İyi ki varsın Eren: Şehit Eren Bülbül’ün unutulmayan hikâyesi

Trabzon’un Maçka ilçesinde 15 yaşında şehit edilen Eren Bülbül’ün hayatı, Ferhat Gedik’le kesişen hikâyesi ve “İyi ki varsın Eren” mirası.

03 Eyl 2026 - 19:56
0
İyi ki varsın Eren: Şehit Eren Bülbül’ün unutulmayan hikâyesi

Ahmet Taş | Bizi Unutma

TRABZON, TÜRKİYE — Trabzon’un Maçka ilçesinde 11 Ağustos 2017’de PKK’lı teröristlerin saldırısında 15 yaşında şehit olan Eren Bülbül, aradan dokuz yıl geçmesine rağmen “İyi ki varsın Eren” sözüyle Türkiye’nin hafızasında yaşamayı sürdürüyor.

Henüz çocuk yaşta ailesine destek olmak için çalışan, Trabzonspor sevgisiyle tanınan ve güvenlik güçlerine gördüklerini anlatmasının ardından çıktığı yolculuktan dönemeyen Eren’in hayatı, aynı saldırıda onu korumaya çalışırken şehit olan Jandarma Astsubay Kıdemli Başçavuş Ferhat Gedik’in hikâyesiyle birleşti. Eren’in ölümünden önce sosyal medyada yazdığı birkaç kelime ise yıllar içinde milyonların kullandığı bir anma cümlesine dönüştü.

1 Ocak 2002: Maçka’da başlayan kısa bir hayat

Eren Bülbül, Ayşe ve Hasan Bülbül çiftinin çocuğu olarak 1 Ocak 2002’de Trabzon’un Maçka ilçesinde dünyaya geldi. Çocukluğu, ilçeye bağlı Köprüyanı Mahallesi’ndeki tek katlı aile evinde geçti.

Anadolu Ajansı’nın derlediği bilgilere göre Eren, Köprüyanı İlkokulu ile Çatak İlköğretim Okulu’nda eğitim gördükten sonra Maçka Anadolu İmam Hatip Lisesi’ne devam etti. Kalabalık bir ailede büyüdü; annesi ve 12 kardeşiyle birlikte ekonomik güçlüklerin yaşandığı bir hayatın içindeydi.

Eren’in yaşamındaki önemli kırılmalardan biri 2016 yılında babası Hasan Bülbül’ün vefatı oldu. Babasının ölümünün ardından henüz lise çağındaki Eren, okuldan kalan zamanlarında köy ve yaylalarda yevmiye karşılığı bahçe işlerinde çalışmaya başladı. Kazandığı parayla ailesinin geçimine katkıda bulunmaya çalışıyordu.

Çevresindeki insanların anlattıklarında Eren’in başka bir tutkusu daha öne çıkıyordu: Trabzonspor. Bordo-mavili takıma bağlılığı, daha sonra onun adına yapılan anmalarda da unutulmadı; mezarını ziyaret edenlerin bıraktıkları eşyalar arasında çeşitli futbol kulüplerinin atkıları da yer aldı.

Sosyal medyada daha sonra milyonlarca kişinin gördüğü, sırtında odun taşırken çekilmiş fotoğrafı da Eren’in çocuk yaşta üstlendiği sorumlulukların simgelerinden biri haline geldi.

11 Ağustos 2017: Ayak izlerini göstermek isterken kurulan pusu

Eren Bülbül’ün hayatını değiştiren olaylar Maçka’nın Köprüyanı Mahallesi’nde meydana geldi.

Soruşturma dosyasına ilişkin basına yansıyan bilgilere göre Bülbül ailesine ait evde hırsızlık meydana gelmesinin ardından güvenlik güçleri bölgede inceleme başlattı. Eren, olay yerine yakın noktada bazı ayak izleri gördüğünü söyledi ve görevlilere bu izlerin bulunduğu yeri göstermek istedi.

11 Ağustos 2017’de Eren ile güvenlik görevlileri bölgede ilerlerken ormanlık alanda bulunan PKK mensupları tarafından ateş açıldı.

O gün henüz 15 yaşında olan Eren ağır yaralandı. Karadeniz Teknik Üniversitesi Farabi Hastanesi’ne kaldırıldı ancak yapılan müdahalelere rağmen hayatını kaybetti. Aynı saldırıda Jandarma Astsubay Kıdemli Başçavuş Ferhat Gedik de şehit oldu.

