Işılay Saygın kimdir? Buca’dan bakanlığa uzanan siyasi hayatı
Işılay Saygın’ın Buca Belediye Başkanlığından beş dönem milletvekilliğine, ilk kadın Çevre ve Turizm Bakanlığına uzanan siyasi yaşamı.
Ahmet Taş | Bizi Unutma
İZMİR, TÜRKİYE — Buca’da belediye başkanlığıyla başlayan siyasi kariyerini beş dönem İzmir milletvekilliğine taşıyan Işılay Saygın, Türkiye’nin ilk kadın Çevre ve Turizm Bakanı olarak yakın dönem siyasetinde iz bıraktı.
Mimarlık eğitiminin ardından Buca Belediyesi İmar Müdürlüğünde çalışan Saygın, 1973’te henüz genç bir mimarken belediye başkanlığına seçildi ve 12 Eylül 1980 askeri müdahalesine kadar iki dönem görev yaptı. Daha sonra yaklaşık 20 yıl TBMM’de İzmir’i temsil eden Saygın; MDP, ANAP ve DYP saflarında siyaset yaptı, dört farklı hükümet döneminde devlet bakanlığı üstlendi ve 1996’da kısa sürelerle Türkiye’nin ilk kadın Çevre Bakanı ile ilk kadın Turizm Bakanı oldu.
Resmî kayıtlarda Ankara 1946, bazı biyografilerde Buca 1947
Işılay Saygın’ın doğum bilgileri farklı kaynaklarda aynı şekilde yer almıyor.
TBMM’nin milletvekili veri tabanında doğum yeri Ankara, doğum yılı 1946 olarak kayıtlı. Meclis albümünde ise 1 Nisan 1946 tarihi veriliyor; babasının Osman, annesinin Fatma olduğu belirtiliyor. Buna karşılık 2019’daki vefat haberleri ve çok sayıda sonraki biyografi onu 4 Nisan 1947’de Buca’da doğmuş olarak gösteriyor.
Kesin olan, Saygın’ın eğitim ve meslek hayatının İzmir ve özellikle Buca ile güçlü biçimde bağlantılı olmasıydı.
Ege Üniversitesi Mimarlık Fakültesinde eğitim gördü ve 1970 yılında mezun oldu. Daha sonra Buca Belediyesinde İmar Müdürlüğü yaptı. Mimarlık eğitimi, daha sonraki belediyecilik ve parlamentodaki imar-şehircilik çalışmalarında da siyasi kimliğinin önemli bir parçası oldu.
Saygın hiç evlenmedi. TBMM kayıtlarında mesleği mimar olarak belirtilirken İngilizce bildiği de kaydedildi.
1973’te Buca’nın ilk kadın belediye başkanı seçildi
Işılay Saygın’ın siyasi hayatındaki ilk büyük dönüm noktası 1973 yerel seçimleri oldu.
Adalet Partisi’nden Buca Belediye Başkanlığına aday olan Saygın seçimleri kazanarak ilçenin ilk kadın belediye başkanı oldu. 1973 seçimlerinin dönem gazetelerinde de Buca’da AP adayı Işılay Saygın’ın seçimi kazandığı görülüyor.
1977’de yeniden seçildi ve böylece iki dönem Buca’yı yönetti.
Bu dönemi değerlendirirken “Türkiye’nin ilk kadın belediye başkanı” demek doğru değil. Türkiye’nin ilk kadın belediye başkanı olarak 1950’de Mersin Belediye Başkanlığına seçilen Müfide İlhan kabul ediliyor. Saygın’ın tarihsel önemi ise Buca’nın ilk kadın belediye başkanı olması ve 1970’lerde Türkiye’de yerel yönetimin başına geçen az sayıdaki kadın siyasetçiden biri olmasıydı.
Belediye başkanlığı görevi normal şartlarda 1981’e kadar sürebilecekti. Ancak 12 Eylül 1980 askeri müdahalesiyle seçilmiş belediye yönetimlerinin görevlerine son verilmesi üzerine Saygın da makamından ayrıldı. Ardından bir süre serbest mimarlık ve imar planlama danışmanlığı yaptı.
Buca’daki yaklaşık yedi yıllık belediye başkanlığı, daha sonraki ulusal siyasi kariyerinin temelini oluşturdu.
1983’ten itibaren beş dönem İzmir milletvekili oldu
12 Eylül sonrasında siyasi partilerin yeniden kurulmasıyla Işılay Saygın ulusal siyasete geçti.
1983’te Milliyetçi Demokrasi Partisi’ne katıldı, partinin İzmir İl Başkanlığını üstlendi ve aynı yıl yapılan genel seçimlerde İzmir Milletvekili seçildi.
Böylece TBMM’nin 17. dönemine girdi.
