Güllü kimdir? Gül Tut’un hayatı, şarkıları, kariyeri ve vefatı
Kasımpaşa’dan arabesk müziğin tanınan seslerinden biri olmaya uzanan Güllü’nün hayatı, albümleri, şarkıları ve 2025’teki ölümünün öyküsü.
Ahmet Taş | Bizi Unutma
YALOVA, TÜRKİYE — “Kasımpaşalı Güllü” adıyla 1990’lı yıllarda tanınan arabesk ve fantezi müzik sanatçısı Gül Tut, çocuk yaşta başladığı sahne hayatını onlarca şarkı ve yedi stüdyo albümüne taşıdı; 26 Eylül 2025’te Yalova’nın Çınarcık ilçesindeki evinden düşerek hayatını kaybetti.
“Değmezmiş Sana”, “Oyuncak Gibi”, “Kasımpaşalıyım”, “Gülüm Var”, “Ödüm Kopuyor”, “Kopamam Senden” ve “Nereden Sevdim O Zalimi” gibi şarkılarla tanınan Güllü, özellikle 1990’ların arabesk-fantezi müzik dünyasında kendine özgü güçlü sesiyle öne çıktı. Kariyerinin bir bölümünde evlilik nedeniyle sahnelere ara veren sanatçı daha sonra müziğe döndü ve ölümünden yalnız günler önce dahi yeni şarkı yayımlamayı sürdürüyordu. Apple Music kayıtlarına göre son dönem çalışmalarından “Eylül Zamanı” 19 Eylül 2025’te, ölümünden yalnız bir hafta önce dinleyiciyle buluştu.
Kasımpaşa’da başlayan zorlu çocukluk
Gerçek adı Gül Tut olan sanatçı, 15 Ekim 1973’te İstanbul’un Beyoğlu ilçesine bağlı Kasımpaşa semtinde dünyaya geldi. Kral Müzik ve Bianet biyografilerine göre Roman kökenli bir ailede yetişti ve çocukluğu ekonomik sıkıntılar içinde geçti.
Ailesinin maddi şartları, Güllü’nün eğitim hayatını da doğrudan etkiledi. Henüz ortaokul çağındayken çalışmak zorunda kaldı. Kaynaklara göre 15 yaşında düğün salonlarında şarkı söylemeye başladı. Bu tarih yaklaşık 1988’e denk geliyor.
Yaşı küçük olduğu için dönemin gazino işletmecileri kendisine düzenli sahne vermekte tereddüt ediyordu. Bir süre yeniden okula dönmeye çalışsa da ailesinin ekonomik ihtiyaçları nedeniyle eğitimini tamamlayamadı ve müziğe yöneldi.
Güllü’nün profesyonel bir konservatuvar eğitimi yoktu. Sahne tecrübesini büyük ölçüde düğün salonlarında, eğlence mekânlarında ve canlı performanslarla kazandı. Bu dönem aynı zamanda ilerleyen yıllarda karakteristik özelliğine dönüşecek güçlü, yüksek ve doğrudan yorum biçiminin oluştuğu yıllardı.
Doğduğu semt de sanat kimliğinin bir parçasına dönüştü. 1990’lı yılların başında “Kasımpaşalı Güllü” adını kullanmaya başladı. Roman havaları, arabesk ve fantezi repertuvarını bir araya getiren performanslarıyla İstanbul eğlence dünyasında tanınırlığı arttı.
Oyuncak Gibi albümüyle büyük çıkış yaptı
Güllü’nün kaset ve albüm dünyasındaki asıl çıkışı 1994’te yayımlanan “Oyuncak Gibi” ile gerçekleşti.
Spotify ve Kral Müzik kayıtları da Oyuncak Gibiyi sanatçının 1994 tarihli ilk büyük albümü olarak gösteriyor. Albüm, Güllü’yü düğün salonları ve gece kulüplerinin dışına taşıyarak Türkiye çapında tanınan bir sanatçı haline getirdi.
Ardından üretken bir dönem başladı.
1995’te “Yalan Sevgiler”, 1996’da “Değmezmiş Sana”, 1998’de “Kırılırım”, 2000’de “Zalim Yar”, 2002’de “Ve Ben...” ve 2004’te “Hayatımın Yanlışı” yayımlandı. Böylece yaklaşık on yıllık dönem içerisinde yedi temel stüdyo albümü ortaya çıktı.
Özellikle “Değmezmiş Sana”, sanatçının adıyla en fazla özdeşleşen çalışmalarından biri oldu.
Güllü’nün repertuvarında yalnız ağır arabesk eserler bulunmuyordu. “Kasımpaşalıyım”, “Gülüm Var” ve “Balıkesir Bandırma” gibi daha hareketli eserler, Roman müziğinin ritmik özelliklerini sahne performansına taşıdı. “Oyuncak Gibi”, “Ödüm Kopuyor”, “Kopamam Senden” ve “Nereden Sevdim O Zalimi” gibi parçalar ise onun güçlü ve dramatik yorumculuğunun öne çıktığı şarkılar arasında yer aldı.
