Fatih Ürek kimdir? Hayatı, şarkıları, televizyon kariyeri ve vefatı

Fatih Ürek’in Erzurum’dan Bursa sahnelerine, “Hadi Hadi”den televizyon programlarına ve 107 günlük yoğun bakım sürecinin ardından vefatına uzanan hayatı.

06 Eyl 2026 - 07:28
0
Fatih Ürek kimdir? Hayatı, şarkıları, televizyon kariyeri ve vefatı

Ahmet Taş | Bizi Unutma

İSTANBUL, TÜRKİYE — Fantezi ve pop müziğin renkli sahne isimlerinden, oyuncu ve televizyon sunucusu Fatih Ürek, aylar süren yoğun bakım tedavisinin ardından 30 Ocak 2026’da İstanbul’da 59 yaşında hayatını kaybetti.

3 Nisan 1966’da Erzurum’da doğan Ürek’in yaşamı, çocuk yaşta ailesiyle taşındığı Bursa’dan Devlet Tiyatrosu sahnesine, gazinolardan İstanbul müzik piyasasına, “Hadi Hadi” ve “Sus” gibi şarkılardan milyonların izlediği gündüz kuşağı programlarına uzandı. 15 Ekim 2025’te evinde geçirdiği kalp krizi sonrasında yoğun bakıma alınan sanatçı, 107 günlük tedavi sürecinin ardından yaşamını yitirdi.

Erzurum’da doğdu, çocukluğu Bursa’da geçti

Fatih Ürek, 3 Nisan 1966’da Erzurum’da dünyaya geldi. Babası Şerafettin Ürek, Erzurum’da bir sucuk fabrikasında kasap olarak çalışıyordu. Ailenin dört çocuğundan tek erkek olan Ürek’in üç kız kardeşi bulunuyordu. Henüz bir yaşındayken ailesi Bursa’ya taşındı ve çocukluğu büyük ölçüde bu kentte geçti.

Ailenin ekonomik şartları nedeniyle çocukluk ve gençlik yıllarında farklı işlerde çalıştı. Biyografi kayıtlarında züccaciye ve mobilya mağazalarında çalıştığı, çeşitli işlerle ailesinin geçimine katkı sağladığı aktarılıyor. Ancak Ürek’in ilgisi erken yaşlardan itibaren sahneye yönelmişti.

Henüz 15 yaşındayken Bursa Devlet Tiyatrosunun figüran kadrosuna girdi. Yaklaşık 20 yaşına kadar tiyatro bünyesinde çalıştı ve dönemin önemli tiyatro insanlarından Mahir Canova’dan oyunculuk dersleri aldı. Ürek daha sonra profesyonel tiyatro kariyerine devam etmese de burada edindiği sahne disiplini, jest ve beden kullanımının sonraki yıllardaki şarkıcılık ve televizyon performanslarına önemli katkı sağladığı görülüyordu.

Tiyatrodan ayrıldığı yıllarda müzikle daha ciddi biçimde ilgilenmeye başladı. Bursa’daki Taylan Gazinosu’nda sahneye çıkması, profesyonel şarkıcılığının başlangıcı oldu. Kral Müzik biyografisine göre ses sanatçısı olmaya karar verdikten sonra bir süre Bursa’da çalıştı ve daha sonra İstanbul’a taşındı. Başka biyografik kaynaklar bu taşınmayı 1989 yılına tarihlendiriyor.

1993’te “Yaktı Yaktı” ile albüm dünyasına girdi

Fatih Ürek’in kayıtlı müzik kariyerindeki ilk önemli adım 1993 yılında yayımlanan “Yaktı Yaktı” albümü oldu.

Raks Müzik etiketiyle çıkan albümde, daha önce Bülent Ersoy’un repertuvarında yer alan “Yaktı Yaktı”yı da kendi yorumuyla seslendirdi. Ürek’in güçlü sahne üslubu ve geleneksel fantezi müzikle popüler müzik arasında dolaşan repertuvarı, kariyerinin ilk yıllarından itibaren belirginleşti.

1995’te ikinci albümü “Sen İki Gözümsün” yayımlandı. Bu çalışmada dönemin popüler şarkılarının yanında Klasik Türk Müziği etkileri taşıyan eserler de yer aldı. Ancak Ürek, bu albümden sonra uzun süre yeni bir stüdyo albümü çıkarmadı ve ağırlığını canlı sahne çalışmalarına verdi.

Bu dönem onun Türkiye’deki eğlence mekanlarında kendine özgü bir sahne karakteri oluşturduğu yıllardı. Parlak kostümler, dans, yüksek enerji ve izleyiciyle doğrudan iletişim kuran performans biçimi, zaman içerisinde Fatih Ürek adıyla özdeşleşti.