MDP’nin siyasi hayatının sona ermesinin ardından Anavatan Partisi’ne geçti. 1987 ve 1991 seçimlerinde ANAP’tan yeniden İzmir milletvekili seçildi.
Mecliste özellikle mesleki geçmişiyle bağlantılı alanlarda görev aldı.
TBMM kayıtlarında Bayındırlık, İmar, Ulaştırma ve Turizm Komisyonu Başkanlığı ile TBMM Başkanlık Divanı Kâtip Üyeliği yaptığı belirtiliyor. Kadın parlamenterler üzerine hazırlanan Meclis kayıtlarında da 1987-1991 ve 1991-1995 dönemlerinde İzmir’in az sayıdaki kadın milletvekillerinden biri olduğu görülüyor.
Siyasi parti tercihi kariyeri boyunca birkaç kez değişti.
ANAP’tan ayrılarak DYP’ye geçen Saygın, 24 Aralık 1995 seçimlerinde Doğru Yol Partisi’nden İzmir Milletvekili seçildi. 1997’de DYP’den ayrılıp yeniden ANAP’a döndü. 1999 seçimlerinde de ANAP listesinden parlamentoya girerek 17, 18, 19, 20 ve 21. dönemlerde toplam beş dönem İzmir milletvekilliği yaptı.

Devlet Bakanlığından Türkiye’nin ilk kadın Çevre Bakanlığına
Saygın’ın kariyerindeki en yoğun dönem 1995-1999 yılları oldu.
Tansu Çiller’in kurduğu 51. Hükümette 5 Ekim 1995’te Devlet Bakanı olarak kabineye girdi. Sorumluluk alanı kadın ve aile politikalarını kapsıyordu. Birkaç hafta sonra kurulan 52. Hükümette de devlet bakanlığını sürdürdü.
23 Şubat 1996’da Çevre Bakanlığına getirildi.
Görevi yalnız yaklaşık iki hafta sürdü; ancak Türkiye Cumhuriyeti tarihinde Çevre Bakanlığı görevini üstlenen ilk kadın olarak kayıtlara geçti.
6 Mart 1996’da Mesut Yılmaz’ın kurduğu 53. Hükümetle bir başka ilke imza attı ve Türkiye’nin ilk kadın Turizm Bakanı oldu.
Turizm Bakanlığı görevini 28 Haziran 1996’ya kadar yürüttü.
Ardından Necmettin Erbakan’ın başbakanlığındaki 54. Hükümette yeniden Devlet Bakanlığı yaptı. 17 Mayıs 1997’de bu görevden ayrıldı, DYP’den istifa etti ve ANAP’a döndü. Mesut Yılmaz’ın kurduğu 55. Hükümette tekrar Devlet Bakanı olarak kabineye girdi.
Böylece birkaç yıllık sürede Devlet Bakanlığı, Çevre Bakanlığı ve Turizm Bakanlığı görevlerini üstlendi.
Kadın ve aile politikalarında önemli yasa, sert bir tartışma
Işılay Saygın’ın mirasının en tartışmalı ve aynı zamanda en önemli bölümlerinden biri kadın ve aileden sorumlu devlet bakanlığı dönemiydi.
Bu dönemde Türkiye’nin aile içi şiddet konusunda ilk özel düzenlemelerinden biri hazırlandı.
4320 sayılı Ailenin Korunmasına Dair Kanun, 14 Ocak 1998’de TBMM’de kabul edildi. Kanunun kabulünün ardından Genel Kurulda konuşan Saygın, tasarının Adalet Bakanlığı ile kendi bakanlığının yürüttüğü çalışmalar ve Aile Şurası sonrasında hazırlandığını anlattı.
Kanun, aile içi şiddete maruz kalan kadınların korunmasına yönelik hâkim kararları ve şiddet uygulayan kişinin evden uzaklaştırılması gibi mekanizmaların hukuki altyapısını oluşturdu. Daha sonraki TBMM görüşmelerinde de 4320 sayılı düzenleme Türkiye’nin ilk aile içi şiddetle mücadele kanunu olarak anıldı ve Saygın’ın bu süreçteki rolü hatırlatıldı.
1997’de Medeni Kanun’da yapılan değişiklikle evli kadınlara eşlerinin soyadının önünde kendi önceki soyadlarını da kullanabilme hakkı tanınması da onun kadın politikalarından sorumlu olduğu döneme rastladı.
Ancak aynı dönemde Saygın ciddi eleştirilerin de odağındaydı.
1997 sonu ve 1998 başında bekâret kontrolünü savunan açıklamaları, kadın hakları örgütlerinin ve bazı hukukçuların sert tepkisine yol açtı. İstanbul ve İzmir dahil çeşitli kentlerde kadın örgütleri Saygın’ı protesto etti ve istifasını istedi. Saygın ise uygulamanın çocukları koruma amacı taşıdığını ve mevcut mevzuata dayandığını savundu.
