Rauf Denktaş kimdir? KKTC’nin kurucu liderinin hayatı ve siyasi mirası

Rauf Denktaş’ın Baf’taki çocukluğundan TMT ve Kıbrıs müzakerelerine, KKTC’nin ilanından Annan Planı’na ve 2012’deki vefatına uzanan hayatı.

06 Eyl 2026 - 00:33
0
Rauf Denktaş kimdir? KKTC’nin kurucu liderinin hayatı ve siyasi mirası

Ahmet Taş | Bizi Unutma

LEFKOŞA, KIBRIS — Kıbrıs Türk siyasetinin yaklaşık yarım yüzyılına damga vuran Rauf Raif Denktaş, hukukçuluktan Türk Mukavemet Teşkilatı’nın kuruluş sürecine, toplumlar arası müzakerelerden KKTC’nin ilanına uzanan siyasi hayatıyla Kıbrıs tarihinin en etkili isimlerinden biri oldu.

27 Ocak 1924’te Baf’ta doğan Denktaş, 1960’lardan 2000’lerin başına kadar Kıbrıs Türk tarafının önde gelen temsilcilerinden biri olarak görev yaptı. 15 Kasım 1983’te ilan edilen Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin kurucu cumhurbaşkanı oldu; 2005’e kadar görevini sürdürdü. Türkiye ve KKTC’de Kıbrıs Türk siyasi mücadelesinin sembol isimlerinden biri kabul edilen Denktaş’ın savunduğu iki ayrı egemenlik ve devlet yaklaşımı ise uluslararası toplumun büyük bölümünün desteklediği iki toplumlu, iki bölgeli federasyon perspektifiyle uzun yıllar çatıştı.

Baf’ta doğdu, hukuk eğitimi için İngiltere’ye gitti

Rauf Denktaş, Kıbrıs’ın batısındaki Baf’ta hâkim Mehmet Raif Bey’in oğlu olarak dünyaya geldi. Henüz yaklaşık bir buçuk yaşındayken annesini kaybetti; çocukluğunun önemli bölümünde anneannesi ve babaannesi tarafından büyütüldü. 1930’da eğitim amacıyla İstanbul’a gönderildi ve Arnavutköy’de yatılı eğitim gördü. Daha sonra Kıbrıs’a dönen Denktaş, 1941’de Lefkoşa İngiliz Okulundan mezun oldu.

Lise sonrasında Mağusa’da tercümanlık yaptı, mahkemede kâtip olarak çalıştı ve bir süre öğretmenlik görevinde bulundu.

1944’te hukuk eğitimi için İngiltere’ye gitti. Londra’daki Lincoln’s Inn bünyesinde hukuk öğrenimini tamamladıktan sonra 1947’de Kıbrıs’a döndü ve avukatlığa başladı. Daha sonra savcı yardımcılığı ve savcılık yaptı.

Denktaş’ın siyasi düşüncelerinin şekillenmesinde Kıbrıs Türk toplumunun dönemin önde gelen liderlerinden Dr. Fazıl Küçük belirleyici bir isim oldu. Denktaş, Küçük’ün yayımladığı Halkın Sesi gazetesinde yazılar kaleme aldı ve 27 Kasım 1948’de Kıbrıs Türklerinin düzenlediği büyük mitingde henüz 24 yaşındayken konuşma yaptı.

1949’da Aydın Denktaş ile evlendi. Çiftin üç erkek ve üç kız olmak üzere altı çocuğu dünyaya geldi. Aile, yıllar içerisinde üç çocuğunu kaybetti; oğullarından Raif Denktaş 1985’te geçirdiği trafik kazasında yaşamını yitirdi.

Fazıl Küçük’ün yanında siyasete girdi, TMT’nin kuruluşunda yer aldı

1950’li yıllar Kıbrıs’ın siyasi geleceği açısından giderek daha gergin bir döneme dönüştü.

Rum toplumunda adanın Yunanistan’a bağlanmasını ifade eden Enosis talebi güçlenirken, 1955’te EOKA silahlı örgütü İngiliz sömürge yönetimine karşı eylemlere başladı. Şiddet zamanla iki toplum arasındaki çatışmaları da artırdı.

