Abdülbaki Erol kimdir? Menzil liderinin hayatı, ölümü ve mirası
Menzil cemaatini 1993’ten 2023’e kadar yöneten Abdülbaki Erol’un ailesi, Nakşibendî-Hâlidî geleneğindeki yeri, liderlik dönemi ve vefatı.
Ahmet Taş | Bizi Unutma
ADIYAMAN, TÜRKİYE — Adıyaman merkezli Menzil cemaatini yaklaşık 30 yıl yöneten Abdülbaki Erol, Nakşibendîliğin Hâlidiyye geleneğine bağlı hareketin Türkiye çapında yaygınlaştığı dönemin başlıca isimlerinden biri olarak 12 Temmuz 2023’te 74 yaşında hayatını kaybetti.
Cemaat mensuplarının “Seyyid Abdülbaki Elhüseyni” ve “Gavs-ı Sani” diye andığı Erol, ağabeyi Muhammed Râşid Erol’un 1993’teki ölümünden sonra Menzil’in başına geçti ve ölümüne kadar bu konumunu sürdürdü. Onun döneminde Adıyaman’ın Kâhta ilçesindeki Menzil köyü, yalnız bölgesel bir tasavvuf merkezi olmaktan çıkarak Türkiye’nin farklı kentlerinden ziyaretçilerin geldiği büyük bir dinî hareketin sembolik merkezi haline geldi.
Doğum yeri konusunda kaynaklar aynı bilgiyi vermiyor
Abdülbaki Erol’un doğum tarihi konusunda kaynaklar büyük ölçüde 2 Mayıs 1949 tarihinde birleşiyor. Ancak doğum yeri konusunda önemli bir kaynak farklılığı bulunuyor.
2023’te yayımlanan çok sayıda ölüm haberi Erol’un Adıyaman’ın Kâhta ilçesine bağlı Menzil köyünde doğduğunu yazdı. Buna karşılık ailesinin geçmişine ilişkin kaynaklar, babası Abdülhakim Hüseynî’nin o tarihlerde Siirt ve Bitlis çevresinde bulunduğunu ve Menzil’e ancak daha sonraki yıllarda yerleştiğini gösteriyor. TDV İslâm Ansiklopedisi, Abdülhakim Hüseynî’nin Siirt ve Bitlis köylerinde uzun süre şeyhlik yaptıktan sonra Adıyaman’ın Menzil köyüne geçtiğini kaydediyor.
Siirt merkezli bazı yerel kaynaklar ise Abdülbaki Erol’un Siirt’in Baykan ilçesine bağlı Ormanpınar, eski adıyla Bilvanis köyünde doğduğunu belirtiyor. Aile tarihinin kronolojisiyle daha uyumlu görünen bu bilgiye karşılık, yaygın basın biyografilerinde Menzil doğumlu olduğu tekrarlanıyor. Bu nedenle doğum yeri için kesin bir ifade kullanmak yerine kaynaklardaki farklılığı belirtmek daha doğru.
Babası Şeyh Abdülhakim Hüseynî, bölgede Nakşibendî-Hâlidî geleneğinin önde gelen isimlerinden biriydi. Aile, bölgede “seyyid” olarak tanınıyor; cemaat kaynakları soylarının Hz. Hüseyin üzerinden Hz. Muhammed’e ulaştığını kabul ediyor. Ancak modern biyografide bu tür nesep bilgilerini cemaat ve aile geleneğinin kabulü olarak aktarmak, bağımsız biçimde doğrulanmış bir soy kaydı gibi sunmamak gerekiyor. TDV de aileyi “bölgelerinde seyyid olarak tanınan bir şeyh ailesi” şeklinde tarif ediyor.
Menzil’in kökleri babası Abdülhakim Hüseynî’ye uzanıyordu
Menzil hareketinin Abdülbaki Erol’dan önceki tarihi babası Abdülhakim Hüseynî ile şekillendi.
