Necmettin Erbakan kimdir? Millî Görüş’ten başbakanlığa uzanan hayatı
Necmettin Erbakan’ın mühendislikten Millî Görüş liderliğine, Kıbrıs’tan Refahyol hükümetine, D-8’den 28 Şubat’a uzanan siyasi hayatı.
Ahmet Taş | Bizi Unutma
ANKARA, TÜRKİYE — Türkiye’nin 23. Başbakanı Necmettin Erbakan, mühendislik ve sanayi çalışmalarından başlayan kariyerini Millî Görüş hareketinin liderliğine taşıyarak yarım yüzyıla yakın süre Türk siyasetinde etkili oldu.
Türkiye Büyük Millet Meclisi kayıtlarına göre beş ayrı yasama döneminde Konya Milletvekilliği yapan Erbakan; üç kez başbakan yardımcılığı, 1996-1997 yıllarında ise başbakanlık görevinde bulundu. Yerli sanayileşmeyi, “ağır sanayi hamlesini”, faizsiz ekonomik düzen arayışlarını ve İslam ülkeleri arasında daha güçlü ekonomik iş birliğini siyasetinin merkezine yerleştirdi. Kurduğu veya kuruluşuna öncülük ettiği siyasi hareketler birçok kez kapatma ve yasaklama süreçleriyle karşılaştı.
1926–1965: Sinop’tan İTÜ’ye, Almanya’dan Gümüş Motor’a
Necmettin Erbakan, 29 Ekim 1926’da Sinop’ta, hâkim Mehmet Sabri Bey ile Kamer Hanım’ın çocuğu olarak dünyaya geldi. Babasının görevi nedeniyle çocukluk yıllarında farklı şehirlerde eğitim gördü. 1943’te İstanbul Erkek Lisesini birincilikle tamamladı. Ardından İstanbul Teknik Üniversitesi Makine Fakültesine girdi ve 1948’de mezun oldu. Aynı yıl üniversitenin Motorlar Kürsüsünde asistan olarak akademik hayatına başladı.
İTÜ, Erbakan’ı 1951’de bilimsel çalışmalar için Almanya’daki Aachen Teknik Üniversitesine gönderdi. Motor teknolojisi alanında çalışan Erbakan, Almanya’daki akademik ve sanayi çevrelerinde araştırmalara katıldı. 1953’te Türkiye’ye dönerek doçentlik çalışmalarını tamamladı; askerlik hizmetinden sonra yeniden İTÜ’ye döndü ve daha sonra profesör oldu.
Erbakan’ın sanayi alanındaki en önemli girişimlerinden biri 1956’da kurulan Gümüş Motor oldu. Yaklaşık 200 ortağın katıldığı girişim, Türkiye’de yerli dizel motor üretme hedefi taşıyordu. Fabrika 1960’ta seri üretime geçti ve daha sonra Pancar Motor adıyla faaliyetlerini sürdürdü. Erbakan’ın sonraki siyasi hayatında sıkça kullandığı “millî sanayi” ve “ağır sanayi” söyleminin uygulamadaki ilk örneklerinden biri bu girişimdi.
1967–1973: TOBB’dan bağımsız milletvekilliğine ve Millî Görüş’e
Erbakan’ın kamu ve meslek örgütlerindeki kariyeri 1960’larda hızlandı. 1967’de Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği Genel Sekreterliğine, 1969’da ise TOBB Başkanlığına seçildi. Başkanlık görevi kısa sürdü ve yaşanan idari-siyasi anlaşmazlıkların ardından görevden ayrıldı. Aynı yıl siyasete doğrudan girmeye karar verdi.
12 Ekim 1969 genel seçimlerinde Konya’dan bağımsız milletvekili seçilerek TBMM’ye girdi.
Erbakan ve arkadaşları kısa süre sonra, daha sonra “Millî Görüş” adıyla kurumsallaşacak siyasi hareketin ilk partisini oluşturdu. 1970 yılında Millî Nizam Partisi (MNP) kuruldu ve Erbakan genel başkan oldu. Hareket; sanayileşme, ekonomik bağımsızlık, ahlak ve maneviyat, faiz karşıtlığı ve Türkiye merkezli dış politika gibi başlıkları öne çıkardı.
MNP, 12 Mart 1971 Muhtırası sonrasında açılan davada Anayasa Mahkemesi tarafından kapatıldı. Anayasa Mahkemesinin kendi tarihçesi de Millî Nizam Partisini kapatılan siyasi partiler arasında gösteriyor.
Erbakan ve arkadaşları bunun ardından 11 Ekim 1972’de Millî Selamet Partisini (MSP) kurdu. MSP, 1973 seçimlerinde 48 milletvekili ve 3 senatörle parlamentoda önemli bir grup oluşturdu.
1974–1980: Başbakan yardımcılığı, Kıbrıs ve ağır sanayi söylemi
1973 seçimlerinden sonra Türkiye’de tek başına hükümet kuracak çoğunluk ortaya çıkmadı. CHP Genel Başkanı Bülent Ecevit ile Necmettin Erbakan’ın görüşmeleri sonucunda CHP-MSP koalisyonu kuruldu.
