, AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Hamza Dağ, AK Parti milletvekilleri ve yöneticilerinin yanında CHP İzmir Milletvekili Musa Çam, CHP'li Güzelbahçe Belediye Başkanı Mustafa İnce ve CHP Güzelbahçe İlçe Başkanı Kazım Çam da törene katıldı.

Naaşı Güzelbahçe'de kılınan cenaze namazının ardından Güzelbahçe Mezarlığı'nda toprağa verildi.

Vasfi Çakıroğlu'nun geride bıraktığı yaşam öyküsü tek bir başlık altında toplanabilecek türden değildi. Kemeraltı esnaflığından uluslararası ticarete, İzmir Ticaret Odası'ndaki sert muhalefetten sivil toplum çalışmalarına, Anavatan Partisi'nden AK Parti'nin İzmir'deki kuruluş dönemine, milletvekili ve belediye başkan aday adaylıklarından Güzelbahçe İlçe Başkanlığına kadar farklı alanlarda yer aldı.

Onu yakından tanıyanların aktardığı portrede ise bütün bu görevlerin önüne geçen başka bir özellik vardı: insanlarla temas kurabilmesi. Siyasi görüşü, ekonomik durumu veya toplumsal konumu ne olursa olsun farklı insanları aynı çevrede buluşturabilmesi, Çakıroğlu'nun İzmir'de bıraktığı kişisel hafızanın önemli bir parçası oldu.

İş dünyasında proje geliştiren, oda yönetimini eleştirmekten çekinmeyen, siyasette farklı görüşlerle diyaloğu savunan ve zaman zaman gerçekleşmesi güç görünen fikirlerin peşinden giden Vasfi Çakıroğlu, 55 yıllık yaşamının önemli bölümünü İzmir'in ekonomik ve toplumsal meseleleriyle iç içe geçirdi.

Kendisini 2011'de “sıradışı bir İzmirli” olarak tanımlayan Yusuf İnan'ın yıllar sonra yeniden yayımladığı yazı da Çakıroğlu'nun yalnızca görevlerini değil, çevresindeki insanlarda bıraktığı kişisel izi kayda geçiren tanıklıklardan biri olarak kaldı.

BiziUnutma.com

Tepkiniz Nedir?

Beğen Beğen 0
Beğenme Beğenme 0
Aşk Aşk 0
Komik Komik 0
Vay Vay 0
Üzgün Üzgün 0
Kızgın Kızgın 0

Yorumlar (0)

User