Bir gün sonra, 12 Ağustos 2017’de, Eren için Maçka Merkez Camisi’nde cenaze töreni düzenlendi. İkindi vakti kılınan cenaze namazının ardından Eren, çocukluğunu geçirdiği Köprüyanı Mahallesi’ndeki aile kabristanında, bir yıl önce kaybettiği babası Hasan Bülbül’ün yanına defnedildi.

Ferhat Gedik, Eren’i korumak için üzerine kapandı

11 Ağustos saldırısının hafızalarda kalan diğer ismi Jandarma Astsubay Kıdemli Başçavuş Ferhat Gedik oldu.

1976 yılında Hatay’ın İskenderun ilçesinde doğan Gedik, saldırı gerçekleştiğinde 41 yaşındaydı. Evli ve iki çocuk babasıydı. Gümüşhane’den geçici görevle Trabzon’a gelmişti. Ankara’ya tayini çıkmasına rağmen görev yaptığı bölgeyi sevdiği için görev süresini uzattığı Anadolu Ajansı tarafından aktarıldı.

Saldırı sırasında Gedik’in Eren’i korumaya çalışarak üzerine kapandığı ve kendisini siper ettiği bildirildi. Açılan ateşte Ferhat Gedik de ağır yaralandı ve şehit oldu.

Gedik’in cenazesi 12 Ağustos’ta, yani doğum gününde, memleketi Hatay’ın İskenderun ilçesinde toprağa verildi. Böylece Maçka’da birkaç saat önce yolları kesişen 15 yaşındaki bir çocuk ile görev başındaki bir astsubayın isimleri, Türkiye’nin hafızasına birlikte kazındı.

Yıllar sonra da Eren Bülbül anılırken Ferhat Gedik’in ismi ondan ayrı tutulmadı. Maçka ve Gümüşhane’de Gedik’in adının verildiği yerler oluşturuldu; Ortahisar-Maçka kara yolundaki bir tünele Şehit Jandarma Başçavuş Ferhat Gedik Tüneli adı verildi.

“Biri de çıkıp demiyor ki Eren iyi ki varsın”

Eren’in şehadetinden sonra milyonlarca kişinin hafızasına yerleşen en güçlü ayrıntılardan biri, daha önce sosyal medya hesabında yaptığı kısa bir paylaşımdı.

Eren şöyle yazmıştı:

“Biri de çıkıp demiyor ki Eren iyi ki varsın.”

Şehadet haberinin ardından bu söz yeniden paylaşılmaya başlandı. Türkiye’nin farklı bölgelerinden binlerce kişi Eren’in yıllar önce yazdığı cümleye aynı sözlerle cevap verdi:

“İyi ki varsın Eren.”

Anadolu Ajansı’nın aktardığına göre Eren’in sırtında odun taşırken görüldüğü fotoğraf ile bu sosyal medya paylaşımı, şehadetinin ardından geniş kitlelere ulaştı. “İyi ki varsın Eren” ifadesi zamanla yalnızca bir sosyal medya etiketi olmaktan çıkarak Eren Bülbül’ü anmak için kullanılan ortak bir ifadeye dönüştü.

Her yıl 11 Ağustos’ta sosyal medya platformlarında aynı cümlenin yeniden paylaşılması da Eren’in hatırasının nesiller arasında aktarılmasının en görünür örneklerinden biri oldu.

Eren’in adı okullardan operasyonlara kadar yaşatıldı

Eren Bülbül’ün adı sonraki yıllarda Türkiye’nin farklı şehirlerinde okul, cami, gençlik merkezi, kütüphane, park, tünel ve başka kamusal alanlara verildi.

Eğitim gördüğü Maçka Anadolu İmam Hatip Lisesi’nin adı Maçka Şehit Eren Bülbül Anadolu İmam Hatip Lisesi olarak değiştirildi. Maçka’da bir camiye ve tünele Eren Bülbül’ün adı verilirken Başar Mahallesi’ndeki bir ilkokulda onun adına kütüphane oluşturuldu. Bekçiler mevkisinde ise hatıra ormanı kuruldu.

Trabzon’un Ortahisar ilçesinde Şehit Eren Bülbül Gençlik Merkezi 2021’de hizmete açıldı. Somali’de bir yetimhane Eren Bülbül’ün adını aldı. Eren’in hayatı boyunca giydiği “kara lastik” olarak bilinen ayakkabıları ise Bolu’nun Gerede ilçesindeki Yaşayan Ayakkabı Müzesi’nde sergilenmeye başladı.

Türk Hava Yolları da 2019’da filosuna katılan Boeing 787-9 Dreamliner tipi uçaklarından birine, Eren’in memleketinden hareketle “Maçka” adını verdi. Uçağın ilk seferi 8 Temmuz 2019’da Trabzon’a gerçekleştirildi.