Bu farklılık Güllü’nün müzikteki yerini belirleyen unsurlardan biri oldu. Arabesk ve fantezi repertuvarında yer almasına rağmen ses rengi, Roman müziğiyle ilişkisi ve sahnedeki yüksek enerjisi onu dönemindeki birçok yorumcudan ayırdı.

Evlilik nedeniyle kariyerinin en parlak döneminde sahnelere ara verdi
Güllü’nün müzik kariyerinin hızlı yükseldiği dönem aynı zamanda özel hayatında önemli değişikliklerin yaşandığı yıllardı.
Biyografi kaynaklarına göre sanatçı 1996’da evlendi ve evliliğin ardından müzik çalışmalarına bir süre ara verdi. Bu karar, “Değmezmiş Sana” albümüyle büyük bir dinleyici kitlesine ulaştığı döneme rastladı.
Evliliğinden iki çocuğu dünyaya geldi. Daha sonraki adli kayıtlar ve haberlerde çocuklarının isimleri Tuğyan Ülkem Gülter ile Tuğberk Yağız Gülter olarak yer aldı.
Güllü 2000 yılında boşandı ve yeniden profesyonel sahnelere döndü. Aynı yıl yayımlanan “Zalim Yar”, dönüş döneminin önemli çalışmalarından biri oldu. İki yıl sonra Ve Ben..., 2004’te Hayatımın Yanlışı geldi.
2000’lerin ortalarından sonra albüm üretimi seyrekleşse de Güllü tamamen sahneden çekilmedi. Televizyon programlarına katıldı, konserler verdi ve eski şarkılarının yeniden keşfedilmesiyle farklı kuşaklardan dinleyicilere ulaştı.
Özellikle dijital müzik platformlarının yaygınlaşmasının ardından 1990’lı yıllardaki albümleri yeniden geniş dinleyici kitlesi buldu. Spotify’ın güncel sanatçı sayfasında Güllü’nün dinleyici sayısı 2 milyonun üzerinde aylık dinleyiciye ulaşırken Oyuncak Gibi, Yalan Sevgiler, Değmezmiş Sana, Kırılırım ve Zalim Yar dijital diskografinin temel albümleri arasında yer alıyor.
2020’lerde yeniden yoğun biçimde şarkı yayımlamaya başladı
Güllü kariyerinin son yıllarında kayıt çalışmalarını yeniden hızlandırdı.
2021’den itibaren “Allah Yazdıysa Bozsun”, “Gidiyorum”; 2022’de “Unutamazsın Beni”; 2023’te “Bendeki Sen” ve “Yaşayamam Ki”; 2024’te Ali Kınık ile “Olmadı” gibi single çalışmaları yayımladı.
2025 ise Güllü’nün ölümünden önce oldukça üretken geçirdiği bir yıl oldu.
19 Şubat 2025’te “Varlığın Yeter” yayımlandı. Aynı tarihte rap sanatçısı Yener Çevik’le birlikte söylediği “Farketmez Hesaplaşırız” dijital platformlara çıktı. Şarkının daha sonra remix versiyonu da yayımlandı.
Daha sonra “Sabah Olmadan” gibi çalışmalar geldi.
Sanatçının hayattayken yayımlanan son şarkılarından biri “Eylül Zamanı” oldu. Dijital platform kayıtlarına göre eser 19 Eylül 2025’te yayımlandı. Güllü bundan yalnız yedi gün sonra hayatını kaybetti.
Bu yönüyle ölümü, yıllardır aktif müzik üretimini bırakmış bir sanatçının ardından değil, yeni kayıtlar yayımlamaya devam eden bir yorumcunun kariyerinin ortasında gerçekleşti.

26 Eylül 2025’te Çınarcık’taki evinden düşerek öldü
Güllü’den gelen ölüm haberi 26 Eylül 2025 sabahı Türkiye gündemine girdi.
Yalova Valiliğinin açıklamasına göre saat 01.28 sıralarında 112 Acil Çağrı Merkezine Çınarcık’ın Harmanlar Mahallesi Vali Akı Caddesi’nde “yüksekten düşme” ihbarı yapıldı. Olay yerine ulaşan sağlık ekipleri Gül Tut’un hayatını kaybettiğini belirledi.
İlk açıklamada sanatçının evinde kızı ve kızının arkadaşıyla bulunduğu sırada camdan düştüğü belirtildi ve olayla ilgili soruşturma başlatıldı.
Daha sonra hazırlanan Adli Tıp Kurumu raporunda ölümün yüksekten düşmeye bağlı genel beden travması; kafatası ve beyin yaralanması, iç organ ve büyük damar hasarının yol açtığı iç kanama sonucunda meydana geldiği bildirildi.