TBMM’nin 29 Ocak 1974 tarihli Bakanlar Kurulu listesinde Necmettin Erbakan, Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı olarak yer aldı.
Koalisyon döneminin en önemli gelişmesi Kıbrıs’taki krizdi. 20 Temmuz 1974’te Türkiye Kıbrıs Harekâtı’nı başlattı. Erbakan, harekâtın yapılmasını güçlü biçimde savunan hükümet ortaklarından biriydi. Bu dönemin ardından destekçileri arasında “Mücahit Erbakan” olarak anılmaya başladı. CHP-MSP koalisyonu ise aynı yılın sonbaharında sona erdi.
Erbakan daha sonraki Milliyetçi Cephe hükümetlerinde de başbakan yardımcılığı yaptı. Bu yıllarda siyasi söyleminin temel unsurlarından biri “Ağır Sanayi Hamlesi” oldu. Montaj sanayisi yerine makine ve yatırım mallarını Türkiye’de üreten tesislerin kurulmasını savunuyor, kalkınmayı ekonomik bağımsızlığın şartı olarak görüyordu. TBMM tutanaklarında 1970’lerde bu yaklaşımın “makine yapan makineyi yapmak” anlayışıyla ifade edildiği görülüyor.
12 Eylül 1980 askerî darbesiyle MSP dahil siyasi partilerin faaliyetleri sona erdi. Erbakan gözaltına alındı, daha sonra tutuklandı ve yaklaşık dokuz ay cezaevinde kaldı.

1983–1995: Refah Partisi yükseldi ve 1995 seçimini kazandı
Erbakan siyasi yasaklı olduğu dönemde Refah Partisinin 19 Temmuz 1983’te kurulmasına öncülük etti; genel başkanlığa Ahmet Tekdal getirildi.
1987’de siyasi yasakların referandumla kaldırılmasının ardından Erbakan, 11 Ekim 1987’de Refah Partisi Genel Başkanı oldu.
1991 seçimlerinde yeniden Konya Milletvekili olarak Meclise girdi. Refah Partisinin yükselişi özellikle 1994 yerel seçimlerinde görünür hale geldi; parti İstanbul ve Ankara dahil önemli belediyeleri kazandı.
Bir sonraki dönüm noktası 24 Aralık 1995 genel seçimleri oldu.
Yüksek Seçim Kurulunun kesin sonuçlarına göre Refah Partisi 6 milyon 12 bin 450 oyla %21,4’e ulaştı ve 158 milletvekili çıkararak seçimin birinci partisi oldu. ANAP %19,6, DYP ise %19,2 oy aldı.
Ancak hükümet hemen Refah Partisi tarafından kurulmadı. ANAP-DYP koalisyonunun kısa süreli yönetiminin ardından hükümeti kurma görevi Erbakan’a geldi.
1996–1997: Başbakanlık, D-8 ve 28 Şubat
Necmettin Erbakan, DYP Genel Başkanı Tansu Çiller ile anlaşarak 28 Haziran 1996’da 54. Türkiye Cumhuriyeti Hükümetini, kamuoyunda bilinen adıyla Refahyol Hükümetini kurdu. Böylece Türkiye’nin 23. Başbakanı oldu. Hükümet 8 Temmuz’da TBMM’den güvenoyu aldı.
Başbakanlık döneminin en dikkat çekici dış politika girişimlerinden biri D-8 Ekonomik İşbirliği Teşkilatı oldu.
Erbakan’ın girişimiyle Türkiye, İran, Pakistan, Bangladeş, Malezya, Endonezya, Mısır ve Nijerya bir araya geldi. Sekiz ülkenin devlet ve hükümet başkanları 15 Haziran 1997’de İstanbul Deklarasyonu’nu kabul etti. D-8’in resmî belgeleri, teşkilatın oluşturulması girişimini doğrudan Başbakan Necmettin Erbakan’la ilişkilendiriyor.
İç politikada ise hükümetin en kritik dönemi 28 Şubat 1997’deki Millî Güvenlik Kurulu toplantısı oldu.
TBMM’nin 28 Şubat sürecine ilişkin yayınlarında yaklaşık dokuz saat süren toplantıda laiklik, sekiz yıllık kesintisiz eğitim, imam hatipler, Kur’an kursları ve irtica tehdidi gibi konularda bir dizi kararın hükümete bildirildiği kaydediliyor. Süreç, Türk siyasi literatürüne daha sonra yaygın biçimde “postmodern darbe” olarak geçti.
Refahyol Hükümeti Haziran 1997’nin sonunda sona erdi. Erbakan, koalisyon protokolündeki başbakanlık değişiminin uygulanması amacıyla görevden çekildi; ancak Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel hükümeti kurma görevini Tansu Çiller yerine ANAP Genel Başkanı Mesut Yılmaz’a verdi. 54. Hükümet 30 Haziran 1997’de resmen sona erdi.