TDV kayıtlarına göre Abdülhakim Hüseynî, Suriyeli Nakşibendî-Hâlidî şeyhi Ahmed Haznevî’nin halifelerindendi. Siirt ve Bitlis çevresindeki faaliyetlerinin ardından Adıyaman’ın Kâhta ilçesine bağlı Menzil köyüne yerleşti ve irşad faaliyetlerini burada sürdürdü.
Bu tasavvuf silsilesi Ahmed Haznevî’den Muhammed Ziyâeddin, Fethullah Verkānisî, Abdurrahman Tâhî, Sıbgatullah Arvâsî ve Seyyid Tâhâ üzerinden Nakşibendî-Hâlidîliğin kurucusu Hâlid el-Bağdâdî’ye bağlanıyor. Böylece kamuoyunda “Menzil tarikatı” olarak bilinen yapılanma, tasavvuf tarihi bakımından Nakşibendiyye’nin Hâlidiyye kolunun Anadolu’daki devamlarından biri olarak değerlendiriliyor.
Abdülbaki Erol’un da aile medresesinde Arapça ve temel dinî ilimler eğitimi aldığı, eğitimini daha sonra Siirt ve Van çevresinde sürdürdüğü çeşitli biyografilerde aktarılıyor. Gençlik döneminde verem hastalığı geçirdiği ve tedavi için Ankara’ya gönderildiği de yaygın biyografik kayıtlarda yer alıyor; ancak bu ayrıntılara ilişkin birinci el belgeler kamuya açık kaynaklarda sınırlı.
Abdülhakim Hüseynî’nin 1972’de ölümünün ardından irşad faaliyetinin başına oğlu Muhammed Râşid Erol geçti. TDV’ye göre Muhammed Râşid’in döneminde Menzil köyüne yönelik ziyaretçi hareketi özellikle 1975’ten sonra hızla arttı ve cemaat yurt içinde ve dışında daha geniş çevrelerce tanınmaya başladı.
1993’te ağabeyinin ardından cemaatin başına geçti
Muhammed Râşid Erol, sağlık sorunlarının ardından 22 Ekim 1993’te Ankara’daki Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi’nde hayatını kaybetti ve Menzil’de toprağa verildi. Ardından kardeşi Abdülbaki Erol hareketin en önde gelen şeyhi ve lideri haline geldi.
Erol’un liderlik dönemi 1993’ten 12 Temmuz 2023’e kadar yaklaşık 30 yıl sürdü. Bu dönem, Menzil’in Türkiye’nin farklı şehirlerinde görünürlüğünün arttığı ve hareketle bağlantılı vakıf, dernek, yayın, yardım ve ticari yapıların geliştiği yıllar oldu.
Cemaat mensupları Abdülbaki Erol’u çoğunlukla “Gavs-ı Sani”, yani “ikinci Gavs” unvanıyla anıyordu. Bununla birlikte “gavs” tasavvuf geleneğine özgü manevî bir unvandır; gazetecilik metninde Erol’un resmî veya akademik unvanı gibi değil, mensuplarının kullandığı bir hitap olarak belirtilmesi daha doğru olur.
Benzer şekilde “Elhüseyni” nisbesi de ailenin Hz. Hüseyin soyundan geldiğine ilişkin kabulü ifade ediyordu. Kamuoyunda doğum adı ve resmî soyadıyla Abdülbaki Erol, cemaat çevresinde ise Seyyid Abdülbaki Elhüseyni adı öne çıktı.
Menzil köyü büyük bir ziyaret merkezine dönüştü
Adıyaman’ın Kâhta ilçesine bağlı köy, zaman içerisinde hareketin adıyla özdeşleşti. Menzil yalnızca dinî sohbetlerin yapıldığı bir yer değil, Türkiye’nin farklı bölgelerinden otobüslerle ziyaretçilerin geldiği geniş bir yerleşim ve organizasyon merkezine dönüştü.
DW Türkçe’nin 2023’te Menzil köyünde yaptığı saha haberinde, köyde günlük hayatın ibadet, ziyaret, konaklama ve ticaret etrafında şekillendiği aktarıldı. Haberde cemaatle bağlantılı olarak anılan kurum ve ticari yapıların zaman içerisinde genişlediği, köyün düzenli ziyaretçi akını alan bir merkeze dönüştüğü belirtildi.