Denktaş, 1957’de Kıbrıs Türk Kurumları Federasyonu Başkanlığına seçildi ve savcılık görevinden ayrılarak tüm zamanını Kıbrıs Türk toplumunun siyasi faaliyetlerine ayırdı.

Bu dönemde Türk Mukavemet Teşkilatı’nın (TMT) kuruluş sürecinin önemli isimlerinden biri oldu. Kuruluş tarihi konusunda kaynaklarda küçük farklılıklar bulunuyor: bazı Türk kaynakları örgütün ilk çekirdeğinin 1957 sonunda oluştuğunu, bazı resmî KKTC kayıtları ise kuruluşu 1958’e tarihlendiriyor. Denktaş, Burhan Nalbantoğlu ve diğer isimlerle TMT’nin ilk örgütlenmesinde yer aldı; teşkilat daha sonra Türkiye’nin desteğiyle genişledi.

Türk kaynaklarında TMT, EOKA saldırılarına karşı Kıbrıs Türk toplumunun savunma örgütü olarak tanımlanıyor. Kıbrıs Rum tarih yazımında ise TMT’nin adanın iki toplum arasında bölünmesini savunan silahlı örgütlenmenin parçası olduğu değerlendirmeleri yer alıyor. Bu nedenle TMT’nin rolü, Kıbrıs tarihinin bugün de farklı anlatılan başlıklarından biri olmaya devam ediyor.

1960 Kıbrıs Cumhuriyeti kuruldu, üç yıl sonra ortaklık çöktü

Türkiye, Yunanistan ve Birleşik Krallık’ın da dahil olduğu Zürih ve Londra anlaşmaları sonucunda 1960’ta bağımsız Kıbrıs Cumhuriyeti kuruldu.

Yeni devletin anayasası Kıbrıslı Rumlar ve Kıbrıslı Türkler arasında güç paylaşımına dayanıyordu. Cumhurbaşkanı Rum toplumundan, cumhurbaşkanı yardımcısı Türk toplumundan seçiliyor; iki toplumun bazı konularda ayrı siyasi ve idari yetkileri bulunuyordu.

Dr. Fazıl Küçük Cumhurbaşkanı Yardımcısı olurken Denktaş Türk Cemaat Meclisi Başkanı olarak görev yaptı. Türk kaynaklarına göre Denktaş, Zürih-Londra sisteminin oluşumunda ve Türkiye’nin garantörlük hakkının korunmasında da aktif rol oynadı.

Ancak ortaklık devleti uzun ömürlü olmadı.

Cumhurbaşkanı III. Makarios’un 1963 sonunda anayasanın değiştirilmesini öngören 13 maddelik önerisi Türk tarafınca reddedildi. Aralık 1963’te başlayan toplumlar arası şiddet, Kıbrıs Türklerinin devlet kurumlarındaki fiilî varlığının sona erdiği yeni bir döneme yol açtı. Türk tarafı bu olayları “Kanlı Noel” olarak adlandırıyor. Türkiye Dışişleri Bakanlığı, Kıbrıslı Türklerin çok sayıda karma yerleşimden ayrılmak zorunda kaldığını ve enklavlarda yaşamaya başladığını kaydediyor.

1964’te Denktaş, Kıbrıs Türk toplumunu temsilen Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nde konuştu. Ardından Makarios yönetimi tarafından adaya dönmesine izin verilmedi ve Türkiye’de kalmak zorunda kaldı.

Aynı yıl gizlice Erenköy’e çıkarak burada bulunan Kıbrıslı Türk öğrencilere katıldı. 1967’de iki arkadaşıyla yeniden gizlice adaya girmeye çalışırken yakalandı; yaklaşık 13 gün gözaltında tutulduktan sonra Türkiye’ye gönderildi. Bir yıl sonra adaya resmî yollarla dönebildi.

Müzakere masasında 36 yıl geçirdi, 1974 Kıbrıs’ın yönünü değiştirdi

1968’den itibaren Rauf Denktaş, toplumlar arası görüşmelerde Kıbrıs Türk tarafının başlıca müzakerecisi oldu.

