Hz. Yusuf kimdir? Kur’an’da anlatılan sabır, iffet ve iktidar hikâyesi
Hz. Yusuf’un Kur’an’da anlatılan hayatı; çocukluk rüyasından kuyuya, zindandan Mısır hazinelerine ve ailesiyle kavuşmasına uzanan kıssa.
Ahmet Taş | Bizi Unutma
MISIR — Kur’an-ı Kerim’de hayatı en ayrıntılı şekilde anlatılan peygamberlerden Hz. Yusuf, kardeşlerinin kıskançlığıyla kuyuya bırakılmasından Mısır’da devlet yönetiminde söz sahibi olmasına kadar uzanan hayatıyla sabır, iffet, tevekkül ve affetmenin sembol isimlerinden biridir.
Hz. Yusuf’un kıssası Kur’an’ın 12. suresi olan Yusuf Suresi’nde neredeyse baştan sona kesintisiz biçimde anlatılır. Diyanet İşleri Başkanlığına göre Mekke döneminde indirilen sure 111 ayettir ve Kur’an’da baştan sona tek bir konuyu anlatan tek suredir. Surede Hz. Yusuf’un yaşadığı ağır imtihanların ardından sabır ve doğrulukla nasıl yeni bir hayata ulaştığı aktarılır. Kur’an, bu anlatıyı “kıssaların en güzeli” olarak nitelendirir.
Hz. Yusuf’un kesin doğum tarihi, çocukluğunda kaç yaşında olduğu veya hayatının kronolojik olarak hangi yıllara denk geldiği Kur’an’da belirtilmez. TDV İslâm Ansiklopedisi, onu Hz. Yakup’un oğlu ve İsrailoğulları’na gönderilmiş bir peygamber olarak tanımlar. Bu nedenle hayatına ilişkin Kur’an’da bulunmayan tarih ve isimleri kesin bilgi gibi aktarmak yerine kıssanın vahiyde bildirilen çerçevesini esas almak gerekir.
Rüyayla başlayan kıssa: On bir yıldız, güneş ve ay
Hz. Yusuf’un Kur’an’daki hikâyesi çocukluk yıllarında gördüğü olağanüstü bir rüyayla başlar.
Yusuf, babası Hz. Yakup’a rüyasında on bir yıldızın, güneşin ve ayın kendisine doğru eğildiğini gördüğünü anlatır. Hz. Yakup, oğlunun gördüğü rüyanın sıradan olmadığını anlar ve Yusuf’tan bunu kardeşlerine anlatmamasını ister. Çünkü kardeşlerinin ona karşı bir tuzak kurmasından endişe etmektedir. Kur’an’ın devamında Hz. Yakup’un, Allah’ın Yusuf’u seçip ona olayların ve rüyaların yorumunu öğreteceğine dair sözleri aktarılır.
Böylece kıssanın sonunda gerçekleşecek olayların işareti daha ilk ayetlerde verilmiş olur.
Yusuf’un kardeşleri ise babalarının Yusuf’a ve onun kardeşine kendilerinden daha fazla sevgi gösterdiğini düşünüyordu. Bu duygu zamanla kıskançlığa dönüştü. Kardeşlerden bazıları Yusuf’u öldürmeyi önerirken içlerinden biri onu öldürmek yerine bir kuyunun dibine bırakmayı teklif etti.
Planlarını uygulamak için babalarından Yusuf’un kendileriyle birlikte dışarı çıkmasına izin vermesini istediler. Hz. Yakup başlangıçta endişelense de sonunda izin verdi.

Kardeşlerinin ihaneti: Kuyudan Mısır’a uzanan yol
Yusuf kardeşleriyle birlikte evden ayrıldıktan sonra onların kurduğu plan uygulandı ve bir kuyunun içine bırakıldı.
Kardeşleri akşam olduğunda ağlayarak babalarının yanına döndü. Yusuf’u eşyalarının yanında bıraktıklarını, kendileri yarışırken onu bir kurdun yediğini ileri sürdüler. İddialarını desteklemek için Yusuf’un gömleğine sahte kan sürdüler.
Hz. Yakup anlatılanlara inanmadı. Kur’an onun bu büyük acı karşısındaki tavrını “güzel sabır” anlayışıyla aktarır. Yusuf’un kardeşleri için olay bitmiş görünürken onun hayatındaki yeni dönem daha yeni başlıyordu.
Bir süre sonra kuyunun bulunduğu bölgeden bir kervan geçti.
Kervanın su almak için kuyuya gönderdiği kişi kovasını aşağı bıraktığında Yusuf’la karşılaştı. Kervandakiler onu yanlarına aldı ve daha sonra Mısır’a götürdü. Kur’an, Yusuf’un çok düşük bir bedel karşılığında satıldığını bildirir.
