Liana Hananel kimdir? Lilyandrose’dan İran uçak faciasına uzanan hayatı
Liana Kalma Hananel’in Koç Üniversitesi’nden LILYANDROSE’un kuruluşuna, aile hayatından 11 Mart 2018’deki İran uçak faciasına uzanan yaşamı.
Ahmet Taş | Bizi Unutma
İSTANBUL, TÜRKİYE — İstanbul’dan doğan mayo markasını özgün işlemeleri ve güçlü renkleriyle moda dünyasına taşıyan girişimci Liana Kalma Hananel, genç yaşta kurduğu LILYANDROSE’u büyütürken 11 Mart 2018’de İran’daki uçak faciasında hayatını kaybetti.
Koç Üniversitesi’nde öğrenciyken yakın arkadaşı Roys Elhadef Anjel ile çıktığı bir Paris seyahatinde kendi markalarını kurmaya karar veren Hananel, henüz 20’li yaşlarının başındayken girişimciliğe adım attı. 2012’de kurulan LILYANDROSE kısa sürede İstanbul’dan ilham alan el işlemeleri, renkli tasarımları ve farklı vücut tiplerine uygun kesimleriyle dikkat çekti. Hananel, 2016’da Erol Hananel ile evlendi; kazadan önce kısa süre önce anne olmuştu.
İstanbul’da doğdu, Saint Pulchérie’den Koç Üniversitesi’ne geçti
Liana Kalma Hananel İstanbul’da doğdu.
Dönemin biyografi haberlerine göre eğitimine Saint Pulchérie Fransız Lisesi’nde devam etti, ardından Koç Üniversitesi’ne girdi. Kamuya açık profesyonel profilinde Koç Üniversitesi eğitim yılları 2008-2012 olarak görülüyor.
Koç Üniversitesi yılları yalnız akademik eğitiminin değil, gelecekteki meslek hayatının da şekillendiği dönem oldu.
Henüz son sınıf öğrencisiyken yakın arkadaşı Roys Elhadef Anjel ile bir marka kurmaya karar verdi. Roys, New York’taki Pratt Institute’un Grafik Tasarım Bölümünden mezun olmuş ve yaratıcı ajanslarda grafik tasarımcı olarak çalışmıştı. Liana ise işletme eğitiminin sağladığı yönetim perspektifini taşıyordu.
İki arkadaşın birbirini tamamlayan bu eğitimleri, kısa süre sonra tasarım ile işletmeciliği birleştiren ortak bir girişime dönüşecekti.
Liana’nın adı bazı kaynaklarda Liana Kalma, evliliğinden sonraki kayıtlarda ise Liana Kalma Hananel veya kısaca Liana Hananel şeklinde geçiyor.
Paris’te doğan fikir 2012’de LILYANDROSE’a dönüştü
Liana ve Roys’un girişimcilik hikâyesinin başlangıç noktası Paris’ti.
İki yakın arkadaş birlikte çıktıkları bir Paris seyahati sırasında kendi mayo markalarını kurma fikrini konuşmaya başladı. Daha önce kendileri için küçük tasarımlar yapmışlardı; fakat bu kez hayallerini gerçek bir şirket ve koleksiyona dönüştürmeye karar verdiler.
Şalom gazetesinin Liana’nın ardından yayımladığı ayrıntılı dosyaya göre iki genç kadın, kendi birikimleri ve ailelerinden aldıkları sınırlı destekle 2012 yılında LILYANDROSE Swimwear’ı kurdu.
Liana henüz Koç Üniversitesi’nde son sınıf öğrencisiydi.
Markanın adı da iki arkadaşın kendi isimlerinden ve birlikte oluşturdukları yaratıcı dünyadan doğmuştu. Daha sonraki röportajlarında, sosyal hayatlarında sürekli birlikte olduklarını ve zaman içinde kendilerini aynı hayallerin içinde bulduklarını anlatıyorlardı.
Bu girişimin dikkat çekici yanı, kurucularının büyük bir moda grubunun arkasına sığınmadan henüz 20’li yaşlarının başında üretim, tasarım, satış ve marka oluşturma sorumluluğunu üstlenmesiydi.
İstanbul’un renklerini ve işlemelerini mayolara taşıdılar
LILYANDROSE klasik bir mayo markası olarak tasarlanmadı.