1973’te Dr. Fazıl Küçük’ün ardından Kıbrıs Türk Yönetimi Başkanı ve anayasal çerçevede Kıbrıs Cumhurbaşkanı Yardımcısı seçildi. Bundan sonra Denktaş, Kıbrıs Türklerinin başlıca siyasi lideri konumuna geldi.

15 Temmuz 1974’te Yunanistan’daki askerî cuntanın desteklediği darbe sonucunda Makarios devrildi ve Enosis yanlısı Nikos Sampson yönetimin başına getirildi.

Beş gün sonra, 20 Temmuz’da Türkiye garantörlük anlaşmasına dayanarak adaya asker çıkardı. Türkiye’de bu operasyon “Kıbrıs Barış Harekâtı” olarak adlandırılırken Birleşmiş Milletler belgelerinde “Türk askerî müdahalesi” ifadesi kullanılıyor; Kıbrıs Cumhuriyeti ve Yunanistan ise gelişmeleri “işgal” olarak tanımlıyor. BM’nin kendi tarihsel özetinde, 15 Temmuz’daki Yunanistan destekli darbenin ardından Türk askerî müdahalesinin geldiği ve Ağustos 1974’te fiilî ateşkes hattının oluştuğu belirtiliyor.

Bu gelişmeler adanın bugüne kadar devam eden fiilî bölünmesini ortaya çıkardı.

13 Şubat 1975’te kuzeyde Kıbrıs Türk Federe Devleti ilan edildi ve Denktaş devlet başkanı oldu. 1976 ve 1981 seçimlerinde yeniden bu göreve seçildi.

1983’te KKTC’nin ilanıyla kurucu cumhurbaşkanı oldu

15 Kasım 1983’te Kıbrıs Türk Federe Devleti Meclisi, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin bağımsızlığını ilan etti.

Rauf Denktaş yeni devletin kurucu cumhurbaşkanı oldu. Daha sonra 1990, 1995 ve 2000 seçimlerini kazanarak görevini 2005’e kadar sürdürdü.

KKTC’nin uluslararası statüsü ise Denktaş’ın siyasi mirasının en tartışmalı başlıklarından biri oldu.

Türkiye KKTC’yi bağımsız bir devlet olarak tanıdı. Buna karşılık Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi, 18 Kasım 1983 tarihli 541 sayılı kararıyla bağımsızlık ilanını hukuken geçersiz kabul etti ve geri alınması çağrısında bulundu. 1984 tarihli 550 sayılı karar ise diğer devletlere KKTC’yi tanımama çağrısını yineledi. Bugün KKTC’yi bağımsız devlet olarak resmen tanıyan tek Birleşmiş Milletler üyesi Türkiye’dir.

Denktaş ise yıllarca Kıbrıs Türklerinin ayrı bir halk, egemen siyasi ortak ve devlet sahibi olarak kabul edilmesi gerektiğini savundu. Federasyon müzakerelerine katılmakla birlikte, özellikle egemen eşitlik, Türkiye’nin garantisi ve güvenlik konularını çözümün vazgeçilmez şartları olarak değerlendirdi.

Annan Planı’na karşı çıktı, 2005’te görevini bıraktı

Denktaş siyasi yaşamının son döneminde Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Kofi Annan tarafından hazırlanan kapsamlı çözüm planının en güçlü karşıtlarından biri oldu.

2002’de başlayan Annan Planı süreci, 2004’te iki toplumda eş zamanlı referandum yapılması aşamasına ulaştı. Denktaş planın güvenlik, garantiler, toprak ve mülkiyet düzenlemelerinin Kıbrıs Türkleri açısından yeterli olmadığını savunarak “hayır” kampanyası yürüttü. BM Genel Sekreterliği de Nisan 2004’te Denktaş’ın plana muhalefetinin bilindiğini açıkça kaydetti.

Ancak Kıbrıs Türk seçmeninin çoğunluğu liderinden farklı yönde oy kullandı.

24 Nisan 2004 referandumunda Kıbrıslı Türklerin %64,91’i plana “evet”, %35,09’u “hayır” dedi. Kıbrıslı Rumların ise %75,83’ü planı reddetti. Her iki toplumun onayı şart olduğu için Annan Planı yürürlüğe girmedi.