Mısır’da onu satın alan kişinin adı Kur’an’da verilmez. Adam eşinden Yusuf’a iyi davranmasını istedi; kendilerine faydalı olabileceğini veya onu evlat edinebileceklerini söyledi. Böylece kardeşleri tarafından kuyuda ölüme terk edilen Yusuf’un hayatında Mısır dönemi başladı.
Kur’an bu aşamada Yusuf olgunluk çağına eriştiğinde Allah’ın kendisine hikmet ve ilim verdiğini bildirir.
İffet imtihanı: Kapılar kapandı, Yusuf Allah’a sığındı
Hz. Yusuf kıssasının en fazla bilinen bölümlerinden biri Mısır’daki evde yaşadığı iffet imtihanıdır.
Yusuf’un yaşadığı evin hanımı ona ilgi duydu. Kur’an, kadının kapıları kapatarak Yusuf’u kendisiyle birlikte olmaya çağırdığını bildirir. Yusuf ise bu teklif karşısında Allah’a sığındı ve kendisine iyilik yapan ev sahibine ihanet etmeyeceğini ifade etti.
Yusuf kapıya doğru kaçarken kadın arkasından yetişerek gömleğini yırttı. Kapının önünde kadının kocasıyla karşılaşmaları üzerine kadın suçu Yusuf’a yüklemeye çalıştı.
Ancak gömleğin arkadan yırtılmış olması Yusuf’un kaçan, kadının ise arkasından giden taraf olduğunun delili olarak değerlendirildi.
Bu olay şehirde duyuldu. Bazı kadınların kendisini kınaması üzerine evin hanımı onları davet etti ve Yusuf’u karşılarına çıkardı. Kur’an, kadınların Yusuf’u gördüklerinde yaşadıkları şaşkınlığı anlatır.
Burada önemli bir ayrıntı bulunuyor: Halk arasında bu kadının adı çoğunlukla Züleyha veya Zeliha olarak bilinse de Kur’an’da bu isim geçmez. Diyanet’in Kur’an Yolu tefsirinde Zeliha adı geleneksel kaynaklara dayanılarak kullanılır; ayetlerin kendisinde kadın, Aziz’in hanımı olarak anılır.
Yusuf üzerindeki baskı sürünce Allah’a yönelerek kendisine teklif edilen günaha düşmektense zindanı tercih ettiğini bildirdi.
“Rabbim! Bana zindan, bunların benden istediklerinden daha iyidir!”
Sonunda suçsuzluğuna ilişkin işaretler bulunmasına rağmen Yusuf’un bir süre zindana gönderilmesine karar verildi.

Zindan yılları: Rüya yorumlarken tevhidi anlattı
Yusuf’un hayatındaki ikinci büyük kırılma noktası zindandı.
Onunla birlikte hapishaneye iki genç daha girdi. Her ikisi de birer rüya görmüş ve Yusuf’tan bunları yorumlamasını istemişti.
Yusuf yalnızca rüyalarını yorumlamakla kalmadı. Kur’an’a göre onlara Allah’ın kendisine öğrettiği bilgiden söz etti ve putperest inancı reddederek Hz. İbrahim, Hz. İshak ve babası Hz. Yakup’un inanç yoluna bağlı olduğunu anlattı. Ardından birden fazla ilaha kulluk etmekle tek ve üstün olan Allah’a kulluk etmek arasındaki farkı ortaya koydu. Böylece zindan, Yusuf için aynı zamanda bir tebliğ ortamına dönüştü.
İki mahkûmun rüyalarını da yorumladı. Birinin yeniden hükümdarın hizmetine döneceğini, diğerinin ise ölüm cezasına çarptırılacağını bildirdi.
Kurtulacağını düşündüğü kişiden hükümdarın yanında kendisinden söz etmesini istedi. Ancak bu kişi Yusuf’u uzun süre hatırlamadı.
Kur’an Yusuf’un zindanda birkaç yıl daha kaldığını bildirir; bunun tam kaç yıl olduğunu ayette kesinleştirmez.
Yusuf için çıkış kapısı ise yine bir rüya aracılığıyla açıldı.
Yedi semiz inek, yedi kıtlık yılı ve büyük ekonomik plan
Mısır hükümdarı bir gece dikkat çekici bir rüya gördü.
Rüyasında yedi zayıf ineğin yedi semiz ineği yediğini, ayrıca yedi yeşil başakla yedi kuru başak gördü. Saray çevresindeki kişiler rüyaya açıklık getiremedi.