Müzikten uzak kaldığı anlamına gelmeyen 13 yıllık albüm arası, 2008’de yayımlanan “Sus” ile sona erdi. Albüm özellikle iki şarkıyla büyük ilgi gördü: “Sus” ve “Hadi Hadi.” Kral Müzik, bu iki eserin dönemin müzik listelerinde üst sıralara yükseldiğini kaydediyor.

“Hadi Hadi” aynı zamanda Ürek’in sahne karakterini yeni kuşak dinleyicilere taşıdı. Şarkıyla birlikte yaptığı hareketli danslar ve sahne kostümleri, sanatçının televizyon görünürlüğünü de artırdı.

2009’da Hala Hala, 2010’da Alırım Aklını, 2011’de “Hayde” albümü geldi. “Hayde” ve “Yedi Tepe”nin düzenlemelerinde daha sonra Türk pop müziğinin tanınan aranjörlerinden biri olacak Emrah Karaduman ile çalıştı. Takip eden yıllarda “300-500”, “Bak Güzele”, Altın Çağ, “Sallaya Sallaya”, “Tak Tak”, “Havam Yerinde” ve “Penaltı ve Gol” gibi çalışmalar yayımladı.

Reyting Hamdi’den sinema filmlerine oyunculuk yaptı

Fatih Ürek’in sahne sanatlarıyla ilişkisi yalnız müzikle sınırlı kalmadı. Çocukluk dönemindeki tiyatro deneyimi ilerleyen yıllarda televizyon ve sinemada yeniden ortaya çıktı.

1990’ların ikinci yarısında “Reyting Hamdi” programında canlandırdığı Fred Çakmaktaş karakteriyle televizyon izleyicisinin karşısına çıktı. Ürek’in abartılı mimikleri ve kostümlü komediye yatkın sahne biçimi, programdaki performansıyla geniş kitleler tarafından tanındı.

Daha sonra Ruhsar gibi televizyon projelerinde yer aldı; Neredesin Firuze ve Şeytanın Pabucu gibi sinema filmlerinde kamera karşısına geçti. Sonraki yıllarda Jet Sosyete ve Menajerimi Ara gibi yapımlarda da çoğunlukla kendi sahne kişiliğinden yararlanan rollerde göründü.

Ürek’in kariyerini farklılaştıran noktalardan biri, şarkıcılıktan oyunculuğa ve oradan sunuculuğa geçerken sahnedeki yüksek enerjisini korumasıydı. Bu özellik özellikle 2010’ların sonunda gündüz kuşağı televizyonunda yeni bir kariyer döneminin önünü açtı.

Gelinim Mutfakta ile gündüz kuşağının tanınan yüzü oldu

Fatih Ürek, 2018’de Kanal D’de başlayan “Gelinim Mutfakta” programının sunuculuğunu üstlendi.

Gelinlerle kayınvalidelerin yemek üzerinden yarıştığı programda Ürek yalnız yarışmayı yöneten bir sunucu değil, zaman zaman tartışmalara müdahale eden ve müzikle eğlenceyi programın içine taşıyan ana ekran yüzü oldu. Kanal D, Haziran 2018’de programın Ürek’in sunumuyla izlenme oranlarında yükseldiğini ve geniş bir izleyici kitlesine ulaştığını duyurdu.

Program aynı yıl hızlı biçimde büyüdü. Temmuz 2018’de 100. bölüm, aralık ayında ise 200. bölüm ekrana geldi. Ürek 200. bölümde Gülben Ergen’i ağırladı.

“Gelinim Mutfakta”, 9 Aralık 2018’de düzenlenen 45. Pantene Altın Kelebek Ödülleri’nde En İyi Gündüz Kuşağı Programı seçildi. Ödülü ekip adına sahnede Fatih Ürek aldı.

Ürek programı 2018-2020 arasında sundu. Daha sonra Show TV’de yayımlanan “Kuaförüm Sensin” yarışmasının jüri kadrosuna katıldı. Show TV, Eylül 2020’de Ürek’in programa yeni jüri üyesi olarak dahil edildiğini açıkladı.

Televizyon kariyerinin sonraki önemli durağı ise NOW ekranlarında yayımlanan “Fatih Ürek ile Gelin Görümce” oldu. Kanalın resmî sayfasında programın 200 bölüme ulaşan arşivi ve Ürek’in sunuculuğu kayıtlı bulunuyor.

Böylece Ürek, kariyerinin son döneminde şarkıcı kimliğinin yanında Türkiye’nin en tanınan gündüz kuşağı sunucularından biri haline geldi.