Moda sektöründeki şirket kayıtlarında marka, 2012’de İstanbul’da kurulmuş lüks tasarım mayo markası olarak tanımlanıyor. Tasarımların ayırt edici özellikleri arasında elde yapılan nakışlar, boncuk işlemeleri, güçlü renkler ve İstanbul’dan esinlenen dekoratif unsurlar bulunuyordu.
Marka aynı zamanda yalnız tek bir vücut tipine göre ürün üretmek istemiyordu.
LILYANDROSE’un moda dizinindeki tanıtımında kaliteli kumaşlar, rahat ve yenilikçi kesimler ile geniş renk paleti sayesinde farklı vücut tiplerine sahip kadınlara hitap etme hedefi özellikle vurgulanıyor.
Liana ve Roys da 2015’teki röportajlarında “LILYANDROSE kadını”nı tek bir stile hapsetmenin doğru olmadığını söylüyordu. Onların hedeflediği kadın, kendine güvenen ve plajda fark edilmekten çekinmeyen biriydi.
Bu yaklaşım zamanla markayı moda ve magazin yayınlarında görünür hale getirdi.
Dönemin haberlerinde Özge Ulusoy, Rüya Büyüktetik, Şeyma Subaşı ve Martha Graeff gibi isimlerin markanın tasarımlarını kullandığı aktarılıyordu.
Marka Liana’nın ardından da koleksiyon çıkarmaya devam etti
Liana’nın kurduğu marka onun ölümünden sonra tamamen ortadan kalkmadı.
2020’de Elle Türkiye’de yayımlanan bir yaz koleksiyonu haberinde Lily & Rose – Roys Anjel adıyla markanın yeni sezon tasarımları anlatılıyordu. Roys Anjel, koleksiyonda metal aksesuarlar, tek omuzlu mayolar, yüksek bel bikiniler, kare yakalar ve güçlü renklerin kullanıldığını söylüyordu.
Bu kayıt, Liana’nın 2018’de ölümünden en az iki yıl sonra markanın üretim ve tasarım faaliyetinin devam ettiğini gösteriyor.
Kariyer platformlarındaki şirket profilinde de LILYANDROSE, İstanbul merkezli tekstil ve moda tasarım şirketi olarak yer almaya devam etti; şirket tanıtımında İstanbul’dan aldığı ilham, el işlemeleri ve farklı vücut tiplerine yönelik zamansız tasarım anlayışı vurgulandı.
Dolayısıyla Liana’nın bıraktığı en somut miraslardan biri, henüz üniversite öğrencisiyken kurduğu ve yıllar sonra da adı moda dünyasında görülen bu marka oldu.
Erol Hananel ile evlendi, kısa süre sonra anne oldu
Liana Kalma’nın hayatındaki önemli dönüm noktalarından biri de Erol Hananel ile evliliği oldu.
Dönemin haberlerine göre çift 5 Haziran 2016’da Sait Halim Paşa Yalısı’nda evlendi. Erol Hananel bilişim sektöründe çalışan bir iş insanı olarak tanıtılıyordu.
Çift daha sonra çocuk sahibi oldu.
Ancak Liana’nın çocuğunun kazanın meydana geldiği tarihte tam kaç aylık olduğu konusunda kaynaklar birbirinden farklı bilgiler verdi. Bazı ilk haberlerde 4 aylık, bazı haberlerde ise 8 aylık bir bebeği olduğu yazıldı. Uluslararası haberlerde de kısa süre önce anne olduğu aktarıldı. Bu nedenle kesin ay sayısını vermek yerine, Liana’nın kazadan kısa süre önce anne olduğunu söylemek daha güvenilir.
2018’deki haberlerde Liana’nın Dubai seyahatine çıkarken küçük çocuğundan ayrılmak konusunda tereddüt ettiği, ancak Mina Başaran’la çok yakın arkadaş olması nedeniyle geziye katıldığı aktarıldı.
Bu ayrıntı, kazanın ardından ailesinin yaşadığı kaybı daha da ağırlaştıran unsurlardan biri olarak kamuoyuna yansıdı.
11 Mart 2018: Dubai’den dönüş yolculuğu İran’da sona erdi
Mina Başaran, yaklaşan düğünü öncesinde yedi yakın arkadaşıyla Birleşik Arap Emirlikleri’ne gitmişti.