Kamuoyunda Semerkand Vakfı, Semerkand yayın ve medya yapılanması, Beşir Derneği, GENÇKON ve TÜMSİAD gibi kuruluşların Menzil çevresiyle bağlantıları uzun süre tartışıldı ve haberleştirildi. Ancak bu kurumların hukuki yapıları birbirinden farklı olduğu için tümünü doğrudan Abdülbaki Erol’un şahsi malı veya doğrudan yönettiği şirketler şeklinde nitelemek doğru olmaz. DW ve daha sonraki haberler bunları hareketle ilişkilendirilen kurumsal ağın parçaları olarak ele aldı.
Menzil’in büyümesi aynı zamanda Türkiye’de tarikat ve cemaatlerin siyaset, bürokrasi ve ekonomiyle ilişkileri konusunda yürütülen tartışmaların da bir parçası oldu. Farklı yayın organlarında cemaatin kamu kurumlarındaki etkisine ilişkin çok sayıda iddia gündeme getirildi; Menzil çevresi ise çeşitli dönemlerde bu değerlendirmelerin bir bölümüne itiraz etti. Bu nedenle hareketin siyasal veya bürokratik etkisine ilişkin iddiaların biyografik metinde kesinleşmiş olgular olarak değil, kamuoyundaki tartışmalar çerçevesinde ele alınması gerekiyor.
Yaklaşık bir buçuk yıl tedavi gördü
Abdülbaki Erol’un sağlık durumu hayatının son döneminde ağırlaştı.
Anadolu Ajansı, Erol’un ölümünden önce yaklaşık bir buçuk yıldır İstanbul’da tedavi gördüğünü bildirdi. Demirören Haber Ajansı ise Erol’un Pendik Kurtköy’de bulunan özel bir hastanede böbrek yetmezliği nedeniyle tedavi edildiğini aktardı.
Erol, 12 Temmuz 2023 günü yaklaşık saat 14.00’te, 74 yaşında hayatını kaybetti. İlk haberlerde böbrek yetmezliği nedeniyle hastanede bulunduğu belirtilirken, cenaze törenine ilişkin DHA haberinde ölüm nedeni çoklu organ yetmezliği olarak aktarıldı. Böylece iki bilgi birlikte değerlendirildiğinde, böbrek yetmezliğinin uzun süredir devam eden sağlık sorunlarından biri olduğu, ölümün ise çoklu organ yetmezliği tablosunun ardından gerçekleştiği anlaşılıyor.
Ölüm haberinin ardından İstanbul’daki hastane çevresinde çok sayıda cemaat mensubu toplandı. Adıyaman’a gidemeyecek kişiler için Pendik’teki Aynur Çepni Camisi’nde de cenaze namazı kılındı.
Diyanet İşleri Başkanı Ali Erbaş da Erol’un vefatının ardından taziye mesajı yayımladı ve ailesine, sevenlerine ve talebelerine başsağlığı diledi. Diyanet’in resmî sitesindeki mesajda Erol’dan “ömrünü iyiliğin yaygınlaşmasına ve inançlı nesiller yetişmesine vakfeden” bir din büyüğü olarak söz edildi.
Cenazesinde kilometrelerce araç kuyruğu oluştu
Erol’un cenazesi İstanbul’dan kara yoluyla Adıyaman’ın Kâhta ilçesindeki Menzil köyüne getirildi.
13 Temmuz 2023’te düzenlenen törene Türkiye’nin farklı şehirlerinden binlerce kişi katıldı. Anadolu Ajansı, cenazenin köye getirildiği sırada yaklaşık 15 kilometrelik araç kuyruğu oluştuğunu bildirdi. DHA ise yoğunluğu yaklaşık 20 kilometre olarak aktardı. Güvenlik güçleri köy girişindeki trafiği kontrol ederek gelen araçları oluşturulan otoparklara yönlendirdi.