Kalbi evinde durdu, yaklaşık 20 dakikalık müdahaleyle yeniden çalıştırıldı

Fatih Ürek’in hayatındaki son dönem 15 Ekim 2025 sabahı başladı.

DHA’nın hastane açıklamasına dayandırdığı habere göre Ürek evinde kahvaltı yaptığı sırada aniden fenalaştı ve kalp durması yaşadı. Ambulans ekibinin yaklaşık 20 dakika süren CPR müdahalesinin ardından kalbi yeniden çalıştırıldı. Saat 11.15 sıralarında Sarıyer’deki özel hastaneye ulaştırıldı.

Hastanede yapılan incelemede, yaklaşık iki yıl önce stent takılmış olan sirkumfleks koroner arterde stent trombozu tespit edildi. Acil anjiyoplasti uygulanarak damar yeniden açıldı. Ürek yoğun bakıma alınırken hastane, oksijensiz kalmaya bağlı hasar oluşup oluşmadığının takip edildiğini ve hayati tehlikenin devam ettiğini açıkladı.

Sanatçı bundan sonra aylar boyunca yoğun bakımda kaldı. Kamuoyuna zaman zaman sağlık durumuyla ilgili farklı iddialar yansıdı ancak hastane ve yakın çevresi tedavinin devam ettiğini bildirdi.

İlk rahatsızlığından 107 gün sonra, 30 Ocak 2026’da durumu yeniden aniden ağırlaştı.

Tedavi gördüğü hastanenin açıklamasına göre Fatih Ürek’te yeniden kardiyak arrest gelişti. Hekimler ve sağlık personeli ileri yaşam desteği uyguladı ancak müdahalelere yanıt alınamadı. Ürek, 30 Ocak 2026 saat 20.30’da hayatını kaybetti.

3 Nisan 1966 doğumlu sanatçı, öldüğünde 59 yaşındaydı; 60. doğum gününe yaklaşık iki ay kalmıştı.

Karacaahmet Mezarlığı’nda toprağa verildi

Fatih Ürek için 1 Şubat 2026’da İstanbul Barbaros Hayrettin Paşa Camii’nde cenaze töreni düzenlendi.

Törene kız kardeşlerinin yanı sıra Gülben Ergen, Hande Yener, Hamdi Alkan ve sanat dünyasından çok sayıda isim katıldı. İkindi namazının ardından kılınan cenaze namazı sonrası Ürek’in naaşı Karacaahmet Mezarlığı’nda toprağa verildi.

Cenazede ablası Sevil Ürek, kardeşinin sevenlerinin gösterdiği ilgiden söz ederken Fatih Ürek’in bir vasiyeti bulunduğunu da açıkladı. Sevil Ürek, aile olarak onun adına okul yaptırmak istediklerini, sanatçının çocuklara ve hayvanlara özel önem verdiğini söyledi.

Diğer ablası Nurgül Ürek ise kardeşinin yoğun bakım sürecinde uzun süre hayatta kalmak için mücadele ettiğini anlattı.

Fatih Ürek’in geride bıraktığı sanat hayatı yalnız birkaç hit şarkıdan oluşmadı. Henüz 15 yaşında Bursa Devlet Tiyatrosuna giren genç bir figürandan gazino şarkıcılığına, kaset ve CD döneminden dijital müziğe, komedi programlarından gündüz kuşağı yarışmalarına uzanan yaklaşık kırk yıllık çok yönlü bir kariyer bıraktı.

1993’teki Yaktı Yaktı ile başlayan kayıt yolculuğu, 2008’de “Hadi Hadi” ve “Sus” ile yeni bir kuşağa ulaştı. Televizyonda ise Reyting Hamdiden Gelinim Mutfakta ve Gelin Görümceye kadar farklı formatlarda ekran önünde kaldı.

Onu dönemindeki birçok şarkıcıdan ayıran temel özellik, sahne kişiliğini kariyerinin merkezine yerleştirmesiydi. Kostümleri, dansları, esprileri ve izleyiciyle sürekli temas kuran performans biçimi, Fatih Ürek’in yalnız sesiyle değil görüntüsü ve enerjisiyle de hatırlanmasını sağladı.

30 Ocak 2026’daki ölümüyle yarım kalan bu sahne yolculuğunun ardından Türk eğlence dünyasında en fazla hatırlanan eserlerinden biri ise yıllar önce milyonların diline yerleşen o şarkı oldu:

“Hadi Hadi.”

BiziUnutma.com

Tepkiniz Nedir?

Beğen Beğen 0
Beğenme Beğenme 0
Aşk Aşk 0
Komik Komik 0
Vay Vay 0
Üzgün Üzgün 0
Kızgın Kızgın 0

Yorumlar (0)

User