Tam bu sırada zindandan yıllar önce kurtulan kişi Yusuf’u hatırladı.
Yusuf’a giderek hükümdarın rüyasını anlattığında Yusuf yalnız rüyayı yorumlamakla yetinmedi; yaklaşan ekonomik krizin nasıl yönetilmesi gerektiğine ilişkin ayrıntılı bir plan sundu.
İlk yedi yıl boyunca üretimin sürdürülmesini, elde edilen tahılın ihtiyaç duyulan küçük miktar dışında başağında bırakılarak depolanmasını önerdi. Ardından yedi yıl sürecek ağır kıtlığın geleceğini, biriktirilen ürünlerin bu dönemde kullanılacağını bildirdi. Sonrasında yağmur ve bolluğun yeniden geleceği bir yıl olacağını söyledi.
Bu bölüm, Yusuf kıssasının yalnızca rüya yorumuyla değil; kriz yönetimi, üretim planlaması, tasarruf ve gıda güvenliği gibi kavramlarla da ilişkilendirilen kısmıdır.
Hükümdar Yusuf’un serbest bırakılmasını istediğinde ise Yusuf hemen zindandan çıkmayı kabul etmedi. Öncelikle hakkında ortaya atılan suçlamanın açıklığa kavuşmasını istedi.
Kadınlar sorgulandığında Yusuf’tan bir kötülük görmediklerini söyledi. Onu kendisiyle birlikte olmaya çağıran kadın da gerçeği itiraf etti.
Bunun ardından hükümdar Yusuf’u yanına çağırdı ve ona güvendiğini ifade etti. Yusuf ise ülkenin hazinelerinin yönetiminden sorumlu olmak istediğini belirterek kendisini koruyucu ve bilgili olarak tanımladı. Kur’an daha sonra Yusuf’a ülkede imkân ve iktidar verildiğini bildirir.
Kuyuya bırakılan çocuk artık Mısır’ın kıtlık dönemini yöneten üst düzey bir yönetici konumundaydı.

Kıtlık kardeşlerini yıllar sonra Yusuf’un karşısına çıkardı
Yusuf’un haber verdiği kıtlık başlayınca etkisi Mısır’ın dışına da yayıldı.
Erzak almak isteyenler Mısır’a gelmeye başladı. Gelenlerin arasında Yusuf’un yıllar önce kendisini kuyuya atan kardeşleri de vardı.
Kardeşleri Yusuf’un huzuruna girdiklerinde Yusuf onları tanıdı fakat onlar Yusuf’u tanımadı.
Yusuf onlara erzaklarını verdi ve bir sonraki gelişlerinde babalarından olan diğer kardeşlerini de getirmelerini istedi.
Hz. Yakup, Yusuf’un kaybından sonra bir evladını daha kardeşlerinin yanına vermekte tereddüt etti. Ancak oğullarından güçlü söz aldıktan sonra izin verdi.
Kardeşi Mısır’a geldiğinde Yusuf ona gerçeği açıkladı. Daha sonra gelişen olaylar sonucunda kardeşlerinin geçmişte Yusuf’a yaptıklarıyla yüzleşeceği ortam oluştu.
Bu süreç Hz. Yakup için yeni bir üzüntü dönemine dönüştü. Kur’an onun Yusuf’a duyduğu özlem nedeniyle gözlerinin ağlamaktan beyazlaştığını bildirir. Buna rağmen Hz. Yakup Allah’ın rahmetinden ümit kesilmemesi gerektiğini söyledi ve oğullarından Yusuf ile kardeşini aramaya devam etmelerini istedi.
Kardeşler yeniden Mısır’a geldiklerinde artık ekonomik olarak zor durumdaydı. Yusuf’un karşısında yardım talep ettiler.
Yusuf sonunda kimliğini açıkladı.
Kardeşleri karşılarında yıllar önce kuyuya bıraktıkları kişinin bulunduğunu anlayınca yaptıklarını kabul ettiler.
Yusuf’un cevabı ise kıssanın affetme ve merhamet yönünün en güçlü ifadelerinden biri oldu:
“Bugün size kınama yok.”
Yusuf kardeşlerinden intikam almak yerine Allah’tan onlar için bağışlanma diledi.
Gömlek Hz. Yakup’a ulaştı, yılların ayrılığı sona erdi
Yusuf daha sonra gömleğini kardeşlerine vererek babalarının yüzüne koymalarını istedi.
Kervan Mısır’dan hareket ettiğinde Hz. Yakup çevresindekilere Yusuf’un kokusunu aldığını söyledi.