Liana Hananel de grubun içindeydi.
Arkadaş grubunda Mina Başaran, Sinem Akay, Jasmin Baruh Siloni, Liana Hananel, Burcu Gündoğar Urfalı, Aslı İzmirli, Zeynep Coşkun ve Ayşe And bulunuyordu.
Dönüş uçuşunun mürettebatı ise pilotlar Beril Gebeş ve Melike Kuvvet ile kabin görevlisi Eda Uslu idi.
Uçaktaki 11 kişinin tamamı kadındı.
Grup tatilini Dubai’de geçirmiş olsa da dönüş uçuşu Sharjah’dan İstanbul’a gerçekleştiriliyordu.
TC-TRB tescilli Bombardier Challenger 604, 11 Mart 2018’de İran hava sahasında kontrolünü kaybetti ve Çaharmahal ve Bahtiyari eyaletindeki dağlık araziye çarptı.
Uçakta bulunanların tamamı hayatını kaybetti.
Daha sonraki resmî teknik incelemelerde kazanın seyir sırasında hava hızı göstergeleri arasında ortaya çıkan uyuşmazlığın ardından gelişen olaylarla bağlantılı olduğu ortaya kondu. Uçak hız kaybederek stall durumuna girdi ve kontrol yeniden sağlanamadı.
Liana’nın moda alanında yaklaşık altı yıldır sürdürdüğü girişimcilik yolculuğu böylece beklenmedik biçimde sona erdi.
Henüz 28 yaşındaydı.
Ulus Musevi Mezarlığı’nda son yolculuğuna uğurlandı
Liana Hananel’in naaşı İran’daki işlemlerin ardından Türkiye’ye getirildi.
15 Mart 2018’de Ulus Musevi Mezarlığı’nda cenaze töreni düzenlendi. Ailesi, eşi Erol Hananel, yakın arkadaşları ve Türk Yahudi toplumunun kurum temsilcileri törende bir araya geldi.
Hahambaşı Rav İsak Haleva, kazada hayatını kaybeden 11 kadını isimleriyle anarak ailelerine başsağlığı diledi.
Şalom’un törenden aktardığına göre cenazede derin bir sessizlik ve yoğun bir yas hâkimdi. Liana’nın eşi Erol Hananel de tabutu omuzlayanlar arasındaydı.
Aynı dönemde Liana ve yakın arkadaşı Jasmin Baruh Siloni’nin aileleri, Ulus Özel Musevi Okulları’nda iki genç kadının adına bir eğitim fonu oluşturdu. Böylece onların adının öğrencilere destek sağlayacak bir çalışmayla yaşatılması amaçlandı.
Bu girişim, Liana’nın ölümünden sonra geride kalan mirasının yalnız moda sektöründen ibaret olmadığını gösterdi.
Liana Kalma Hananel’in hayatı, Paris’te iki arkadaşın yaptığı bir konuşmayla yön değiştirmişti.
Henüz üniversite öğrencisiyken bir marka kurdu.
İstanbul’un renklerini ve işlemelerini mayo tasarımlarına taşıdı.
Markasını tanınır hale getirdi.
Evlenip aile kurdu ve kısa süre önce anne olmuştu.
Önünde hem özel hayatında hem de girişimcilik yolculuğunda uzun yıllar bulunması bekleniyordu.
Ancak 11 Mart 2018’de İran dağlarında yaşanan uçak faciası bütün bu planları yarım bıraktı.
Bugün Liana’nın hikâyesinden geriye yalnız kazanın acı görüntüleri değil, arkadaşı Roys’la birlikte henüz 20’li yaşlarının başında hayata geçirdiği LILYANDROSE, ailesi, dostları ve adına oluşturulan eğitim çalışmaları kaldı.
Bir Paris tatilinde başlayan o genç girişimcilik fikri, Liana Kalma Hananel’in kısa yaşamından bugüne ulaşan en görünür izlerden biri olmaya devam ediyor.
BiziUnutma.com
Tepkiniz Nedir?
Beğen
0
Beğenme
0
Aşk
0
Komik
0
Vay
0
Üzgün
0
Kızgın
0
Yorumlar (0)