Bu tartışma, onun siyasi mirasının çelişkili yanlarından biri olarak kaldı: Bir yandan aile içi şiddete karşı yeni hukuki mekanizmaların hazırlanmasında rol üstlenirken, diğer yandan kadın hareketinin güçlü biçimde karşı çıktığı bir uygulamayı savundu.
Annesinin adına okul yaptırdı, eğitim çalışmalarını sürdürdü
Aktif siyasetten ayrıldıktan sonra Işılay Saygın’ın öne çıkan faaliyet alanlarından biri eğitim oldu.
Buca’da annesi Fatma Saygın’ın adını taşıyan bir lise yaptırdı.
Millî Eğitim Bakanlığına bağlı okulun kendi tarihçesine göre Fatma Saygın Lisesi’nin bütün yapım maliyetini Işılay Saygın karşıladı. Yaklaşık 6 bin metrekarelik alanda inşa edilen okulun mimari projesini de mimar olan Saygın bizzat çizdi. Temeli 2 Şubat 2004’te atılan bina yaklaşık yedi ay içinde tamamlandı ve 2004-2005 eğitim öğretim yılında öğrenci kabul etmeye başladı.
Okul daha sonra Buca Fatma Saygın Anadolu Lisesi adıyla eğitim vermeyi sürdürdü.
Saygın farklı dönemlerde kadın, çocuk, eğitim ve sağlık alanında faaliyet gösteren çok sayıda sivil toplum kuruluşunun da üyesiydi. TBMM albümünde Türk Kadınlar Birliği, Türk Kadınlar Konseyi, Türk Üniversiteli Kadınlar Derneği ve çocuklara yönelik yardım kuruluşları dahil uzun bir sivil toplum listesi yer alıyor.
Bugün Buca’da Işılay Saygın Gençlik Merkezi ve Işılay Saygın Meydanı gibi alanların onun adını taşıması da ilçeyle kurduğu uzun süreli bağın devam ettiğini gösteriyor.
27 Temmuz 2019’da İzmir’de hayatını kaybetti
Işılay Saygın’ın son yıllarında sağlık sorunları ağırlaştı.
4 Temmuz 2019’da evinde rahatsızlanarak Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesine kaldırıldı. Akciğerlerinden kaynaklanan ciddi rahatsızlığı bulunan Saygın daha sonra yoğun bakıma alındı.
Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Başhekimi Prof. Dr. Tuncay Göksel’in Anadolu Ajansına verdiği bilgiye göre Saygın, ileri derecede akciğer sertleşmesine bağlı solunum yetmezliği nedeniyle 27 Temmuz 2019’da hayatını kaybetti.
29 Temmuz’da İzmir Valiliği önünde resmî tören düzenlendi.
Türk bayrağına sarılı naaşı daha sonra Buca Muradiye Camisi’ne götürüldü. Siyasetçiler, eski bakanlar, yakınları ve çok sayıda İzmirlinin katıldığı cenaze namazının ardından Eski Buca Mezarlığı’nda toprağa verildi.
Işılay Saygın’ın siyaset hayatı yalnız bir parti veya tek bir görev üzerinden tanımlanamayacak kadar uzun sürdü.
Adalet Partili genç bir belediye başkanı olarak başladığı yolculuk, MDP’den ANAP’a, DYP’den yeniden ANAP’a; Buca Belediye Başkanlığından beş dönem milletvekilliğine ve Bakanlar Kuruluna kadar uzandı.
Türkiye’nin ilk kadın Çevre Bakanı ve ilk kadın Turizm Bakanı olarak tarihe geçti. Aile içi şiddete ilişkin 4320 sayılı kanunun hazırlanmasında görev aldı, ancak kadın politikalarındaki bazı görüşleri nedeniyle aynı dönemde güçlü eleştiriler de aldı.
Onu Türk siyasi tarihindeki farklı isimlerden biri yapan da bu uzun ve çok katmanlı kariyer oldu.
Buca’da başladığı yerel yönetim deneyimini Ankara’ya taşıyan Işılay Saygın, kadınların siyasette çok daha az temsil edildiği bir dönemde belediye başkanlığı, milletvekilliği, komisyon başkanlığı ve bakanlık makamlarına ulaşan öncü kadın siyasetçilerden biri olarak Türkiye’nin yakın dönem siyasi hafızasında yerini aldı.
BiziUnutma.com
Tepkiniz Nedir?
Beğen
0
Beğenme
0
Aşk
0
Komik
0
Vay
0
Üzgün
0
Kızgın
0
Yorumlar (0)