Müjdeci gelip Yusuf’un gömleğini Hz. Yakup’un yüzüne koyduğunda Kur’an onun gözlerinin yeniden görmeye başladığını bildirir. Diyanet tefsirinde bu olayın nasıl anlaşılması gerektiği konusunda farklı yorumlar bulunduğu; bunun mucize olarak değerlendirilebildiği gibi Hz. Yakup’un büyük üzüntüsünün ortadan kalkmasının oluşturduğu iyileşme şeklinde yorumlayanların da olduğu aktarılır.
Kardeşleri babalarına yaptıkları hatayı itiraf ederek Allah’tan kendileri için bağışlanma dilemesini istedi. Hz. Yakup da onlar için Rabbinden mağfiret dileyeceğini söyledi.
Ardından bütün aile Mısır’a doğru yola çıktı.
Yusuf anne ve babasını bağrına bastı ve ailesini Mısır’a güven içinde davet etti. Kur’an, anne ve babasını yüksek bir yere çıkardığını ve ailesinin kendisine saygıyla eğildiğini bildirir.
İşte bu anda çocukluk yıllarında gördüğü rüya gerçekleşmişti.
Yusuf babasına yıllar önce gördüğü rüyayı hatırlatarak Rabbinin onu gerçekleştirdiğini söyledi. Kendisini zindandan çıkaran, ailesini yeniden yanına getiren Allah’a şükretti.
Kıssanın sonunda Yusuf’un duası yer alır. Kendisine yönetim imkânı ve olayların yorumunu öğrenme yeteneği veren Allah’a yönelen Yusuf, dünyada ve ahirette gerçek sahibinin Allah olduğunu ifade ederek hayatını Müslüman olarak tamamlamayı ve salihlerin arasına katılmayı diler.
Hz. Yusuf kıssası neden “kıssaların en güzeli” olarak anlatılıyor?
Yusuf Suresi yalnızca bir peygamberin hayatındaki olayları sıralamaz. Aynı kişinin hayatında kıskançlık, aile ihaneti, yalnızlık, kölelik, iftira, cinsel ahlak sınavı, hapis, sabır, devlet yönetimi, ekonomik kriz, güç sahibi olma ve affetme gibi birbirinden farklı imtihanları bir araya getirir.
Yusuf güçsüzken de güçlüyken de sınanır.
Kuyudayken sabırla, kendisine günah teklif edildiğinde iffetiyle, zindandayken inancıyla, devlet yönetimine geldiğinde emaneti korumasıyla ve kardeşleri karşısında üstün duruma geçtiğinde affediciliğiyle öne çıkar.
Kıssanın önemli mesajlarından biri de kötü başlayan bir olayın sonucunun mutlaka kötü olmak zorunda olmadığıdır. Kardeşlerinin Yusuf’tan kurtulmak amacıyla onu kuyuya bırakması, onun Mısır’a ulaşmasının ilk sebebi olur. İftirayla girdiği zindan, hükümdarın rüyasını yorumlamasına ve sonunda ülke yönetiminde sorumluluk üstlenmesine giden yolu açar.
Ancak Kur’an kıssayı yalnız dünyevi başarıyla bitirmez.
Yusuf’a yönetim gücü verilmesine rağmen onun son duası daha fazla makam, servet veya güç talebi değildir; Allah’a bağlılık ve salihlerin arasına katılma isteğidir.
Yusuf Suresi’nin son ayetlerinden biri de peygamber kıssalarının amacını açık biçimde ortaya koyar. Diyanet mealinde bu kıssalarda akıl sahipleri için ibret bulunduğu, Kur’an’ın inananlar için yol gösterici ve rahmet olduğu ifade edilir.
Bu nedenle Hz. Yusuf’un hikâyesi, kuyudan saraya yükselen bir insanın başarı öyküsünden daha fazlasıdır.
Bir evladın babasına özlemini, bir babanın yıllarca süren sabrını, kardeş kıskançlığının nelere yol açabileceğini, günaha karşı iradeyi, iftiraya rağmen doğruluktan ayrılmamayı, gelecekteki kriz için tedbir almayı ve nihayet gücü ele geçirdiğinde intikam yerine affetmeyi seçmeyi aynı kıssada bir araya getirir.
Çocukluk rüyasıyla başlayan yolculuk yıllar sonra Mısır’da ailesiyle kavuşmasıyla tamamlandığında Hz. Yusuf’un hayatındaki temel çizgi değişmemiştir:
Kuyuda da, zindanda da, iktidar sahibi olduğunda da Allah’a bağlı kalmak.
BiziUnutma.com
Tepkiniz Nedir?
Beğen
0
Beğenme
0
Aşk
0
Komik
0
Vay
0
Üzgün
0
Kızgın
0
Yorumlar (0)