Törene Adıyaman Valisi Osman Varol, dönemin Adıyaman Belediye Başkanı Süleyman Kılınç, BBP Genel Başkanı Mustafa Destici ve çeşitli sivil toplum temsilcileri de katıldı. Cenaze namazının ardından Abdülbaki Erol, babası ve ağabeyinin kabirlerinin de bulunduğu aile mezarlığına defnedildi.
DHA’nın cenaze haberinde Erol’un beşi erkek, beşi kız olmak üzere 10 çocuğu bulunduğu belirtildi.
Cenazedeki yoğun katılım, Abdülbaki Erol’un otuz yıllık liderliği döneminde Menzil’in ulaştığı kitlenin kamuoyu tarafından en görünür biçimde görüldüğü anlardan biri oldu.
Ölümünden sonra tek bir lider ortaya çıkmadı
Abdülbaki Erol’un ölümünün ardından Menzil tarihinde yeni bir dönem başladı.
Erol hayattayken oğullarından Muhammed Saki Erol, Muhammed Fettah Erol ve Muhammed Mübarek Erol’a “halifelik” verdiği cemaat çevresi ve daha sonraki haberlerde açıklandı. Bu nedenle 2023’teki ölümünden sonra hareketin başına tek bir kişinin geçmesi yerine üç kardeş çevresinde farklı gruplar oluştu.
Büyük oğul Muhammed Saki Erol daha sonra Serhendî Vakfı çevresinde ayrı bir yapılanmaya yöneldi ve Semerkand Vakfı, Beşir Derneği, GENÇKON ve TÜMSİAD gibi daha önce Menzil çevresiyle ilişkilendirilen yapılardan ayrıldığını açıkladı. Mübarek ve Fettah Erol çevresindeki faaliyetler ise farklı örgütsel yapılarda devam etti. Medyascope’un Temmuz 2026’da güncellenen haberinde bu ayrışmanın Abdülbaki Erol’un ölümünden sonraki Menzil yapılanmasının temel kırılma noktası olduğu aktarılıyor.
Dolayısıyla Abdülbaki Erol’dan söz ederken onu bugün varlığını sürdüren bütün Menzil gruplarının mevcut lideri olarak tanımlamak doğru değil. Erol, 1993-2023 arasında hareketi tek merkez etrafında yöneten son isimlerden biri oldu; ölümünden sonra cemaat farklı liderlik ve kurumsal yapılara ayrıldı.
Abdülbaki Erol’un geride bıraktığı miras, Türkiye’deki modern tasavvuf hareketlerinin son yarım yüzyıllık dönüşümünü anlamak açısından dikkat çekici bir örnek oluşturuyor. Babası Abdülhakim Hüseynî ile başlayan ve ağabeyi Muhammed Râşid Erol döneminde genişleyen Menzil çevresi, onun 30 yıllık liderliğinde ülke çapında tanınan büyük bir dinî-toplumsal ağa dönüştü.
Aynı süreç, tarikatların ekonomik ve kurumsal yapıları, siyasetle ilişkileri ve dinî otoritenin aile içinde devam etmesi gibi konularda yoğun tartışmalara da yol açtı. Erol’un ölümünün ardından oğulları arasındaki liderlik ve vakıf yapıları üzerindeki anlaşmazlıklar, bu tartışmaları yeni bir aşamaya taşıdı.
Adıyaman’ın küçük bir köyünün adını Türkiye çapında bilinen bir dinî hareketle özdeşleştiren bu süreçte Abdülbaki Erol, yaklaşık üç on yıl boyunca Menzil’in merkezindeki isim olarak kaldı; 12 Temmuz 2023’teki ölümü ise hem onun hayatının hem de cemaatin tek merkezli liderlik döneminin sona erdiği tarih oldu.
BiziUnutma.com
Tepkiniz Nedir?
Beğen
0
Beğenme
0
Aşk
0
Komik
0
Vay
0
Üzgün
0
Kızgın
0
Yorumlar (0)