1998–2011: Parti kapatma, siyasi yasak ve Saadet’e dönüş
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı 1997’de Refah Partisinin kapatılması için dava açtı. Anayasa Mahkemesi 16 Ocak 1998’de Refah Partisinin kapatılmasına karar verdi ve Erbakan dahil bazı siyasetçilere beş yıllık siyasi yasak uygulandı. Mahkemenin karar metninde parti ile Erbakan’ın savunmalarına ve laiklik tartışmalarına ayrıntılı biçimde yer verildi.
Milli Görüş hareketi daha sonra Fazilet Partisi altında devam etti; onun da 2001’de kapatılmasının ardından siyasi yapı iki ana hatta ayrıldı. Saadet Partisi 20 Temmuz 2001’de kurulurken, hareketin “yenilikçi” olarak tanımlanan bazı isimleri daha sonra Adalet ve Kalkınma Partisini kurdu.
Erbakan’ın siyasi yasağının sona ermesinin ardından 2003’te Saadet Partisi Genel Başkanı seçildi. Ancak Refah Partisinin mali hesaplarıyla ilgili kamuoyunda “kayıp trilyon davası” adı verilen dava nedeniyle aldığı hapis cezasının kesinleşmesinin ardından 30 Ocak 2004’te genel başkanlıktan ve parti üyeliğinden ayrıldı. Cezasının infaz şekli sağlık gerekçeleriyle değiştirildi; 2008’de Cumhurbaşkanı Abdullah Gül tarafından sürekli hastalık gerekçesiyle cezasının kalan kısmı kaldırıldı.
Erbakan siyasi hayattan tamamen çekilmedi.
17 Ekim 2010’da, 84 yaşındayken yeniden Saadet Partisi Genel Başkanlığına seçildi. Ancak yalnız birkaç ay sonra sağlık durumu ağırlaştı.
Necmettin Erbakan, 27 Şubat 2011’de Ankara’da, solunum yetmezliğine bağlı kalp ve çoklu organ yetmezliği nedeniyle hayatını kaybetti.
Vasiyeti doğrultusunda kendisi için resmî devlet cenaze töreni yapılmadı. 1 Mart 2011’de Fatih Camisi’nde kılınan cenaze namazının ardından İstanbul Zeytinburnu’ndaki Merkezefendi Mezarlığına defnedildi.
Millî Görüş, ağır sanayi ve siyasette bıraktığı miras
Erbakan’ın siyasi mirasının üç ana ekseni bulunuyor: Millî Görüş, millî sanayileşme ve İslam ülkeleri arasında iş birliği.
Ekonomide “Adil Düzen” adını verdiği modeli savundu; faiz sistemini eleştirdi, üretime dayalı ekonomi ve daha dengeli gelir dağılımını öne çıkardı. Sanayide “Ağır Sanayi Hamlesi” kavramıyla büyük üretim tesislerini ve teknolojik bağımsızlığı gündemde tuttu. Dış politikada ise İslam ülkelerinin siyasi ve ekonomik iş birliğini artırması gerektiğini savundu; D-8 bu yaklaşımın en somut uluslararası girişimi oldu.
Siyasi mirası aynı zamanda tartışmalıdır. Destekçileri onu Türkiye’de muhafazakâr toplum kesimlerinin siyasette daha güçlü temsil edilmesini sağlayan, millî sanayi fikrini savunan ve vesayet kurumlarına karşı mücadele eden lider olarak değerlendirirken; eleştirel çevreler laiklik konusundaki söylemlerini, bazı dış politika tercihlerini ve Millî Görüş siyasetinin toplumsal kutuplaşmadaki rolünü öne çıkarıyor.
Bununla birlikte, Erbakan’ın kurduğu siyasi hareketin sonraki Türk siyaseti üzerindeki etkisi konusunda geniş bir tarihsel uzlaşı bulunuyor. Millî Görüş çevresinden yetişen çok sayıda siyasetçi daha sonraki yıllarda belediye başkanı, milletvekili, bakan, başbakan ve cumhurbaşkanı olarak Türkiye siyasetinde görev aldı.
27 Şubat 2026’da, ölümünün 15. yılında, Erbakan İstanbul’daki Merkezefendi Mezarlığı’nda düzenlenen farklı programlarla yeniden anıldı. Kur’an-ı Kerim okundu, mezarına karanfiller bırakıldı ve siyasi hayatı üzerine değerlendirmeler yapıldı.
Sinop’ta başlayan 84 yıllık hayatı, İstanbul Teknik Üniversitesi laboratuvarlarından Almanya’daki motor çalışmalarına; Gümüş Motor’dan TOBB’a; oradan Türkiye Büyük Millet Meclisine, başbakan yardımcılığına ve Başbakanlığa kadar uzandı.
Necmettin Erbakan’ın adı bugün yalnızca kurduğu partilerle değil, “Millî Görüş”, “Ağır Sanayi Hamlesi”, “Adil Düzen”, “Önce ahlak ve maneviyat” ve D-8 gibi kavramlarla Türkiye’nin yakın siyasi tarihinde yaşamaya devam ediyor.
BiziUnutma.com
Tepkiniz Nedir?
Beğen
0
Beğenme
0
Aşk
0
Komik
0
Vay
0
Üzgün
0
Kızgın
0
Yorumlar (0)