Eren’in ismi güvenlik operasyonlarında da yaşatıldı. İçişleri Bakanlığı, Ocak 2021’de “Eren Operasyonları”nı başlattı ve operasyonların Eren Bülbül başta olmak üzere şehitlerin hatırasına ithaf edildiğini açıkladı. İlk operasyon Tendürek bölgesinde gerçekleştirildi.

İçişleri Bakanlığının resmî açıklamasına göre Eren Operasyonları daha sonra farklı bölgelerde devam etti ve 2022’de tamamlandı.

Saldırıyı gerçekleştiren gruba yönelik operasyonlar sürdü

Eren Bülbül ve Ferhat Gedik’in şehadetinden sonra güvenlik güçleri Karadeniz bölgesindeki PKK yapılanmasına yönelik operasyonlarını yoğunlaştırdı.

Anadolu Ajansı’nın İçişleri Bakanlığı verilerine dayandırdığı haberlerde, saldırıyı gerçekleştiren grupta bulunduğu belirlenen “Soreş” kod adlı Barış Coşkun ile “Berhudan” kod adlı Bedrettin Çeliker’in 31 Mayıs 2018’de Giresun’un Güce ilçesi kırsalındaki operasyonda etkisiz hale getirildiği bildirildi.

Saldırının failleri arasında bulunduğu açıklanan ve PKK’nın sözde Karadeniz bölge sorumlusu olduğu belirtilen “Zeynel” kod adlı Mehmet Yakışır da 15 Temmuz 2018’de Gümüşhane’nin Kürtün ilçesinde düzenlenen operasyonda etkisiz hale getirildi. Yakışır, o dönem İçişleri Bakanlığının terörden arananlar listesinin kırmızı kategorisinde bulunuyordu.

Eren ve Ferhat’ın hikâyesi beyaz perdeye taşındı

Eren Bülbül ile Ferhat Gedik’in yaşamlarının kesişmesini anlatan hikâye daha sonra sinemaya uyarlandı.

TRT ortak yapımı “Kesişme: İyi ki Varsın Eren”, Eren’in doğum günü olan 1 Ocak 2022’de vizyona girdi. Yönetmenliğini Özer Feyzioğlu’nun yaptığı filmde Eren ve Ferhat Gedik’in hayat hikâyeleri anlatıldı.

TRT’nin verilerine göre yapım ilk haftasında yaklaşık yarım milyon izleyiciye ulaştı, daha sonra toplam seyirci sayısı 2 milyonu aştı. Film Türkiye dışında Almanya, Avusturya, Fransa, İngiltere, Norveç, Danimarka, KKTC, Belçika ve Azerbaycan gibi ülkelerde de gösterildi.

Böylece Eren’in Maçka’da başlayan 15 yıllık hayatı, sinema aracılığıyla Türkiye’nin dışındaki izleyicilere de ulaştı.

2026: Dokuz yıl sonra aynı mezarın başında

Eren Bülbül, şehadetinin 9. yılında, 11 Ağustos 2026’da Köprüyanı Mahallesi’ndeki mezarı başında yeniden anıldı. Kur’an-ı Kerim okunan programda dualar edildi; annesi Ayşe Bülbül, ailesi, kamu görevlileri ve vatandaşlar Eren’in kabrine karanfil bıraktı.

Dokuz yılın ardından konuşan anne Ayşe Bülbül, oğlunu bir an dahi unutmadığını anlattı ve Eren için şu ifadeyi kullandı:

“Eren benim gönlümde, gözümün önünde, kalbimde.”

Ayşe Bülbül aynı konuşmasında Ferhat Gedik’i de unutmadı; Eren ile aynı yolda yürüyerek birlikte şehadete ulaştıklarını belirterek her ikisini de rahmetle andı.

Eren Bülbül, yaşasaydı 2026 yılında 24 yaşında olacaktı. Ancak onun hikâyesi 15 yaşında Maçka’nın dağlarında sona erdi.

Geride ailesine yardım etmek için çalışırken çekilmiş bir fotoğraf, çok sevdiği Trabzonspor, çocukluğunu geçirdiği küçük bir ev ve sosyal medyada yazdığı birkaç kelime kaldı.

O birkaç kelime ise yıllar geçtikçe unutulmadı.

İyi ki varsın Eren.

İyi ki vardın.

BiziUnutma.com

Tepkiniz Nedir?

Beğen Beğen 0
Beğenme Beğenme 0
Aşk Aşk 0
Komik Komik 0
Vay Vay 0
Üzgün Üzgün 0
Kızgın Kızgın 0

Yorumlar (0)

User