Denktaş 2005 cumhurbaşkanlığı seçimlerinde aday olmadı. 24 Nisan 2005’te görevi Mehmet Ali Talat’a devrederek aktif devlet başkanlığı dönemini sona erdirdi. Anadolu Ajansı’nın hesaplamasına göre Denktaş, Kıbrıs Türk tarafını yaklaşık 36 yıl müzakere masasında temsil etti.

Kitaplar, fotoğrafçılık ve 2012’deki vefatı

Rauf Denktaş siyaset dışında üretken bir yazar ve fotoğraf meraklısıydı.

KKTC Cumhurbaşkanlığı kayıtlarına göre 50’nin üzerinde kitap ve risale, yüzlerce makale ve bir film senaryosu kaleme aldı. On ciltlik Hatıralar, Kıbrıs Girit Olmasın ve çeşitli Kıbrıs konulu çalışmalar bunlar arasında yer aldı.

Fotoğraf makinesini uzun yıllar yanından ayırmadı. Kıbrıs’ın doğasını, insanlarını ve gündelik hayatını fotoğrafladı; Türkiye, İngiltere, ABD, Avustralya, Fransa, İtalya ve başka ülkelerde sergiler açtı. Oğlu Serdar Denktaş, ölümünden sonra babasının yayımlanmış 56 eserinin yanı sıra arşivinde çok sayıda yayımlanmamış çalışma bulunduğunu açıklamıştı.

Denktaş, hayatının son döneminde sağlık sorunlarıyla mücadele etti. 13 Ocak 2012’de Lefkoşa’da tedavi gördüğü hastanede çoklu organ yetmezliği nedeniyle hayatını kaybetti. Doğum gününe yalnız 14 gün kaldığı için teknik olarak 87 yaşındaydı ve 88. yaşını sürüyordu. Dönemin bazı haberlerinde yaşı 88 olarak kaydedildi.

Türkiye ve KKTC’de ulusal yas ilan edildi. 17 Ocak’ta binlerce kişinin katıldığı devlet töreninin ardından Denktaş, Lefkoşa’daki Cumhuriyet Parkı’na, Türk Mukavemet Teşkilatı Anıtı’nın bulunduğu alana defnedildi. Mezarına oğlu Raif’in kabrinden, Türkiye’den, Türk cumhuriyetlerinden ve Larnaka’daki Hala Sultan Tekkesi’nden getirilen toprak bırakıldı.

Rauf Denktaş’ın siyasi mirası, Kıbrıs sorununun kendisi gibi farklı toplumlarda farklı biçimde değerlendiriliyor. Türkiye ve Kıbrıs Türk siyasetinin önemli bir bölümünde Kıbrıs Türklerinin güvenliğini, siyasi eşitliğini ve ayrı devlet yapısını savunan kurucu lider olarak anılıyor. Eleştirmenleri ise uzun yıllar savunduğu iki devletli yaklaşımın birleşik Kıbrıs çözümünü zorlaştırdığını ileri sürüyor.

Tartışmasız olan nokta ise Denktaş’ın modern Kıbrıs tarihindeki ağırlığı. İngiliz sömürge döneminde hukukçu olarak başlayan yaşamı; TMT, 1960 Cumhuriyeti, toplumlar arası çatışmalar, 1974, Kıbrıs Türk Federe Devleti, KKTC’nin ilanı ve onlarca yıllık BM müzakerelerinin neredeyse tamamına uzandı.

27 Ocak 1924’te Baf’ta başlayan ve 13 Ocak 2012’de Lefkoşa’da sona eren Rauf Raif Denktaş’ın 87 yıllık hayatı, aynı zamanda 20. yüzyıl Kıbrıs tarihinin en kritik dönemlerinden birinin siyasi biyografisi niteliğinde kaldı.

BiziUnutma.com

Tepkiniz Nedir?

Beğen Beğen 0
Beğenme Beğenme 0
Aşk Aşk 0
Komik Komik 0
Vay Vay 0
Üzgün Üzgün 0
Kızgın Kızgın 0

Yorumlar (0)

User