Güllü’nün doğum ve ölüm tarihleri birlikte hesaplandığında sanatçı 51 yaşındaydı ve 52. yaşını sürüyordu. İlk haberlerin önemli bölümünde yaşı 52 olarak verildi.
27 Eylül’de İstanbul Tuzla’daki Sultan 1. Ahmet Camisi’nde cenaze töreni düzenlendi. Törene ailesinin yanı sıra Cansever, Kobra Murat, Murat Kurşun, Killa Hakan ve Yener Çevik gibi sanatçılar katıldı. Mahsun Kırmızıgül, İbrahim Tatlıses, Seda Sayan, İrem Derici ve başka sanatçılar da çelenk gönderdi. Güllü, cenaze namazının ardından Tuzla Mezarlığı’na defnedildi.
Ölümüyle ilgili soruşturma 2026’da ceza davasına dönüştü
Güllü’nün ölümü ilk günlerde yüksekten düşme olayı olarak soruşturulurken süreç ilerleyen aylarda farklı bir boyut kazandı.
Yalova Cumhuriyet Başsavcılığının yürüttüğü soruşturma kapsamında sanatçının kızı Tuğyan Ülkem Gülter Aralık 2025’te “kasten öldürme” suçlamasıyla tutuklandı. Olay sırasında evde bulunan Sultan Nur Ulu hakkında ise ev hapsi tedbiri uygulandı.
Savcılık tarafından 2026 yazında hazırlanan iddianamede Gülter hakkında “tasarlayarak yakın akrabayı öldürme” suçundan ağırlaştırılmış müebbet, Ulu hakkında ise “yalan tanıklık” suçundan 2 yıldan 4 yıla kadar hapis cezası talep edildi. Savcılığın iddianamesinde Güllü’nün yaklaşık 18,17 metre yükseklikteki pencereden düştüğü kaydedildi.
Yalova 1. Ağır Ceza Mahkemesi iddianameyi 18 Ağustos 2026’da kabul etti. Davanın ilk duruşmasının 1 Ekim 2026’da görülmesi planlanıyor.
Bu noktada hukuki ayrım önem taşıyor: İddianamede yer alan değerlendirmeler savcılığın suçlamalarıdır ve kesinleşmiş mahkeme hükmü değildir. Sanıklar yönünden masumiyet karinesi geçerliliğini koruyor. Bu nedenle Güllü’nün ölümünü bugün itibarıyla kesin biçimde “cinayet” olarak nitelemek doğru değildir; olayla ilgili ceza yargılaması henüz başlamamıştır.
Düğün salonlarından milyonlarca dinleyiciye uzanan bir ses kaldı
Güllü’nün müzik kariyeri yaklaşık 15 yaşında İstanbul’daki düğün salonlarında başladı ve ölümünden yalnız bir hafta önce yayımlanan yeni bir şarkıya kadar sürdü.
Kasımpaşa’daki ekonomik sıkıntılar nedeniyle eğitimini yarıda bırakan genç Gül Tut, 1990’larda “Kasımpaşalı Güllü” olarak tanındı; daha sonra yalnız sahne adındaki semtle değil, kendine özgü ses rengiyle geniş bir dinleyici kitlesi oluşturdu.
Arabeskin acı ve ayrılık anlatısını Roman müziğinin hareketli yapısıyla aynı repertuvarda buluşturabilmesi kariyerinin ayırt edici özelliklerinden biri oldu. Bir konserde hareketli Roman havası söylerken, başka bir kayıtta ağır bir ayrılık şarkısını aynı güçlü vokal üslubuyla yorumlayabiliyordu.
Oyuncak Gibi ile başlayan albüm yolculuğu Yalan Sevgiler, Değmezmiş Sana, Kırılırım, Zalim Yar, Ve Ben... ve Hayatımın Yanlışı ile devam etti. Daha sonraki dijital dönemde de single yayımlamayı bırakmadı.
Bugün Güllü denildiğinde dinleyicilerin hafızasında özellikle “Değmezmiş Sana”, “Oyuncak Gibi”, “Ödüm Kopuyor”, “Kopamam Senden” ve “Kasımpaşalıyım” gibi eserler kalıyor.
15 Ekim 1973’te Kasımpaşa’da başlayan Gül Tut’un hayatı, 26 Eylül 2025’te Çınarcık’ta beklenmedik biçimde sona erdi. Ölümünün koşulları yargının önünde açıklığa kavuşmayı beklerken, sanatçıdan geriye yaklaşık otuz yılı aşan bir müzik kariyeri ve 1990’ların arabesk-fantezi hafızasının parçası haline gelen şarkılar kaldı.
BiziUnutma.com
Tepkiniz Nedir?
Beğen
0
Beğenme
0
Aşk
0
Komik
0
Vay
0
Üzgün
0
Kızgın
0
Yorumlar (0)